İşler Güçler çok fena taklaya getirdi!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“İşler Güçler” isimli dizi önceki akşam Türk TV tarihinin en büyük feykini atarak tüm Star izleyicilerini ters köşeye yatırdı. Dizinin yayın saati itibarıyla başlayacağı duyurulan “Rambo 4” isimli film “dizinin gidişinde bir sıkıntı mı var?” sorusunu uyandırmıştı akıllarda. Tam da öyle oldu. “Rambo 4” isimli film yayına girdi ve kadrodaki isimler inceden göründü ekranda.

Tam o sırada dışarıdan bir ses duyuldu; “Topuğuna sıkalım mı şunun?”. Amerikan filmlerinde duymaya pek alışık olmadığımız bu dış sesin ardından, bizim “İşler Güçler”in muhteşem üçlüsü bir anda filmin içinde belirdi. Duyduğum son laf; “Rambo ne lan” oldu ve ekranda bir yazı belirdi; “Teknik bir aksaklıktan dolayı “Rambo 4” isimli film “İşler Güçler” dizisinin hemen ardından yayınlanacaktır”...

Hakikaten hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum son günlerde. Dizi başladı ve bitene kadar kahkahalarıma hakim olamadım. Bir kanalla inandığı bir yapımın güçlü işbirliği ortaya acayip işler çıkarabiliyor. Dört bölüm itibarıyla gerçek bir medya, sistem ve sektör eleştirmeni tadı veren dizi bu çıkışıyla sezonun af buyurun “en kafası güzel işi” olmayı garantiledi bence. Tabii kış ekranını da!

[[HAFTAYA]]

Üç yıl o kadar uzak ki...

“Çocuklar Duymasın” isimli dizinin yeni vuslat tarihi kesinleşti. Yapımcı ve senarist Birol Güven dizinin üç yıl sonra tekrar çekileceğini ve bu yeni seride karakterlerin kuşak atlayacağını not düştü. Yani Havuç baba, Haluk da emekli bir büyükbaba olacak. Düşünülen proje şimdilik bu. Ama dizi dünyasındaki hız limitlerini ve büyük değişimleri göz önünde bulundurursak bunun ne kadar gerçekçi olduğu konusunda tereddütlerim var. Üç yıl sonra Pınar Altuğ Atacan dizide olmak ister mi, Tamer mesela, tutmuş bir diziyi bırakıp bu yeni serüvene girer mi, Havuç artık yıldızı giderek parladığı müzik işini terk ederek kariyerine sil baştan yapabilir mi; emin değilim. Şimdilik şık bir hayal olarak görüyorum “Çocuklar Duymasın Reloaded” projesini. Sanırım herkes için de ortak bir duygu bu!

Indiana Jones’un ardından

Herkesin hayatını değiştiren bir film vardır. Benim hayatımı “Indiana Jones” serisi değiştirdi. İlkini izlediğimde arkeoloji okumaya karar verdim. İkinci bölümü çekildiğinde arkeoloji öğrencisiydim. Üçüncü bölümü yüksek lisansım sıralarında yayınlandı. Dördüncü bölümü izlediğim sırada diplomamın üstünden 20 yıl geçmişti. İşte tüm bu bilimsel yaşam hikayesini TRT ekranında 4 gece boyunca izlediğim “Indiana Jones” serisiyle yeniden hatırlamış oldum.

Fantastik sinema tarihinin bir geçit töreninden çok benim fantastik eğitim hayatımın zaman tünelini andırdı bana. Sadece önceki gece oynayan son bölümde “Indiana Jones”a ses veren Tamer Karadağlı’yı zayıf buldum. Mel Gibson’u mesela devleştiren o müthiş ses Harrison Ford’da çok sakil durmuştu. Önemi var mı bilemem ama bir rahmetli Alev Sezer’in yerinin doldurulamadığı gibi Karadağlı’nın yerini de müstesna buluyorum. Keşke hayat verdiği sesleri ince eleyip sık dokusa!

Kendim kaşındım sanırım...

Tabii hakkında bu kadar sık yazarsam olacağı buydu. İsmail Baki kardeşimiz Fox’ta yayınlanan mizah programına (İsmailbaki TV) sonunda beni de malzeme etti. Daha doğrusu oğlumu diyelim. Birkaç yıl önce Okan Bayülgen telefondaki seyircilere sormuştu oğlumun adını. Seçeneklerin içinde “Batuhan Haydililililiyar” bile vardı. İsmail benim fanteziye açık soyadımı kullanarak mizah üretti. Olan bizim delikanlıya oldu elbette. Birkaç yıl boyunca Okan Bayülgen sorusu olarak anıldığı arkadaş çevresinde şimdi Dilber bacının sorusu olarak anılıyormuş. Aman yanlış anlaşılmasın; hiçbir rahatsızlığı yok kendisinin bu konuda. Kariyerini “Milyon liralık ödüllü yarışmaların büyük final sorusu olarak tamamlamak istediğini” söyledi bizzat. İlahi Batuhan!

Minik mucizeler oluyor

“Mucize Nağmeler” Kral TV’nin TMSF yönetiminde olduğu dönemde Ercan Saatçi tarafından başlatılan farklı bir projeydi. Müzik alanının dışından seçilen ünlü isimlere müzikal performanslar yaptırarak bir hayli beğeni topladı. Kimi kısa aralıklarla yine Kral, TRT gibi ekranlarda orijinal olarak, NTV ekranında da yılbaşında benzer projelerle aramızda oldu “Mucize Nağmeler”... Bu yaz ekranı için adres olarak Show TV’yi belirleyen program Ramazan ayı boyunca ekrana taşıyacağı sürpriz performanslarla çok daha etkin bir izleyici kitlesine erişmeyi garantiledi. Önceki akşam Ata Demirer ile Candan Erçetin düeti bunun ipuçlarını verdi bana. Bir dönem benim de bir performansımın yer aldığı programın izleyenler için küçük de olsa bir mucize hali yarattığını not düşelim. Kaçırılsın istemem...

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder