Muhteşem Yüzyıl'a geçmişten rakip!

11 Ocak 2011, Salı 05:00
AA

Hafta sonu boyunca Muhteşem Yüzyıl (Show TV) protestolarını izledim hayretle. Ve şu kadarını anladım ki televizyon artık sadece televizyon anlamına gelmiyor memlekette... Şaka değil; insanlar TV içindeki hayatı gerçek zannediyorlar. Ve aklı selim birinin kafayı üşütüp; “Hepsi kocaman bir kurgu layyyn” diye bağırmasını bekliyor gibiler...

[[HAFTAYA]]

Durumlar böyle giderse muhtemelen o kişi ben olacağım. Neyse. Hazır bu kadar protesto ediliyor ve toplumsal gazı yükseltiyorken Muhteşem Yüzyıl’ın yarattığı travmayı önleyecek bir önerimiz var. Okurum Nurten Türkkan ile birlikte dile getiriyoruz... Gülben Ergen’in yıllar önce Ali Sürmeli ile başrolü paylaştığı Hürrem Sultan dizisini tekrar yayınlayalım. Orada her şey güllük gülistanlıktı. İstemeyenler Muhteşem Yüzyıl’ı zapping yapıp defederek yerine Hürrem Sultan’ı izletir çocuklarına. Hem tarihimiz hem de biz kurtuluruz bu muhteşem kaostan; ne dersiniz?

İmparator, Didem olmadan çıkacak!

Nihat Doğan’ı 4 Kadın 1 Erkek programında (Beyaz TV) moderatör olarak görünce şaşırmadım. Sanırım Nihat artık başka bir hattan çıkış arıyor kendine... Sözleri ve tespitleri beni çok güldürüyor. Ama ilgilendiğim mesele tuhaf da olsa memleket hadiselerine kafa yorması... Şarkıcı tayfasının alışıldık sığlığının dışında duran bir adam oldu iyiden iyiye. Bunun için bile kayda değer bir isimdir Nihat Doğan... Bu arada hazır Beyaz TV’den söz açılmışken İbo Show ayın üçüncü haftası yayına giriyor kanalda. Bir eksikle. Didem artık dans etmeyecek programda... İbrahim Tatlıses, kendinden bir parça olarak tanımladığı dansözünü neden gözden çıkardı; bunu da benden değil kendisinden duymak en doğrusu...

Türk Malı neden bitti?

Türk Malı bitti. Bu köşenin müdavimleri haberi geçen ay verdiğimizi hatırlar. Pratiğe bu hafta içinde dökülüyor... Binnur Kaya’nın gidişiyle renk kaybeden; Şafak Sezer’in tek kişilik performansıyla yırtamayan, bana göre son zamanlarda Yarcan karakterinin çok daha fazla ilgi çektiği dizinin bitişini Twitter aleminden duyurduğumda neredeyse bayram havası yaşandı... Bir dizi pek çok insanı kendinden nasıl olur da soğutabilir bu kadar hızlı? Sanırım bunun yanıtını yazdığım kimi eleştirilerime gönül koyarak yanıt veren senarist ve yönetmen Tayfun Güneyer vermeli... Adanalı, ardından Türk Malı; sahi neden çabuk tükenir oldu o kalemden çıkan mürekkep? Türk insanının mizah anlayışı değişiyor olabilir mi bu kadar çabuk? Ya da dönüp dolaşıp aynı yere gelen pilavı her hafta yemekten usandığı için tavır mı koyuyor aşçıya; ne dersin Tayfun? Mizahçı toplum mühendisidir, anlatsana bize... Bir de soru; dizinin isminin değişip Yarcan karakterinin ekseninde döneceği haberi doğru mudur? Bir güzellik yapıp onu da not düşersen sevinirim...

Nilgün Belgün’e yazık oldu

Yok Böyle Dans’ta (Show TV) hakkını verelim ki; Burcu Esmersoy, Azra Akın ve Defne Joy’un performanslarının yanında jüri üyesi Lilia’nın dansı bana göre çok güdük kaldı... Koltukta bol keseden atıp oyuna cimri davranması kolaymış hakikaten. Dansçılarla jüri yer değiştirdiği zaman böyle takla atabiliyormuş gerçekler... Neyse. Yarışmanın en yaşlısı Nilgün Belgün’ün elenmesine kendi adıma üzüldüm. Çünkü onu bu performans yarışı içinde hırsıyla değerlendiriyordum... Yaşının çok üstündeki azmiyle “benden geçti” diyen bünyelere ilaç ve umut oluyordu. Hatta Lilia’dan bile iyiydi bazı danslarda. SMS kurbanı olmasını ergen oylarına bağlamak gerekiyor sanırım...

Şöhret cehaleti...

Passaparola bitince ünlülerin genel cehaleti de göz önünden çekilmiş oldu. Şimdi Kelimenin Gücü ve ünlü yarıştıran bir iki küçük yarışma dışında hayranı olduğumuz tiplerin içinin ne kadar boş olduğunu görüp hayıflanacağımız alan kalmadı... Belki biraz Okan Bayülgen şovlarında rastlarız ufak çaplı karizma zedelenmelerine. O da yeter zaten. Sıkıldık çünkü şöhretli cehaletten!

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.