Eh ama emek ister!

15 Kasım 2017, Çarşamba 05:00
AA
“Çukur” (Show TV) göndermelerle devam ediyor. Bu hafta Sena ve Yamaç ile birlikte “Selvi Boylum Al Yazmalım” filmine yürüdük...

Hani darılmaca yok, dizinin içinde Türk sinema tarihinin gelmiş geçmiş en kült işlerinden kabul edilen bu film yıldız gibi parladı...



Ve içimden ister istemez şu fikir geçti; Kore, Hint hatta Kuzey Avrupa dizilerinden uyarlama yapan yurdumun güzel yapımcıları “Selvi Boylum Al Yazmalım”ı güncelleştirip dizi haline getiremez mi? Elbette getirir. Ama emek ister. Tıpkı filmde geçen o ünlü tespit gibi “Sevgi neydi? Sevgi emekti!”...



Ha unutmadan; birkaç yıl önce atv ekranında yayınlanan “Al Yazmalım” isimli diziyi hatırlatanlar olacaktır. Olmasın. Çünkü emek dediğim o değildi...

O iş öyle değil kardeşim

“Yemekteyiz” (TV8) isimli programda bu hafta Gökhan isimli bir yarışmacı dikkat çekiyor. Hemen her tarifi ya da yemek ismini internet üzerinden masaya taşıyor...

Ancak bilgiye sadece arama motoru üzerinden ulaştığı için sıklıkla da yanılıyor. Mesela geçen gün inceden bir laf sokmaya çalıştığı ev sahibine; “Arama motoruna ara sıcak yazarsan karşına direkt paçanga böreği çıkar” dedi...

Üşenmedim bir arama motoruna girdim. Karşıma ilk kaşarlı mantar, sigara böreği, humus filan çıktı. Paçanga böreği kendine ilk beşte yer bulamamıştı...

Ha meseleye niye böyle takıldım bilemiyorum? Sanırım çok bilmişlik yapıp az bilenlerden fena halde sıkıldığım için!

Aman çıkın o hattan

“Kalbimdeki Deniz” (FOX) dizisinde Mirat’ın sonradan ortaya çıkan oğlu Yosef ile Deniz’in kızı Ece arasında inceden bir elektriklenme seziyorum...

Bu iki genç yüksek olasılık yakında üvey kardeş olarak hayatta yürüyecekler. Hâl böyleyken bu hattan bir romantizm yaratmak ne kadar makul olur, senaristler düşünmeli...



Ha, görmediğimiz şey değil. “Aşk-ı Memnu” evinden başlayarak bu dolambaçlı işlere alışığız ama değerli bir işin değersizleştirilmesine yüreğim el vermiyor işte!

Rüzgar nereye sektör oraya

Dizi sektörü yakın tarihte hep ıskaladığı (!) bir dönemin farkına vardı. Ya da sanıyorum siyasi rüzgar o hattan esmeye başlayınca herkes uyandı...

Açıkçası “Vatanım Sensin” (Kanal D) projesinin dışında Kurtuluş Savaşı dönemine gözünü kırpmadan girebilen cesur yürek ortada yoktu...

Şimdi Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” ve Nazım Hikmet Ran’ın “Kuvayi Milliye-Kurtuluş Savaşı Destanı” isimli dev eserleri, iki büyük yapım şirketinin dizi merceğine girdi...

Bunun mealinin ne olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Rüzgar nereye sektör topyekûn oraya...  

Derya Baykal da FOX mu diyecek?

Ve gündüz kuşaklarında sıkıntı çeken FOX yeni bir kuşak programı için Derya Baykal ile görüşmeye başlamış...

Derya Baykal, son birkaç yıldır her parmağında başka marifet olan değerli bir TV figürü oldu. Zaten çok da değerli bir oyuncuydu. Taşındığı tüm kanallarda da iyi kötü bir reyting yaptı...

Son olarak teve2 ekranındaydı ve sanırım maddi anlaşmazlıklar yüzünden ayrılmıştı. Şimdi FOX’ta izleyiciye yeni bir vaadi olabilecek mi, bilemiyorum...

Ama mesele o değil. Mesele yeni bir kuşak kafası yaratamamakta. Derya Baykal’ı alışıldık işleriyle değil yepyeni bir hattan ekrana sürememekte. Tabii “bildiğimiz formatı yapmaya devam edecek” lakırdısı doğruysa...

BİR DİZİNİN YERİNE Mİ?

"Çocuktan Al Haberi Ünlüler” (Show TV) yakında prime time saatlerinde yayınlanmaya başlayacak. Bant çekimlerinden birine ben de katıldım...

Daha önce de yazmıştım. Evrim Akın bir önceki ev ziyaretleri formatından sonra bu yeni işiyle kendisine cuk bir format buldu. Ve hakikaten formatın hakkını vererek yapan en iyi isim oldu...



O değil de genelde haber önünde yayınlanan programın prime time dilimine alınması sadece genel olarak ekrana çıkmayan ünlüleri çıkartıyor olabilmek değil sanırım.

Show TV’de yayınlanacağı akşam yayından kalkacak bir işin boşluğunu dolduracağını da düşünüyorum. Bakalım hangi şık ağırlıkta olacak...
Sıradaki haber yükleniyor...