Kanalların kahve falında ne çıktı

20 Eylül 2015, Pazar 05:00
AA

Kanallar yeni sezon tanıtımlarını gerek film gerekse basılı ilan yoluyla bir biri ardına görücüye çıkardı...

[[HAFTAYA]]

İzlediğim kadarıyla Kanal D elindeki bütün kurşunları tanıtım filminde harcamadı. Kanalın en az yedi dizi üzerine çalışmasının olduğunu biliyorum. İkisi daha başından elendi gibi ama eldekilerin yarısını o filmde göremedik..

. Star TV topyekûn cephanesiyle izleyicisinin karşısına çıktı. Ve iddiası “Starsan Stardasın” başlığını taşıyordu. Yıldızın üst tarafına Hülya Avşar’ı, yanlarına da güvendiği dizileri koydu. Resmin dikkat çeken iki ismi vardı. Biri pembe kafalı Okan Bayülgen bir diğeri de 46 isimli projesiyle yeniden ekranda olacak Erdal Beşikçioğlu. Manzaranın kalanına zaten aşinaydık...

Değişeceğine geçmişe bakmalı! FOX habercilerle başlayıp dizilerle devam eden klibinde “Değişim” sloganının altını çizdi. Buna gerek var mıydı? Bana göre FOX herhangi bir değişim başlatacağına geçtiğimiz sezonun ilk üç ayında aldığı performansı “ne yaptık da başardık?” diye kendine sormalıydı... Show TV’nin tanıtım filminden bir yılın projeksiyonunu çıkarmak mümkün değildi. Ama anladığım kadarıyla kanal elindeki birkaç diziyle sezonu bir şekilde paketleme kararındaydı... Atv kulislerde bu yılın sürpriz kanalı olacağını iddia ediyor. Sürpriz meselesine herhangi bir fragman izlemeden katılıyorum. Vasat, eğer istikrarla üzerine gidilirse hep kazandıran bir şeydir. Bu yıl vasatın zaferini görebiliriz, şaşırmayın...

İpuçlarından yürüdüğümüz sezon falının fincanda görünen ilk tablosunu bu özetle vermeye çalıştım. Lakin temennim herkes için aynı; “iyi olan kazansın”...

Doğru saatte sırtlar götürür!

Buyur Burdan Bak (Kanal D) hakkında ilk yazıyı benim yazdığım bir ekran gülmecesi olarak hayatımıza girdi. Açıkçası BKM fabrikasından çıkan birbirinin benzeri teatral şovlar (mevcut ekran akışlarında üç tane benzer iş var) arasında farkının ne olduğunu bir süre kestirmek mümkün olmadı. Sonradan gördüm ki, bu gençler gerek lokomotif isimleri, gerekse kolektif çalışma biçimi ile tiyatro salonundan evin salonuna geçmekte hiç zorlanmadı...

An itibarıyla çoğu isimsiz komedyenler bizim için isimlilerin haylisinden çok daha komik ve samimiler. Mesele de bu zaten; samimiyet! Önceki gün bu tatlı kumpanyanın misafiri oldum. Önceki gece de benden önceki misafirleri Yılmaz Morgül’ü sahnede izledim. Acayip bir sıcaklık hissiyatına kapıldım. Çünkü konukları da ekibin içine alabilen çok fazla işe tanıklık etmemiştim...

Bakın buraya yazıyorum; doğru gün ve saatte yayınlanırsa bu işin ömrü çok uzar. Ama ne bileyim; cuma gecesi gibi birden fazla star oyuncusu olan bir gecede üstelik prime time 1 diliminde yayınlanmaya devam ederse bu kendi çapındaki galaksiyi gözler seçemez... Sonuç itibarıyla prime time 2 saatlerinde yayınlanan bir Buyur Burdan Bak’a bakmalara doymayız, doyamayız. Samimiyetle not düşüyorum!

Bırakın seçimi geçimi filan!

“Büyük aşkın kahramanları Hakan ile Seba barışıyorlar mı?” Tam da 1 Kasım genel seçimleri aday listeleri açıklandığı sırada FOX ekranlarında Zuhal Topal bu soruyu soruyordu. Ve tribünler, o romantik, o coşkulu, o vicdanlı tribünler “Barışın, barışın” diye çığlık atıyorlardı... Seba geri adım atmadı, alt fonda kemancının acıklı taksimiyle ilişkisine son noktayı koydu. Dınınınım! O gün Zuhal Topal’ın sunduğu izdivaç programı yayınlandığı saat dilimindeki haber bültenlerinden çok daha fazla izlendi. Memleket olarak önceliklerimizi, siyasi söylemlerimizi, tercihlerimizi yeniden gözden geçirmek lazım derim. Bilmem siz ne dersiniz

Bir efsane olarak kalacak...

Geçtiğimiz gün Leyla İle Mecnun isimli dizinin hayranları yeni bölümlerin çekilmesi ve kadronun tekrar bir araya gelip o fantastik, komik ve bir hayli de romantik birlikteliğin yeniden inşa edilmesi için sosyal medyada bir taarruz başlattılar...

Ben de zaman geçirmeden hem dizinin oyuncularına hem de son yayıncılarına birkaç soru sordum. Leyla ile Mecnun yeniden çekilir mi, çekilse aynı efekti yaratır mı, yaratsa da o efektle yaşayacak reytingi alır mı etrafında topladığım sorulara gelen yanıtlar hayranları üzecek cinstendi... İsim filan vermiyorum. Ama durum şu; Leyla ile Mecnun’un yeniden çekilmesi halinde yayınlanacak bir kanal bulması zor değil. Ama yayınlayacak kanalın paraya değil de itibara bakması gerekiyor. Ve o itibar ki maalesef esnaf ağzıyla “sermayeyi kurtarmıyor”...

Çünkü dizinin izleyicisi ağırlıklı olarak internet üzerinden seyir alışkanlığı taşıyor. İnternette yayınlanacak bir dizinin yüksek bütçeyi karşılaması mümkün değil. Ekrandan izlenmeyen bir dizinin de öyle... Bu durumda Leyla ile Mecnun hem unutulmaz bir aşk efsanesi hem de kült bir TV dizisi olarak geçmişte kalmak durumundadır. Benim gönlüm böyle söylemese de gerçekler, gerçek ağızlar bunu çok net dillendiriyor sevgili okur. Maalesef

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.