O bebek 12 haftalık oldu!

02 Aralık 2014, Salı 05:00
AA

“Gönül İşleri” (Star TV) dizisini zevkle izliyorum. Ama vallahi Servet eğer Yılmaz’a bir hafta daha “hamile olduğunu” söylemezse durum kendiliğinden ortaya çıkacak zaten... Dizi geldi dokuzuncu bölümüne. Bu da demektir ki 9’uncu haftasında.

Eh malumunuz bu çocuk dizinin ilk bölümünde yapılmadı; oradan da üç hafta daha koy, etti mi sana 12 haftalık hamilelik? Hâl böyle olunca her bölümün sonunda Yılmaz’a hamile olduğunu itiraf etmeye giden Servet artık zihnimizde bir heyecan yaratmıyor.

[[HAFTAYA]]

Bir de Yılmaz sürekli “öteki kadın” ile Servet’e pişti oluyor. Hani buradan tüm kulaklara tatlı bir fısıltıyla üfleyelim; “yeter, bu mevzu baydı; daha da uzatmayın şekerim”...

HANİ NOKTA NOKTA VAR YA...

“Beyaz Futbol” (Beyaz TV) pazar geç saatlerin neşesi oldu vallahi. Futbol özneli de neredeyse tüm gündelik meselelerin masaya yatırıldığı programdan samimiyet fışkırıyor...

Kimi zaman samimiyet dozunu abartıp, iş ince bir goy goy havasına da girse; mesela insanın ağzına aniden gelebilen küfürlere bile nokta noktalarla belirlenen ölçülü yaklaşım hali, “adamlar yaptıkları işi seviyorlar be kardeşim” dedirtiyor...

Açıkçası yayıncısı Beyaz TV’nin en çok konuşulan iki işinden biri olarak “Beyaz Futbol”, “Telegol”ün (360) boşalttığı kahvehane analizleri koltuğuna kurulmuştur artık. Mevcutta kolay kaldırabilecek bir rakibi de yok.

Dilerseniz yazıyı yorumcu Ahmet Çakar’ın programın sonunda alıştığımız o ricasıyla bitirelim; “Ertem (Şener) kapat şu programı geç oldu, çorbacıya gideceğiz daha ya!”...

YENİ BİR KUZEY GÜNEY Mİ?

Orijinal adı “L’onore e il Rispetto” olan ve İtalyan hikayesinden memleketimize uyarlanan “Şeref Meselesi” (Kanal D) daha ikinci bölümden nereye uzanacağını gösterdi... Uyarlama dizilerin dışarıdaki hikayelerini takip eden kitle için şaşırtıcı bir yanı olmadığını söyleyebilirim. İşin zevki kaçmasın diye ben de orijinalini takip etmedim...

Ama ortada tuhaf bir “Kuzey Güney Reloaded” havası var gibi geliyor bana. Biri hayatın aydınlık diğeri karanlık yüzüne bakan iki kardeşin pek yakında ayrışacağı bir yol hikayesiyle karşı karşıyayız sanki...

Bu türden meseleler bizde çok tutuyor bir taraftan. Diğer taraftan da aynı akşama üç benzer dram koymak izleyicide limit aşımı yapıyor... Bence Kanal D’nin bu dizisinin gününü hızlı şekilde değiştirmesi lazım.

“Şeref Meselesi” çarşamba daha zayıf rakiplerin karşısında meselesini daha iyi anlatır!

SESLER BİR TON AŞAĞIDAN GELEMEZ Mİ?

“Seda Sayan ile Yol Arkadaşım” (Show TV) isimli kuşak programında 10 kişilik bir jüri evlenmek isteyen çiftlerin karşısına dikilip, adayların yemek becerileri ve ev temizliği üzerinden ahkam keserek, çiftlerin uygun olup olmadığını belirliyor... Programın en önemli özelliği Seda Sayan’ın TV tarihinde yaptığı programlar içinde en az kelime sarfiyatında bulunması.

Bu işte daha çok moderatör gibi bir pozisyon üstleniyor. Buna karşılık jüri maşallah Seda Sayan’ın yarattığı boşluğu pek fena dolduruyor... Çiftleri geçtim, kendi aralarında yaptıkları münakaşalarda sesler öyle yükseliyor ki, insan o tartışmaları görünce evlenmekten soğuyor azizim.

Ekranda çok bağıranın, makul tonda konuşandan daha yüksek reyting çıkardığı ortada ama bu kadar ses kirliliği de fazla geliyor be Yol Arkadaşım!

İKİ ARABA TEK PLAKA!

“Reaksiyon” (Star TV) dizisi önümüzdeki günlerde son bölümüyle ekrana gelecek. Sanırım bunu bilmeyen kalmadı. Varsa da an itibarıyla duydu. Büyük bütçeli yapımlar gerçek hayatla örtüşmeyince ortaya böyle tuhaf durumlar çıkabiliyor. Oysa başlarken çıtayı çok da iddialı bir yere koymuştu... Zaman içinde o çıta önce irtifa kaybetti, sonra da yere düşüverdi.

Buna ancak üzülebiliriz ama ne bileyim çıta düşüyor diye işi sallamayı kabul edemeyiz değil mi? Mesela geçtiğimiz bölümde bir binek arabasıyla bir cipin plakaları aynıydı.

Anlaşılan sanat grubunun gözünden kaçmıştı ama işi detay vermek olan bir hikayede detayda açık vermek bazılarımızın gözünden kaçmadı işte...

YAKINDA ZÜĞÜRT AĞA OLACAK!

“Küçük Ağa”nın tanıtım filminde (Kanal D) bir bıçak sallandı, bir de silah patladı. Bu akşam yeni bölümde kim öldü kim kaldı göreceğiz. Ama üç haftada bir seyreylediğimiz yoğun bakım odasının önündeki insan kalabalığı ve yavrumuzun gözü yaşlı halleri yeniden önümüze kondu mu; kondu anacığım...

Bilmiyorum bu dizideki kadar saldırıya, belaya, hastalığa uğrayan başka dizi kahramanları var mı? Bazı dizilerdeki “ölümsüz” kahramanları saymıyorum ama anladığım kadarıyla bizim Küçük Ağa büyüyüp, Büyük Ağa olana kadar ölümsüz gibi görünen akrabalarının hastane masrafları yüzünden kuruşu kalmayacak...

Daha doğrusu yeni bir Züğürt Ağa olarak hayatımıza girecek; haksız mıyım?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.