Her evin değil bir evin olacak!

31 Ocak 2013, Perşembe 05:00
AA

Sonunda oldu. Halk arasındaki tabiriyle “her eve lazım Süleyman” sonunda kendisine cilveleşecek bir eş buldu... Ve başta ben olmak üzere “Bu adam neredeyse on küsur yıldır neden hiçbir hatunla resim vermedi?”diyen zihniyete yanıtı tokat gibi patlattı... Sanırım Seda, önümüzdeki bölümlerde “Öyle Bir Geçer Zaman ki” (Kanal D) dizisinin popüler karakteri olacak. Öyle ya; kıza evin direğini teslim ettik. Tabii senarist Coşkun Irmak o hattan bir dram çıkartmazsa. Çıkartma e mi Coşkun Bey... Neyse. Mesele iki sezonu geçen diziler için her hafta yeni bir aksiyon bulabilmekte. ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ final sahnelerinin en vurucu ve samimilerinden biriyle yine yaptı yapacağını... Finalde Seher’in “dan” diye vurulması dizinin son saniyelerinde keman teli gibi gerilmeye alışık olan benim gibi bünyelerde şok etkisi yarattı... Malum vurmadan önce bizim dizilerde esas olan meseleyi “birazdan seni vuracağım, hazır mısın?”kıvamına getirmektir. Bu kez olmadı, olmayınca da iyi oldu!

[[HAFTAYA]]

Ah yalan dünyada...

“Yalan Dünya” (Kanal D) dizisine eskisi kadar ilgim yok. Kabul etmek lazım ki, bir “Avrupa Yakası” olamadı... Ha, böyle bir beklentim yoktu, Gülse Birsel zekasını az çok kestirebildiğim için çıtayı daha yüksek bir yere koymuştum. Koyduğum yerde de öylece kaldı... Derin bir eleştiri yaparak kimsenin vaktini alacak değilim. Ama “Yalan Dünya”nın yeni bir nefesle eskisinin arasında kalan ve uzun yayın süresini yüz güldürme çabasıyla doldurmaya çalışan arafta bir havası var... Bu cendereden çıkabilir mi; bilemiyorum? Ama gerçek bir yetenek ve yetenek avcısı olan Gülse Birsel’in neyin ters gittiğini düşünmesinde yarar var diyorum... Beklenti çıtası yüksekte olabilir ama uzakta değil: bilmem anlatabildim mi?

Cevap soruda donakalmasın!


TRT 1’in yeni yarışmalarından “Cevap Soruda” hafta başından itibaren yayına girdi. Öncelikle hakikaten bilgi kadar dikkat de gerektiren bir yarışma. Bu haliyle de benzerlerinden ciddi bir şekilde ayrılıyor... Yarışmanın sunucusu “Seksenler” dizisinden tanıdığımız Şoray Uzun. Kendi adıma onun her işinin altına imza atarım ama bu kez, nasıl desem programa biraz ağır kalmış... Şoray’ın ilk bölümdeki kıyafetinden başlayıp, sürekli aynı tınıda devam eden konuşmasına kadar eleştirebileceğim bir dolu yanı var. Yeteneklerini bilmesem bu denli şaşırmayacağım... Ama ekranda farklı biri var. Farklı bir yarışmayı sunan farklı biri. Şoray’ın bir an önce özüne dönüp, yüz güldürmesini istiyorum. Yoksa cevap soruda kalıp öylece bekleyecek!

Hafta sonu için iki tüyo!

TV dışı iki not düşmek istiyorum. Aslında ikisi de dolaylı olarak ekranla alakalı. Şuradan başlayayım. Hafta sonu “Umut Işığım” isimli yeni bir film vizyona giriyor... Akademi ödüllerinde çok sayıda adaylığı var. Bunun yanında yıl içindedağıtılan birçok ödülü de kucaklamış bir yapım. Orijinal adı “Silver Linings” olan filmde büyük usta Robert De Niro’nun yanı sıra Jennifer Lawrence, Jacki Weawer ve Chris Tucker gibi sıkı bir kadro rol alıyor... İzlediğinizde iki saatlik bir terapi duygusu uyandıran bu filmin insanı şaşırtan birçok yönü var. Özellikle de ön yargılarımız meselesi üzerine. Arınmak için kaçırmayın derim... Eğer vaktiniz varsa yarın akşam bir de “Ben Bilmem Eşim Bilir”in (Kanal D) sevimli sunucusu İlker Ayrık’ın tiyatro oyunu “Uçurtmanın Kuyruğu” Mersin’de oynanacak... Kongre Merkezi’nde sahnelenecek oyuna Mersinlilerin ilgisini bekliyorum. Çünkü İlker’i doğru okumak için sahnede nasıl devleştiğini görmekte fayda var. Hadi bakalım, iyi eğlenceler!

Ahşap Konak günlerini özlerken...


İlhan Şeşen yanına Kürşat Başar ve Metin Uca’yı da alıp “Kadınlar Matinesi” işine girdi. Şarkılarında aşkın şifresini dibine kadar çözmüş bir adamın bu minik kabaredeki halini hakikaten merak ediyorum. Bir şekilde izleyeceğim... O değil de yıllar önce bir röportajında, “Hayatımda istediğim en önemli şey bir dizi oyuncusu olmak” diyen Şeşen’in bu isteğini gerçekleştirip üstüne birkaç diziyle cila çektiğini görmüş bir adamım... Her seferinde kendi oyunculuğunu aşan bir başka oyuncu olarak karşımıza çıkıyordu. Taa ki “Hayatımın Rolü” dizisi bitene kadar... Bazı adamlar hep ekranda olsun istiyorum. Bu yüzden yeni dizisi “Ahşap Konak”ın başlaması için mayısı beklemeye niyetim yok... Kimse yapımcısı, hangisiyse kanalı tez işleme konulmalı dizi. Hele ki İlhan Amca’yı dönem dizisinde izlemek söz konusuysa...

Tam arşivlik iş!


Bu akşam TRT Müzik’te asla kaçırılmaması gereken bir ziyafet var. Önce haberi verelim. TRT hayatımıza gireli tam 45 yıl olmuş sevgili okur... Türkiye’nin ilk ve tek kamu kanalı dört kuşak yetiştirecek yaşa gelmiş kısacası. Zamanında tek eğlencesi siyah beyaz TRT ekranı olan bizim kuşak için durum “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinde yaşanan duygusal fırtınalar gibi karışık... Ama yeni kuşağın toplumsal dönüşümü anlaması açısından bu akşam TRT Müzik’te gayet berrak bir program yapılacak... “45. Yıl TRT Hatırası” başlığı altında 21.30’dan itibaren başlayacak olan bu kuşakta 45 yıl öncesiyle bugün el ele tutuşacak ve arada kimler gelip, geçtiyse elbette onlarla birlikte. “Kaçırılmaz bir kült yapım olacaktır” diyorum ben!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.