O nasıl bir bilgisayardır?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Unutma Beni” (Fox) dizisindeki Ali karakteri eve gizli kamera yerleştiriyor. Gizli dediğimize bakmayın kamera kabak gibi ortada. Çünkü perdenin kornişine asılmış... Buna rağmen görünmeyen kameranın yaptığı kayıtlar bir süre sonra bilgisayara aktarılıyor. Fakat o da ne? Bilgisayar yere düşünce kayıt görüntüleri bir anda silinip uzay boşluğuna gidiyor... Hangi bilgisayar darbe alınca içindeki görüntüleri otomatikman siler bilemiyorum? Ama bize öğretilen bir gerçeği senaristlere de hatırlatmak istiyorum... Herkes unutur, bilgisayar unutmaz. Dolayısıyla bilgisayara “Unutma beni, benim hakkımdaki gerçekleri” dedirtmeyin kardeşlerim...

[[HAFTAYA]]

‘MUHTEŞEM YÜZYIL’IN ÖDEVİ!


“Muhteşem Yüzyıl” (Show TV) artık gereğinden fazla etkin hale geldi. Bir masal tadında yaratıldığı için seyirciyle kucaklaşma sorunu yaşamayan dizi bundan böyle bir misyonun da sözcüsü olmalıdır... Yakın tarihin yani kendi çağının gerçekleri bize dayatılan kitaplardan değil, bizzat araştırma kitaplarından yararlanılarak ekrana taşınmalıdır... Tarihte yerinin olup olmadığını bile kestiremediğimiz Prenses İsabella yerine daha gerçek karakterler diziye girmeli, okuma alışkanlığı neredeyse sıfıra yakın olan bazı TV izleyicileri için sıkı bir kıyak çekilmelidir... Bilirsiniz büyüklerimiz çok söyler; “Madem yaptın bir hayır, tut bacağından ayır.” Bilmem anlatabildim mi?

Hangisi bizim durak?


“Akasya Durağı”na bakıyorum. Daha doğrusu “Akasya Durakları” arasında gidip geliyorum. Dizinin yeni bölümleri Star TV’de yayınlansa da tekrarları hem Star TV’de hem de Kanal D’de gösterildiği için hangisi en yeni bölüm diye şaşırıp kalıyorum... Önceki gece kadroda Alp Kırşan’ı gördüm. Belli ki diziye sonradan katılmış. Sadece bir bölüm için bile girmiş olabilir. Çünkü dikkatli izleyiciler bilirler “Akasya Durağı”nın bir yere akmak zorunda olan bir senaryosu yok. Günün herhangi bir saati içinde yaşanan ne varsa diziye konu olabiliyor... Ama hani böyle bölük pörçük haliyle de çok dikkat dağıtıcı olabiliyor. Şu durak tek kanalda toplanıp, tekrarlarıyla da meseleyi bulandırmayıp yoluna devam etse ya. Hani taksiyi nereden çağıracağımızı bilmek adına...

 BİR LARA CROFT DEĞİL


“Dedektif Memoli” (TNT) dizisi son buldu. Son bölümleri gösteriliyor. Dizi bitmeden önce Burcu Esmersoy mevta oluyor. Normal... Eğer bir operasyona ayağınızda 10 santim topuklu ayakkabıyla, davete gider gibi giderseniz çat diye indiriverirler... Vallahi biz bugüne kadar izlediğimiz tüm aksiyon filmlerinde öyle gördük. Bir Lara Croft ölmüyordu, ehh Memoli de bir Tomb Raider değil zaten!

Baharı mı yaşatacak?

Okur Ediz Engincan harikulade bir ayrıntı yakalamış, bir bakın. “Size Star TV’nin yayın akışıyla ilgili bir detayı anlatmak istiyorum. Birkaç gündür dikkatimi çeken şey yayın akışında bir ‘bahar’ kelimesidir gidiyor. Önce 12.30’da ‘Son Bahar’, ardından 14.15’te ‘İkinci Bahar’ ve son olarak da 15.15’te ‘Yalancı Bahar’ dizilerinin tekrarları gösteriliyor. Böyle ‘bahar’larla dolu bir yayın akışının tesadüf sonucu oluşmadığını zannediyorum. ‘Yoksa kanal bundan sonra bize ‘bahar’ı yaşatacak bir yayın politikası mı uygulayacak?’ diye düşünüyorum.”

Toygar yılı başlıyor...


Toygar Işıklı sıkı bir üretim yılına giriyor. 2012 yılı içinde başta “Aşk-ı Memnu” olmak üzere müziğini yaptığı birçok dizinin albümünü çıkaracak... Bu arada sadece dizi müzikleriyle anılmak istemediği için ikinci solo albümü de yeni yılın ilk ayında raflarda olacak... Toygar, hayatımda gördüğüm en çalışkan müzik adamlarından biri. Mesela şimdi “Son” isimli dizinin müzikleri için stüdyoya girmiş. Muhteşem bir şey çıkacağını iddia ediyor. Kendini hiç yalancı çıkarmadı, ona inanıyorum... O değil de mesela dizilere yeni giren karakterler için özel melodiler yapıldığını biliyor muydunuz? Ben de Toygar’dan öğrendim... “Kuzey Güney”e giren Merve Boluğur (Zeynep) için bir hoş geldin melodisi yapılmış bile. Dizide kulağınıza yeni bir melodi çalınırsa nedenini bilin istedim...

Merve’nin el ağırlığı ne?

Bazı oyuncular için gereğinden fazla şehir efsanesi üretilir. Merve Sevi için mesela sette sert ve geçimsiz olduğu söylenir... Doğruyu elbette sette yaşayanlar bilir ama genç yıldız bunun mağduriyetini yaşadığını söylüyor. Hatta son olarak rol aldığı “Yalancı Bahar” isimli diziye “geçimsiz biri olduğu kaygısıyla” neredeyse giremeyeceğini ifade etti... Genç oyuncuların etraflarında yarattığı aura bir dönem sonra nefret iklimine de dönüşebiliyor. Ve maalesef ne kadar yetenekli olursanız olun, bu tip dedikodular yüzünden uzun süre çaresiz kalabiliyorsunuz... Hazır yeri gelmişken düzeltelim; Merve bugüne kadar sette kimseyi dövmemiş. Hiç kavga etmediği için elinin ağırlığını bile ölçememiş; sorun yok yani...

 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder