Locadaki kuklalara selam...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Esra Erol’da Evlen Benimle” (atv) uzun süredir not düşmediğim bir program. Biraz rutine bağladı. Doğrusunu söylemek gerekirse Esra’nın kişisel sempatisi olmasa açıktan bir “Muppet Show” havası var... Bilirsiniz işte, iki ihtiyar locada oturur ve sahnedekilere laf atar. Esra’nın locasında da durum farklı değil. Oraya sözde evlenmek için gelen arkadaşlar bir süre sonra ekranın büyüsüne kendini kaptırıp; “ne kadar kalsam kârdır” kafasıyla TV figürü olma yolunda ilerliyorlar... Başarıyorlar mı; hayır. Çünkü TV unutkan bir hafızaya sahiptir. Göz önünde olmadıkça sokakta bir değerin filan kalmaz. Mahalle olmadı semt bazında minik bir şöhreti tutturabilmek için her gelen talibi reddeden bu arkadaşlara minik bir tavsiyem var; “Evinize gidin, evlenin ya da bekar gidin ama gidin”. Kısacası ey loca ahalisi, sana buradan istediğin izdivaç da beklediğin şöhret de çıkmaz. Çünkü reyting için locada oturan iki kukladan farkın yok. Esra bunu nezaketinden söylemiyor olabilir ama ben kaba da olsa gerçeği şaklatırım adamın suratına arkadaş!
[[HAFTAYA]]

Saba’nın fren yapması şart...

Şu bir gerçek ki Saba Tümer’i (Show TV) ekranda fenomen haline getiren en büyük özelliği o limitsiz kahkahaları. İyi de nereye kadar? Önceki gün Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ile gayet ciddi bir konuda konuşurken Saba bir anda kahkaha krizine tutuldu. Oysa ekranda yaşanan komik bir şey yoktu... İbrahim hoca biraz da bozulmuş bir şekilde Saba’ya krizsin nedenini sordu. Aldığı yanıt trajikomikti: “Reji kulağıma bir şey söyledi, ona gülüyorum.” Eh teslim edersiniz ki işler kaldığı yerden devam etmedi. Yani odak kaydı ve konu dağıldı... Saba kimi zaman ona büyük bir sempati katan gülümsemelerini olur olmaz kahkahaya çevirince, hani nasıl derler bir tuhaf oluyor... Bir dost tavsiyesi olarak Saba Tümer’e kahkahalarına bir fren koymasını öneriyorum. Çünkü onu zirveye taşıyan bu silah bir gün geri tepebilir...

HAFTANIN...

Ekranda her bir haftayı devirdikçe bu notları da düzenli olarak pazar köşesine düşmeye başlayacağım. Evet, işte haftanın sıralaması...

Haftanın En Ateşlileri: “Nagehan Alçı ve Enver Aysever”... İkilinin “Dört Bir Taraf”ta (CNN Türk) limitsiz biçimde birbirine girdiği yayın sonrasında duruma verilebilecek başka bir sıfat yok...
Haftanın Sürprizi: “Petek Dinçöz’le Çarkıfelek”. Petek TNT kanalında Mehmet Ali Erbil’den aldığı “Çarkıfelek” kaptanlığının üstesinden gelerek tüm izleyicileri şaşırttı...
Haftanın Hüsranı: “Sihirli Annem dizisinin son bulması”. Star TV yeni yayın anlayışında diziye yer bulamadı ama dilerim gelen gideni aratmaz...
Haftanın Dizisi: “Muhteşem Yüzyıl” (Star TV). Aslında esas kadın Hürrem’in zaferi diziyi gündemin zirvesine taşıdı. Doğrusunu söylemek gerekirse bir de yönetmen ile Hürrem arasındaki gerilim işe tuz biber ekti.
Haftanın Lafı: “Kadınlardan çok sayıda ahlaksız teklif alıyorum” itirafıyla “Burada Laf Çok” (CNN TÜRK) programında reytingleri patlatan modacı Cemil İpekçi yine kendisinden bahsettirmeyi başardı...
Haftanın Kazananı: “Eyvah Düşüyorum”. Star TV’nin eğlenceli yarışması, “Muhteşem Yüzyıl”ın reyting rüzgarıyla yelkenlerini şişirerek inanılmaz bir izleyici kitlesine ulaştı...
Haftanın Kaybedeni: “Yok Böyle Dans” (Show TV). Nedenini soracak olursanız, bitti ve gitti işte!

HADİ AMA BAŞLASIN ARTIK!


“Burası Osmanlı” dizisi hâlâ başlayamadı. TRT’de yayınlanacağı duyurulan ama çekilen ilk üç bölümü fazla belgeseli andırdığı için çöpe atılan dizi bu kez de “fazla makyaj” yüzünden frene basmış... Sanırım diziyi yayında görebilmek için iki kuşağı gömmek zorunda kalacağız. Torunlarımız da “dedemizin zamanında çekimlerine başlanan bir diziyi izlemek bize nasip oldu” diye avunacaklar. Çok mu abarttım sevgili okur? Doğrudur da yayıncı kanal hiç mi abartmadı Allah aşkına?

Sihirli pantolon...


“M.U.C.K.” (Show TV) isimli dizide kalabalık kadronun yarattığı dikkat dağınıklığı daha ilk bölümlerden göze çarpmaya başladı. Geçen akşam yayınlanan bölümde sahnenin birinde dar pantolonla gördüğümüz Azra Akın, aynı sahnenin devamında İspanyol paça bir pantolonla fotoğraf verdi... Aynı sahnede iki ayrı pantolonun oluşu, devamlılık anlamında yaşanan dikkat dağınıklığının bir göstergesi... Elbette kadro kalabalık, hikaye de dallı budaklı filan olunca işlerin böyle ekseninden çıkması normal... Yine de izleyici dikkatli. Artık olup biteni baştan aşağıya seyrediyor. Benden söylemesi...

Bu durum yaşandı mı?

“Kim Milyoner Olmak İster?” (atv) yarışmasının yayını kadar yayın öncesinde yaşananlar da ses getirmeye başladı... Mesela yarışmacı elemelerinde adaylara 40 soru soruluyor. Bunlardan 36 tanesine doğru yanıt veren Emine Reis isimli vatandaşımız yarışmacıları seçen elemanın kendisine “Sen her şeye vakıfsın, dolayısıyla işimize gelmezsin” demesinin ve ret yemesinin şokunu yaşıyor... Kendisi bu durumu benimle paylaşamamış. Eşi yazmış. Emine Hanım’ın hakkının daha yolun başındayken yendiğini öne sürüyor... Fotoğrafa bakınca ben de farklı bir şey göremiyorum. Ve diliyorum ki tüm bu anlatılanlar sadece yanlış anlaşılmadan ibaret olsun...

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder