Fragmanlardaki görkemi aradık!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Fatih” (Kanal D) başladı. Uzun metrajlı bir filmden yola çıktığını biliyorduk. Türk TV tarihinde en çok para harcanan dizi olduğunu da biliyorduk. Sadece yayınlandığı kanalın değil, yapımcısının da en heyecanlı işlerinden biri olduğuna inanmıştık... Bu kadar hacimli bir beklenti içinde ortaya çıkan iş, hani erken konuşmak gibi olmasın ama ilk bölümden ince bir düş kırıklığı yarattı.

Benim için sorun yok, işim izlemek. Ama bir dizi izlemek zorunda olmayanları ekrana çekebilirse başarılıdır... Açıkçası haftalar öncesinden hazırlanan görkemli fragmanları kuyruğundan birbirine bağlasalardı “Fatih” dizisi daha çok izlenirdi. O tanıtımlardaki görkem, bu rüzgardaki kuvvet şimdilik ekrana yansımadı... Ha, istatistiki konuşalım. Şimdi fenomen olan “Muhteşem Yüzyıl” da (Star TV) cılız bir reytingle başlamıştı. Sonra uçtu gitti. Nedenlerini saymaya gerek yok, vaatlerini yerine getirdi desem yeterli sanırım. İzleyici “Fatih”ten teoriyi pratiğe geçirmesini istedi ama ilk bölümden (şimdilik) olumlu yanıt gelmedi. Önümüzdeki maçlara bakacağız artık...

[[HAFTAYA]]

Beyaz’ın mönüsü belli oldu! 

Cumartesi geceleri ateşleniyor. Öyle ki Okan Bayülgen içinde “Dizi Markette Geçiyor” başlıklı bir de sit-com barındıran gece şovu “Makina Kafa”yı (Show TV) önümüzdeki cumartesi görücüye çıkarıyor... Buna dün ani bir isim değişikliğiyle “3 Adam” adını alan Star TV’nin “3+1” isimli şovunu da ekleyin; hakikaten gecelerimiz şenlenecek... Bu arada Beyazıt Öztürk de yayın tarihini netleştirdi. Toplam 6 ay kadar ara veren “Beyaz Show”, 11 Ekim Cuma gecesi ekranda olacak. İlk bölümün konukları Fettah Can ve “Güneşi Beklerken” (Kanal D) dizisinin oyuncuları olacak... Ben, geçtiğimiz yıl dizi hikayelerinin içine girerek tatlı sürprizler hazırlayan Beyaz’ın şimdilerde fenomen olan “Güneşi Beklerken”in de içinden göz kırpacağını tahmin ediyorum... Artık güneş mi olur, başka bir şey mi, bilemem!

Zeki Kayahan nereye gitti?

Radyo dünyasından da bir haber verelim. Profesyonel yaşamına Alem FM’de başlayıp gecelerin fenomen sesi olan Zeki Kayahan Coşkun önceki gece son programını yaptı... Zeki, önümüzdeki haftadan itibaren yeni adresinde, Show Radyo’da olacak. Bu arada sabah saatlerinin vazgeçilmez sesi Nihat Sırdar da Alem FM kadrosundan koptu... Açıkçası bu iki ayrılık çok dinlenen bir radyonun ciddi bir dinleyici kaybına uğrayacağının göstergesidir. Şimdiden geçmiş olsun!

Çamaşır ipinde tespit asılı...

Müge Anlı’nın (atv) başarısını not düşmeye gerek yok artık. Kendimizi tekrar etmeyelim. Ama bu başarı içindeki ayrıntıları cımbızlamaktan vazgeçemiyorum... Müge, neredeyse her güne bir özlü söz ya da çıkarım bularak bir şekilde izleyicinin dikkatini çekiyor. Ama önceki gün programda sarf ettiği “Küçük yerlerde kadınların astığı çamaşırlardan, orada ne olduğu anlaşılır” sözünü çözemedim... Müge bunu kullanılan deterjan türü anlamında mı söyledi yoksa yıkama programı anlamında mı; çıkaramadım... Yok ikisi de değilse ipe asılı çamaşırdan çıkarılabilecek sosyolojik ve kriminal ipuçları konusunda bizi biraz daha aydınlatırsa ufkumuz genişler... Mesela çamaşırı içeride kurutan kadının evinde ne yaşanır? Ya da beyazlarla renklileri aynı ipte kurutan mahalleli ne tür bir gizli mesaj verir, bilmek isterim!

Kafana takma İsmail....

FOX’ta “Çalar Saat” isimli sabah haberlerini sunan İsmail Küçükkaya sosyal medyadan gelen mesajları canlı yayında okuyor... İzleyicilerden kötü niyetli olanlar da var açıkçası. Bir tanesi “Akşam Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğinden sabah haberlerine geçmek nasılmış?” diye imalı bir soru soruyor... İsmail kırılıyor açıkçası. “İnsan düşebilir, önemli olan ayağa kalkabilmek” gibi bir açıklama yapıyor ve ekliyor; “Hem hayatımdan memnunum ben”... Sevgili İsmail, bu imaları kafana takma. Başkası adına utanmak diye bir şey varsa, sana o mesajları gönderenler için ben peşinen utanıyorum kardeşim. Yola devam!

Monte Cristo Kontu’na bağlamadan...

“Karadayı” (atv) dizisinde beni bir düşünce almıştı. 12 yıl hapse mahkum olan Mahir parmaklıkların arkasından nasıl çıkacaktı? Ben tam da dizi “Monte Cristo Kontu”na, olmadı “Ezel”e, o da olmazsa “Prison Break”e bağlayacak; Mahir punduna getirip kaçacak filan derken af çıkıverdi... Sanırım vatandaşın en çok sevindiği af haberi bu oldu. 1974’te çıkarılan ve “Ecevit Affı” olarak tarihe geçen af, Mahir’e yaradı... Şimdi adamımız dışarıda. Buradan hangi diziye bağlarlar bilemiyorum ama bildiğim tek şey dizinin önünün açıldığıdır...
 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder