Kuşu erken susturduk beybi!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Baktım da ciddi bir haksızlık etmişim. Bir güle güle bile demedim. Oysa geçtiğimiz yıl bu dönemlerde köşemde en fazla hacmi İşte Benim Stilim (TV8) kaplıyordu. Eh, malzeme de boldu... Ama sanırım ne olduysa, programın ekseninden kayması sonucunda oldu. Bir moda programı iddiasıyla ortaya çıkan yapımda ilk kadro değişince işler de sarpa sardı... Kabul edelim ki bu iş en çok Nur Yerlitaş ve İvana Sert’e yaradı. Ve elbette Öykü Serter neredeyse küllerinden doğdu. Gerisi boş... Ne birinci olan meselenin keyfini çıkarabildi ne de büyük finale kadar gelip, “küstüm oynamıyorum” diyen... Bu tarz programlar batıda yıllarca sürüyor ama bizim en büyük sıkıntımız işlerin içini çok çabuk boşaltmak. Sonuçta da kuş uçmuyor hatta ölüyor beybi... Yine bir içeriği gömdük, nur içinde yatsın!

Asıl neden neydi?


Haluk Bilginer artık Türkiye’de dizi ya da sinema filmi çekmeyeceğini açıkladı. Bunu kimileri “büyük şok” olarak duyurdu. Peki, Haluk Bilginer’in yerli bir işte yer almaması büyük bir kayıp mıdır? Ne kendisi için ne de izleyici için böyle bir şey söz konusu değil. Haluk Bilginer’in işleri burada ya da yurt dışında çekilsin fark etmez, takipçileri tarafından her daim markaja alınacaktır... Oradaki asıl mesele “neden böyle bir karara vardınız?” meselesidir. Kimse de sormamış ya, ne tuhaf!

Yeniden bir performans!

Geçtiğimiz sabah Magazin D (Kanal D) dizilerde en çok tutulan aşklara yer verdi. Mesele, Haziran Gecesi dizisine gelip dayanınca Naz Elmas’ı düşündüm... Genç aktris orada efsane olmuştu. Sonrasında işler tersine döndü. Ve Naz’ı konuk oyunculuğa kadar getirdi... Oysaki müthiş bir potansiyele sahip olduğunu biliyorum. Bu yüzden dilerim yeni dizisi İstanbul Sokakları’nda o potansiyeli bize tekrar gösterir... Çünkü bazı yıldızların kaymasına içim elvermiyor...

Sevdik sevmesine de...

Tatlı İntikam (Kanal D) dizisi hayatımıza çok çabuk girdi. Ve kabul etmek gerekir ki, şimdilerde pek de iş beğenmeyen izleyicinin bu kabulü önemlidir... Kimi diziyi, Kiralık Aşk’ın (Star TV) tersinden kurulmuş hali olarak nitelese de ben ekranda güler yüzlü işlerin diğerlerine oranla çok daha çabuk sempati topladığına inanıyorum. Tatlı İntikam’ın başarısı da işte bu. Hesapsız bir samimiyete sahip olması... Neyse. Bu arada sevdiklerimize karşı gözümüz kör değil. Mesela dizinin mutfak sahnelerinde çalışanların saç kılı kazalarına karşı koruyucu önlem almayışı işi gerçeklikten biraz uzaklaştırıyor. Çok karikatürize olmayan dizide bu tip ayrıntılara dikkat etmek gerekiyor... “Eh, ona gelene kadar ne acayip ayrıntılar var” diyenleriniz de olabilir. Ben gördüğümü yazdım, siz de bildiklerinizi yazın gönderin gelsin!

Elveda Rumeli’ye götürdü

Elveda Rumeli dizisinin üzerimde yarattığı yoğun maneviyat duygusunu hâlâ unutabilmiş değilim. Dizi biteli neredeyse altı yıldan fazla olduğu halde... Geçtiğimiz cumartesi akşamı aynı duyguyu Seksenler (TRT 1) dizisinde Ergun Plak’ın düğün sahnelerinde yaşadım... Suzan Kardeş, Balkanların yöresel kıyafetleri içinde, izleyenleri yine Elveda Rumeli setine taşımış oldu. Ona baktıkça “Acaba Sütçü Ramiz ve kızçeleri ne yaparlar?” diye içimden geçti vallahi... Sonuç itibarıyla ekranda bazı elvedalar çok zamansız ve hızlı oluyor, ne bileyim Elveda Rumeli de o erken gidenlerden biriydi sanırım. Suzan Kardeş bunu bana fena halde hissettirdi. “Bravo” diyelim ve ekleyelim, “alacağın olsun”!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder