İlk karne durumu gösteriyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ve aslında yeni sezonun ilk karnesi (Ekim ayı izlenme raporları) belli oldu. Şimdi vereceğimiz reyting sonuçlarına bakarak yılın neredeyse tamamının nasıl gideceğini az çok kestirebilirsiniz...

İzleyici profili mi değişti yoksa beğeniler mi; tam olarak kestiremiyorum. Net olan bir şey var ki tüm izleyici gruplarında hâlâ Kanal D açık ara liderliğini koruyor... Bazı dizileri geçtiğimiz yıl yayınlananlar kadar etkin olmasa da tüm gün kuşaklarına özen gösteren kanalın rakipleriyle arasındaki fark uçurum gibi bir şey... Sıralamaya bakalım.

[[HAFTAYA]]

Tüm gün tüm kişiler sıralamasında birinci sıradayken onu ciddi bir arayla Show TV izliyor. Atv geçen yıl neredeyse liderliğe oynadığı yarışı önemli ölçüde reyting kaybederek üçüncü sırada devam ettirirken Fox TV yeni yayın döneminde en yakın rakibi Star TV’nin önüne geçmiş durumda. Buna göre altıncı sırada bulunan STV de yarıştan kopmadığını gösteriyor. Tüm gün AB grubunda ise Star TV dördüncü, Fox TV beşinci ve dizileriyle atağa kalkan TNT de altıncı sırada yer alıyor... Ne diyelim ilk karneler böyle geldi, bakalım gelecek ay kim, neyi, ne kadar değiştirebilecek?

Ben olsam kaçardım...

Ahmet Hakan önceki gece CNN Türk’teki “Tarafsız Bölge” isimli programında mimar, müteahhit ve bilim adamlarından oluşan bir kadroyla önce depremi sonra İstanbul’un inşaat haritasını konuştu... Programın bir yerinde müteahhit Ali Ağaoğlu izleyenleri dehşete düşüren bir açıklama yaptı. Bir dönem kendisinin üstlendiği projelerin malzeme yetersizliğinden güvenilir olmadığını itiraf etti.

Bunu yaparken mazeret olarak da “O dönem herkes böyle yaptı” dedi... Kendi adıma tüylerim diken diken oldu. Samimi bir adam olarak tanıdığımız Ali Ağaoğlu’nun bu itirafı gösteriyor ki hiç kimse olası bir İstanbul depremi söz konusu olduğunda kendini yeterince güvende hissedemeyecek... Dilerim Ali Ağaoğlu’nun bu itirafı bir harekete geçme sireni olur ve devlet tüm yetkilerini kullanarak bu türden inşaatların denetimine ağırlık verir...

Bir de son not; Ahmet Hakan programın sonunda sosyal paylaşım sitesinden inşaat alanlarına gidip greyder ve vinç izlemek istediğini duyurdu. Ben olsaydım onca tüyler ürperten açıklamadan sonra bulduğum ilk araçla af buyurun kentten hızla topuklardım; ne yalan söyleyeyim?

Burak Aksak aksatmadı!


“Leyla ile Mecnun” (TRT 1) biri başrol olmak üzere üç oyuncusunu kadrodan çıkarmıştı. Senarist Burak Aksak bugüne kadar görmediğimiz şekilde akıllı bir planlamayla dizinin sekteye uğramasını engelledi ve önceki akşam “Leyla ile Mecnun” daha çok ağlatsa da eski emekçilerini kalp kırmadan uğurladı...

Evet Leyla ve Arda öldü. Kör kız taşındı. Ve hiçbirinin gidişi kafalarda “olmamış ama” duygusu yaratmadı. İddia ediyorum bu dizi uzun yıllar kadrosunun tamamı değişse bile kırıp dökmeden yoluna devam edebilir. Bu arada son bir not; giden Leyla’nın yerine diziye iki Leyla birden katılıyor. Yani dizi yeni haliyle rahatlıkla Mecnun ve Leylaları ismini alabilir; göreceksiniz...

Yeşim neyle besleniyor?

Fox TV’nin iyi izlenen dizilerinden “Lale Devri”nde bildiğim kadarıyla Yeşim kızımız iki sezondur hamile. Ama artık ne yiyip içiyorsa karnında bir gram şişkinlik, yüzünde hafif bir şişme bile yok... Anladığım kadarıyla Yeşim, bizim Ebru Şallı’nın pilates destekli hamilelik programlarını izliyor.

Tıpkı onun gibi ne zaman doğurduğu belli olmayacak biçimde bebeğine kavuşacak... Ha, annelikten biraz anlayan izleyici bunu yer mi? Hayır, yemiyor! Benden hatırlatması...

Öptürmeden olmaz mı?


“Yok Böyle Dans” (Show TV) isimli yetenek yarışmasında ünlü isimler bir bir elenmeye başladı. Kadronun aşırı kalabalık olduğunu düşünürsek artık en azından birkaç ünlünün kendi tribününü yaratmaya başlayabileceğini söyleyebiliriz...

O değil de yola devam eden ünlüler her açıklandığında sunucu Burcu Esmersoy hepsinden yanağına öpücük istiyor. Anladığım kadarıyla kendisi mevsim değişirken oluşan çeşitli virüslerden haberdar değil. Efendim kendisinden daha hijyenik bir kutlama metodu talebindeyim! Mesela “Vallahi öptürmem” diye başlayan!

Motosiklet kullanan kötü müdür?

Hayatımın önemli bir kısmını motosiklet tutkunlarıyla birlikte geçirdim. Tanıdığım kerli ferli insanların birçoğu biraz rahatlamak çokça da hayatı kolaylaştırmak için motosiklet ulaşımını tercih ediyorlar... Gerçi bizde motosiklet kullanan adam algısı hâlâ “moto kurye” seviyesinde olduğu için hayatlarının kolaylaştığını söylemek mümkün değil.

Çünkü yollarda motosiklet kullanıcılarına saygı gösterilmiyor... Ha, sadece yollarda mı? Hayır, dizilerde de durum aynı. Motosiklet kullanan insanlar nedense asi, uçarı, kötü karakterli ve her türlü bağımlılığa açık tiplermiş gibi lanse ediliyor... Oysaki yaşadığımız ülkede çok saygın motosiklet kulüpleri var. Sıradan insanın duyarlı olmadığı her şeye aşırı duyarlılar. Hatta felaketler dahil birçok ihtiyaç zamanında önde koşan onlar... İşte bu yüzden senaristlerin izleyicinin kafasında yarattıkları “motosiklet kullanan yaramaz çocuklar” algısını bir an önce düzeltmelerini diliyorum. İnanın hepsi bu topluma otobanda emniyet şeridini kullanan zavallılara kıyasla milyon kere yararlı!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder