Muhteşem Yüzyıl'dan ricalarım!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Muhteşem Yüzyıl” (Star TV) önceki gece yeniden aramıza katıldı. O değil de daha çok kadın izleyicinin dikkatini çeken ve “Hürrem Sultan yine yapmış yapacağını” diyerek özetleyebileceğimiz dişi entrikaların giderek ağırlık kazandığını ilk elden hissettim... Ne bileyim geçen sezon kendi sınırlarını zorlayan görkemli savaş sahneleri yerine piknik ortamında yaşanan “saldırı/savunma” oyunları bu yapım için biraz cüce kalmıştı... Neyse, birkaç maddeyle özetleyelim notlarımızı.

Hürrem saraydaki bilmem kaçıncı yılında şive konusunda maalesef bir gram yol alamamış, bu haliyle varsa o dönem dil öğretmeninin kellesinin tiz vurulmasını rica ederim, bu bir... Genel olarak yıllar geçiyor, çocuklar serpilip neredeyse tahtın boyuna geliyorlar ama karakterlerde gram yaşlanma izi yok. Nasıl besleniyorlarsa artık, ne yiyip içtiklerini de bir bölümde açık etmelerini istirham ederim, bu iki...

[[HAFTAYA]]

Şimdi tabii Osmanlı deyince akla Osmanlı tokadı fiiliyatı geldiği için, mesela Hatice Sultan’dan Hürrem Sultan’a doğru bir hayli okkalı aşk edilen tokada bir “hüeyyytt” efektinin iliştirilmesi olayın görkemini arttırabilirdi. Bundan sonraki olası tokat sahnelerinde gereğini arz ederim, bu üç... Süleyman Han Hazretleri’nin sarayda oda tanzim eden bir emlakçı pozisyonundan ivedilikle çıkartılıp kendisine tahtının ve hacminin iadesi için çalışılması konusunda da yalvarırım, bu da dört!

Kuzey Bourne’u takdimimdir!

“Kuzey Güney” (Kanal D) dizisi her şeyden önce yönetmenini değiştirerek farklı bir hatta oturacağının sinyalini verdi... Her ne kadar Hilal Saral daha çok pembe dizilerin yönetmeni olarak baş tacı edilmişse de bana göre bir aksiyon dizisinin de altından kalkacağının sinyalini ilk bölümden verdi... Diziye benim gibi olmadık yerinden girenler için Kuzey dimağımda bildiğimiz o ünlü Hollywood ajan serisi “Bourne” tadı bıraktı... Malum Batum sokaklarında çekilen kovalamaca sahneleri işin aksının dünya piyasasına doğru kaydığının ipucu gibi geldi bana... Bunun dışında Ali’nin kaybından sonra Feriha’sını yetirmiş Emir gibi intikam ateşiyle tutuşan “Kuzey’in Yolu’nun” nereye çıkacağını ekstra bir merakla beklemekteyim... Toparlayalım. Bu yıl “Kuzey Güney” hattında sıkı hareketler olacağı kesin gibi geldi bana, haksız mıyım?

DİZİLER ARASINDA gönderme köprüsü

“Pis Yedili” (Show TV) güçlü rakiplere rağmen belli oldu ki kemik kitlesini hiç kaybetmeyecek bir gülmece hattı yaratmış... Kimi zaman esprileri abartılı da bulsam yekun olarak baktığınızda ekrandaki farklı mizah dillerinin bir şekilde müşterisini bulduğunu reytingler gösteriyor... O değil de dizide iyice sultan kıvamına giren okul müdiresi Esma Sultan ve Hasan Paşa diye sıfatlandırdığı muavini sıklıkla tarihi dizilere gönderme yapıyor... Anladığım kadarıyla Gani Müjde iyi bir pazarlama tekniği kullanarak yeni hazırladığı tarihi gülmecesi “Harem”e gönderme yapmayı seriye bağladı... Aynı şirketin elinden çıkan yapımlar arasında kurulan köprüler yeni bir trend. Geçen sezondan bu yana “kardeş diziler” yaratılıyor ve birbirini besliyorlar, bilmem farkında mısınız?

Seksenler klibine dikkat!

“Seksenler”de (TRT 1) 12 Eylül sabahı yaşandı. Ama anladığım kadarıyla yapımcı Birol Güven o dönemde sokakta yaşanan gerilimden ziyade işin trajikomik taraflarını resmedecek... Öncelikle pastacı Sami’nin cebinden tomarla para çıkarıp Evren Paşa’nın posterini filan alarak “araziye uyması” bunun en sıkı göstergesi gibi geldi bana... Bir de hatırlayanımız var elbet, darbenin hemen sonrasında apartman duvarlarındaki sokak yazıları saatler içinde alçıyla kapatılmış, siyasi grafitiler de tarihe gömülmüştü. Bu yüzden mahalledeki sokak yazıları artık dekor olma özelliğini kaybetmiştir bana göre... Neyse gelelim asıl mevzua. TRT güvendiği işleri için müzik klibi tadında küçük klipler hazırlayarak bunları gün içinde ekranda döndürüyor. Mevcut reyting tablosuna göre kimileri dizinin kendisinden bile fazla izleniyor... “Leyla ile Mecnun” dizisiyle başlayan bu akıma “Seksenler” de katıldı. Mesela yeni başlayacak olan dizilerden bir “Şubat” için de yapılsa yakında TRT ekranı Kral TV ekranı tadını yakalayabilir. O işte ekmek var, benden söylemesi!

Saba ve Seda rekabetine dikiz!

Saba Tümer yeni sezonda dakika bir kendisinden söz ettirmeye başladı. Aynı hattı Star ekranında sabah programı sunmaya başlayan Seda Akgül de yakaladı bana göre... Mesela Seda sabah saatlerinde Huysuz Virjin’i konuk ederek alternatif bir kadın kuşağı oluşturacak hissini veriyor bana. Haber ve kadın gibi birbirine yakın durması gereken bir hat olacak bu... Ekrandaki iki sarışının sabah ile öğle arasında başlayan bu rekabetinden henüz bir ipi göğüsleyen çıkarmak imkansız ama ekrana gelen “şimdilik üstü kapalı” renkli rekabeti de görmezden gelemeyiz, değil mi ama?

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder