İçeriye perde arasından bakmak!

AA
İçerde (Show TV) dizisinde Sarp ve Melek ilk öpüşmenin heyecanıyla meseleyi bir hayli uzattı. Araya reklam filan girince de biz arkadaşların bu tatlı busesini birkaç kez izlemiş olduk. Neyse! Mesele o değil. Bu dizide de bazı gerçekler hep kapı ve perde aralığından ortaya çıkmaya başladı... Mesela geçen bölüm Mert, Sarp’ın annesini ziyarete gittiğinde Kebapçı Celal’e sokak aralığında yakalandı... Bu bölümün sonunda da Sarp ve Melek öpüşürken perde aralığından Celal’in eşi manzaraya dikiz attı. Bu tip yakalanmalar Aşk-ı Memnu’da kalmıştı zannederken yanıldığımız ortaya çıktı... Bu arada son bölümde müziklerin hunharca kullanılmaması diyalogları anlaşılır kıldı. Sezar’ın hakkını Sezar’a verelim!

 Biri unutulur ama diğeri zor!

 Aramızda Kalmasın (TV8) isimli programda yorumculardan Funda Özkalyoncu, Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” isimli kitabı hakkında bir gaf yaptı... Canlı yayında bu türden şeylerin sıkça başa geldiğini bilirim. Ama mesela bir yanlışta, mesela okumadığın ya da okuyup da konusunu unuttuğun(!) bir kitap analizinde ısrar etmek durumu fecaat bir hale çevirebilir... Bonbon Funda’nın kendini savunurken sosyal medyada hakkında yapılan linç için, “İnsanımızın vicdan ortalamasını gördük” lafı da bence talihsizdir. Bence bu tespitte ısrar etmemeli. Kitap bir şekilde okunur hazmedilir ama bazı kelimeler boğazdan öyle kolay geçmez. Bunu en çok da Bonbon bilir!

O hastane nerede?

 Tatlı İntikam’da (Kanal D) Duygu kızımız motosiklet kazası geçiriyor ve yoğun bakıma alınıyor. Adamımız Sinan, ağabeyine hastanenin tarifini vermek zorunda. “Maslak’taki o hastanede yatıyor” diye tarif ediyor... Hemen Maslak’ta kaç hastane var diye araştırma yapıyorum. Bir tane hastane çıkıyor. Ben de ismini şimdi telaffuz edemiyorum... Ama şu da var. Ya kaza sokak başına bir hastanenin düştüğü Şişli/Mecidiyeköy hattında gerçekleşseydi o tarif nasıl verilecekti? “Şişli’deki o hastane” dese, “Hastanelerin hangisi kardeşim; özeli var, devleti var, vakfı var?” cevabını alırdı. Bir düşünmek lazım, ne dersiniz?

Centilmenlik anlaşması

 Bomba haber izdivaç hattından geldi. Zuhal Topal üç büyük izdivaç programının yapımcı kadrosunun bir araya gelerek centilmenlik anlaşması imzaladığını önceki gün yayında (Star TV) duyurdu... Buna göre izdivaç rekabetinde fair-play kuralları uygulanacak. Öyle ki programlar birbirlerinden sansasyonel damat ve gelin adayları ithal edemeyecekler... Böylece artistlik yapmanın dışında hiçbir yeteneği olmayan bir takım arkadaşlar öyle dizi oyuncusu fiyatına kanaldan kanala transfer olamayacaklar... Ha, bunun en kısa vadedeki getirisi üç kafa sunucunun birbiriyle gereksiz yere çatışmasının önüne geçilmesi olacak. Ne güzel, kardeş kardeş takılalım işte!

 Tamam o iş bende...

 Hilmi İsili isimli okurumuz bu kez bize sormuş; “Kanallardaki filmler gazetelerde tanıtılırken yıldız verilerek puanlanıyor. Bunun yerine doğrudan IMDB puanları (seyircilerin filmlerin içeriğini puanladığı bir sistem) neden yazılamıyor?”... Bu da bir bakış açısı. Değerlendireceğimizden emin olabilirsiniz!

 BAK İŞTE BU OLMADI

 Haberi bizzat Vedat Milor verdi. Bir NTV klasiği olan Tadı Damağımda isimli yemek/tadım programına son verdiğini açıkladı... Karar kendisinin mi yoksa kanalın mı takdiri bilmiyorum. Kendisininse o ekranda ciddi bir boşluk yarattı. Eğer kanalınsa NTV’nin apoletlerinden biri yere düştü diyebiliriz... Meselenin ne olduğu birkaç zaman içinde ortaya çıkar. Dilerim yanlış karar bir yerden döner. Gerçi ben Vedat Milor’un aylar önce başka bir haber kanalıyla görüşmeye çağrıldığını da duydum ama bu kararda o görüşmenin payı olduğunu düşünmüyorum!

Sıradaki haber yükleniyor...