Cinayet işlenmiştir bir kere...

09 Ocak 2014, Perşembe 05:00
AA

“Cinayet”in (Kanal D) ilk bölümünü soranlar var. İzlenimlerim çok kısa şekilde özetlenebilir. Suçun rengi gridir. Dizinin rengi de öyle... Cinayetin olduğu yerde ağır bir gerilim vardır. Dizide de öyle. Polisiyeyi yükselten oyunculuklardır. Dizide de öyle. Uyarlamayı yerlileştiren hikayenin üstüne katılanlardır, dizide de öyle. Devamlılığı sağlayan şaşırtan karakterler ve samimiyettir. Dizide de öyle... Ve son olarak yaşatacak olan yüksek reytingdir. Dizinin başlangıcında da öyle. İyi başladı “Cinayet”. Işığı, sesi, kurgusu, örgüsü ve oyunculuğuyla Kanal D’ye ortalamanın üstünde bir reyting getirdi. Böyle sürecektir de...

[[HAFTAYA]]

DOĞRUSU TEK SEFERDE BiTiRMEK!

Aslında mesele netlikle ortaya çıktı. Belli ki izleyici 21.45 gibi ilginç bir saatte haber izlemek istemiyor. Daha doğrusu o işin modası benim HBB’de doksanlı yıllarda o zaman mevcut olan birkaç kanal içinden sıyrıldığım gecelerde kaldı... Bunca haber kanalı, bunca ana akım kanal bülteni varken haber Fatih Portakal’a gelinceye kadar eriyip gidiyor. İyisini buldular da zaten. Saat 19.00’da yapılan kısa bülten çok izleniyor. Onun saatini uzatıp, prime time kuşağını tam zamanında başlatırsa Fox TV bu yılı kurtarır. Her şeyin birbirine karıştığı o yayın akışı içinde aksi biraz zor çünkü... Bu arada kanalın yeni içerik yöneticisi Şebnem Aşkın’a Türkiye’ye hoşgeldin diyorum. Gerçekten rekabet ve hararetin giderek yükseldiği şu zor zamanlarda...

*

İki nefes eksildi...

Her mahallenin tesisatçısıydı seksenli yıllardan başlayarak, evlat acısı yaşamış bir babaydı. Zaten dizideki evladından da yüzü gülmezdi. Davut Usta olarak girdi kitlelerin hayatına, Selçuk ağabey olarak kaldı hayatımda. Ve oğluna kavuştu, ne acelesi varsa artık... “Nur”dan bir sahnede birlikte oynasınlar artık yazılmış neleri varsa; baba oğul Uluergüven’ler... Bir de Huban vardı. En sevdiğim yolda, Datça yolunda geçirdiği bir trafik kazasıyla önce bilinci aramızdan ayrıldı. Giderken ruhunu da yanına aldı. Genç ölümler, çok can sıkıcı. Hele ki o ölüm sadece öleni bağlamıyorsa. Nur içinde yat genç oyuncu kardeşim Huban Öztoprak!

*

Koş Sabri Koş!


Ekranların ilk animasyon Türk ailesi “Fırıldak Ailesi”nin ana akım kanallardaki işi son bulmuş olsa da dizi internet üzerinden ciddi bir kitleye erişmeye devam ediyor... Ailenin ve dizinin direklerinden Sabri karakterinin bir de bilgisayar oyunu çıktı diyorlar. “Koş Sabri Koş” isimli oyunda Sabri’yle birlikte koşacakmışsınız... Uzatmayalım. Varol Yaşaroğlu ve arkadaşları yeni ekran kafasında iyi işler çıkarıyor. “Fırıldak Ailesi” bir de sanaldan gerçek hayata geçse, ne bileyim etli kemikli bir dizisi çekilse orada da yüzü gülecekmiş gibi geliyor bana. Sahi bu riske değmez mi Varol?

*

Zeytin Tepesi’nin ardındaki sır!

“Zeytin Tepesi”. Yeni bir dizinin ismi. Açıkçası “Yahşi Cazibe”de gülerek izlediğimiz sevimli Aslıhan Gürbüz için de ciddi bir kırılma noktası olacak sanki... Kanal D’de yayınlanacak olan dizide organik tema kötülük ve sırlar üzerinden yükseliyor. Arada aşk olmazsa olmaz ama anlatılan hikayenin içinde sahile yakın yerlerden beklenmeyecek ölçüde bir gerilim var. Malum denize yakın yerlerde hayat yavaş akar! Sanırım Atilla Saral’dan Tayanç Ayaydın’a kadar uzanan çok güçlü bir oyuncu kadrosu bulunan dizi son dönemin en entrikası yüksek işi olacak. Bekliyoruz artık; o zeytin tepesinin ardında ne gizleniyorsa bilmek için.

*

Simit ve TRT zammı!

“Vapurda Çay Simit Sohbet” programı hâlâ TRT Türk ekranında akıyor. İyi de simit son zamanlarda yüzde elli oranında bir zam gördü. “Acaba” dedim, “O zam programa da yansıdı mı?”... Şaka bir yana konuk olan da, çalışan da, etraftaki izleyici de mevcut simitleri öğütüyor. Eh bunların hepsi prodüksiyon malumunuz. Yüzde elli simit zammı en çok bu programı vurur kısacası. Bir el atsınlar hani... Zam filan deyince TRT geçtiğimiz sezondan devam eden dizilere yüzde 10 oranında bir zam yapmış. Maliyetleri ve dizilerdeki kalabalık kadroları düşününce yapımcısından oyuncusuna kadar herkes kendini maaşa bağlamış durumda. Bir nevi devlet memurluğu hali; bakmayın öyle ekranda allı pullu bir hayat yaşadıklarına...

 

Sıradaki haber yükleniyor...