Şöhret sevdası can alıyor

13 Aralık 2017, Çarşamba 05:00
AA
Son olarak “Kanatsız Kuşlar”ın (atv) yönetmen koltuğunda oturan Kemal Uzun’u mütevazı bir karakter oyuncusu, sakin bir TV programı anlatıcısı, sevilen bir yönetmen ve iyi bir izleyici olarak hatırlayacağım...

Elini attığı her projeye hayat ve değer katan bir set lideri olarak aramızdan ayrıldı. Artık normalleştirdiğimiz zorbalığın, cinayet ikliminin son kurbanı oldu...



Ve ölümüyle şöhret sektörüne girebilmek için iyiden iyiye gözü kararan ciddi bir kalabalık olduğunu da ortaya çıkardı...

Kimsenin taze acısını, sıcak anılarını yok sayamam. Ama Kemal Uzun’un katli de televizyon dünyası adına incelenmesi gereken kanlı bir sektör gelişmesidir. Rahmet içinde uyu Kemal ağabey!

Sofralara zarafet geldi

“Yemekteyiz”de (TV8) geçtiğimiz yıllara oranla daha sakin geçen ve daha az kalp kıran bir dil yakalandı. Bunun en büyük mimarı programın sunucusu Onur Büyüktopçu...

Yetenekli oyuncu yerinde müdahaleler ve belli ki alt yapısında güçlendirmeye çalıştığı gurmelik bilgisi, sükunetiyle insanların karanlık yüzüne “bir dur” diyebiliyor...



Bu sayede geçtiğimiz yıllarda pek bir şey öğrenemeyip daha çok “kim kimi sofraya gömecek?” türünden detaylara takıldığımız işte bir zarafet ortaya çıkıyor...

Bu işi bu haliyle izlemek çok daha keyifli. Gündüz kuşakları içinde zirveye oynaması da anlattığım bu matematiğin bir eseri. Tebrikler ve afiyet olsun!

'ÇUKUR'UN MELODİSİ!

Pazartesi reytingleri artık yerine oturdu. Belli ki sezonu “Söz” (Star TV) önde, “Çukur” da (Show TV) hemen peşinde tamamlayacak. “Çukur” dizisinde senaryonun çok melez olduğu dikkatimi çekiyor. Her yeni bölümde kendisinden önceki aksiyon dizilerinden bir şeyler alıyor...

“Baba” filminin ekseninde başlayan dizi “İçerde”den ve “Karadayı”dan ciddi esinlenmeler taşıyor. Şu “beyefendi” bilinmeziyle de rakibi “Söz” ve “Ezel”e de göz kırpmaya başladı...



 Ama tüm bunlar anlatım dilini alengirli yapmıyor. Mesele bir güç savaşı ve hangi diziyi çeksen aynı hatta girecek...

Ama şu var, “Çukur” birkaç özelliğiyle hepsinden bir adım önde. Bana göre en değerli özelliği de bölümler için seçilen şarkılar. Aynı bölüm içinde bir Mahzuni Şerif uyarlaması ile bir Neşet Ertaş klasiğini dinleyebilmek benim için çok değerli mesela!

Beyazperde reytingleri

Biraz da sinemadan konuşalım. Türk filmleri sinema salonlarının en çok izleneni oldu. Geçtiğimiz haftayı gişede lider kapatan “Aile Arasında” oldu. Gülse Birsel’in ilk sinema işi hakikaten seyirciyle ortak bir maya üretti...

İkinci sırada “Ayla” filmi yer aldı ki toplamda rekora koşuyor zaten. “Ayla”, içimizdeki vicdani kalıntıları toplayarak beyazperdede bize resmediyor...



Üçüncü sırayı Ezgi Mola’nın bir tiplemesi olarak yola çıkan “Maide’nin Altın Günü” isimli film aldı. Öyle yüksek bir açılış yapamasa da film harcadığının üstünde kazanacak...

“Yol Arkadaşım” dördüncü sırada yer alırken, Özcan Deniz, Aslı Enver ve Meryem Uzerli üçgeninde akan “Öteki Taraf” listeye beşinci sıradan girdi!

Diziler de bir şifa yöntemimi?

Avusturya’da yaşayan Seher ve Vedat Gürbüz çiftinin ikiz çocuklarından biri olan Rüveyda’nın beyninde geçen yıl tümör tespit edilmiş...

Hızlı bir tedavi sürecine giren Rüveyda, bu süre zarfında Kanal 7’nin sevilen günlük dizisi “Elif”i izleyerek hayata tutunmuş...



Çocuğumuzun en büyük hayali dizide Elif karakterini canlandıran Isabella Damla Güvenilir ile tanışmakmış...

Şükür, hastalığını yenen Rüveyda’nın hayali gerçek olmuş ve ailesi bu mutluluğu “Elif”in dizi setinde taçlandırmış...

Bir Dilek Tut derneğinin organize ettiği buluşmada bizim Elif, izleyicisi Rüveyda ile saatler boyunca evcilik oynamış ve ona dizide giydiği kostümlerden hediye etmiş. Kısacası başlıkta anlatmak istediğim şey
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.