Erkenden daha erken bir final!

02 Kasım 2014, Pazar 05:00
AA

Star TV, “Kurt Seyit ve Şura İstanbul” isimli dizinin ipini çekti. Daha doğrusu yapımcı firma ocak ayına kadar devam edeceği açıklanan diziyi daha fazla uzatmama kararı aldı... Bu durumda memlekette tanıtımı en sağlam yapılmış dizilerden biri yarattığı hayal kırıklığını da yanına alıp aramızdan ayrılmış oldu... Dizi hakkında başta oyuncular üzerinden giden birçok eleştiri vardı. Kimi “Kıvanç Tatlıtuğ salon erkeği rolleriyle kalmalıydı” dedi, kimi “Farah Zeynep Abdullah’ın saçı ve tarzı hikayeye yakışmamış” türünden eleştirilerde bulundu...

[[HAFTAYA]]

Bir edebiyat eseri olarak ciddi bir okur toplayan uyarlamanın başlardaki toplam yanlışları bir domino etkisi gibi sona doğru devrilerek devam etti... Durum buyken aynı zamanda Türk TV tarihinde kendisine en fazla kredi verilen dizinin yolun sonuna hızlıca koştuğu aşikardı... Bu erkenden daha erken final de bu yüzden şaşırtmadı. Geçmiş olsun diyelim..

En acıklı rekoru kırdılar...

“Beni Affet” (Star TV) dizisinde Eylül ve Feride kardeş olduklarını sonunda öğrendiler. Elbette bu sır onların ailesinin ölümüne neden olan Kozan Ailesi’nde de bomba etkisi yarattı... Eylül ve Feride, hesap sormak için Kozanların evine geldiler. Başta Zühre ve Osman Kozan ile çocukları evde hazır bulunuyorlardı, hatta diğer aile fertleri de cila niyetine evdeydi... Zühre ve Osman suçlarını itiraf ettikçe evin salonunda bulunan herkes gözyaşlarına boğuldu. Ağladıkça ağladılar, deyim yerindeyse gözyaşları sel olup aktı...

“Beni Affet” tarihinde gerek tek, gerekse çiftler halinde ağladığına tanıklık ettiğimiz karakterlerin hepsi “toplu şekilde” ağlayınca içimden “evi sel götürecek” diye geçirdim... “Beni Affet” bu sırrın ortaya çıkmasıyla televizyon tarihinin en gözü yaşlı karakterlerinin bir araya gelip ağlama rekoru kırdığı dizi olarak tarihe geçti. Gözyaşıyla kırdıkları reyting rekorunu da bir kenara not etmek lazım. Ne de severmişiz meğerse ağlayanla ağlamayı!

Sekiz uğursuz geldi!

Sekiz yetişkinin liseye geri dönüş hikayesinin anlatıldığı “Sil Baştan” (Star TV) isimli dizi sekizinci bölümde yayından kalkıyor... Gani Müjde’nin cin zekasından ortaya çıkan hikaye aslında hem sıkı bir kadroya hem de neşeli bir içeriğe sahipti... Buna rağmen sonradan yarışa girdiği cumartesi gecelerinde başlardaki performansını devam ettiremedi... Bildiğim kadarıyla Star TV kaldırdığı “Sil Baştan” yerine bu sezonun iddialı işlerinden biri olan “Paramparça” isimli yeni dizisini sürecek...

Gün doğru mu artık kestiremiyorum. Daha doğrusu yeni bir dizi için doğru bir gün var mı ondan da emin değilim?

Birine güle güle, diğerine hoş geldin demek sanırım en adili...

Çıkanlar ve inenler!

Haftanın inip çıkanlarına birlikte bakalım mı? Bu hafta sıkı bir çıkış yakalayan işler; “Güllerin Savaşı” (Kanal D), “Kaderimin Yazıldığı Gün” (Star TV), “Bu Tarz Benim”, “Güldür Güldür Show” (Show TV) olarak sıralandı... Hemen hepsi reyting anlamında yarışta her geçen hafta çıtayı bir tık yukarı taşıyor. Maşallah diyelim de uğuru kaçmasın...

[[HAFTAYA]]

Bu haftanın inişe geçenleri ise; “Reaksiyon” (Star TV), “Yetenek Sizsiniz Türkiye” (TV8), “Kadim Dostum” (FOX) ve “Kara Para Aşk” (atv) isimli işlerdi... Rakipleriyle orantılı olarak irtifa kaybeden bu işlere de maşallah diyoruz. Ekran ömürlerinin uzaması adına elbette...

Ayın son üç gününde olanlar...

Bu hep olur. Reyting yarışında ayın son üç günü alınacak değerler çok önemlidir. Çünkü bu değerlere göre ayın reyting karnesi ortaya çıkar... Belki de bu yüzden birçok ana akım kanalda ayın son üç gününde prime time 3 programları yayınlanmadı. Onların yerine eldeki en güçlü dizilerin tekrarları ya da reyting garantili gişe filmleri yayına sürüldü...

Mesela Kanal D’nin son üç günde iddialı dizilerinin peşinden açtığı sinema kuşağı ekranda film izlemeyi sevenler için resmen bir “suare” etkisi yarattı. Kısacası “Şansa Davet”, “112 Acil” gibi işler bir hafta sonraya kaldı. Bu arada ay birinciliğine oynayan kanalların bu izledikçe izlenesi gelen yığıntıyı üç güne sığdırması benim gibi rutine alışık izleyicide akıl karmaşası yarattı...

Nereye koşacağımı şaşırdım, bakalım karne notlarına da şaşıracak mıyım? Ayın ayrıntılı karnesi salı günü bu sayfada olacak!

Oraya da altın makas lazım!

Önceki gün “Bu Tarz Benim” (Show TV) jürisinde bulunan imaj uzmanı Kemal Doğulu eline makası alıp genç kızların saçlarını biçiverdi... Biçti diyorum ama Kemal’in makasına saçlarını kurban verecek bir sürü isim tanıyorum. Aslen iyi bir kuaför olan Kemal Doğulu, yarışmanın akışına küçük makas darbeleriyle yön verirken “neden bir ara da aynı yapım şirketinin bir diğer işi olan ‘Benim Kuaförüm’ isimli programa uğramaz” diye içimden geçirdim...

Orada da altın bir makas ihtiyacı hasıl oldu. Çünkü mevcut makaslar kırptıkça yarışmacılar da kurbanları da çileden çıkıyor!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.