Tez zamanda yapılacaklar listesi...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yapılacaklar listesine bir göz attım. Amma da birikmiş iş var. Hadi birlikte bir göz gezdirelim... Flash TV’ye günün herhangi bir saatinde ziyarette bulunulacak. “Sarı Bıyık” ağabeyimize “Gerçek Kesit”in durumu hakkında sorular sorulacak... Çoktandır bakmayı unuttuğum “Şefkat Tepe” (STV) dizisine göz gezdirilecek. Dost, düşman cephesinde değişen bir şey olup olmadığına bakılacak...

“Dest-i İzdivaç”ta (TNT) tribünde oturan tipler arasında göz gezdirilecek. Hangisinin arıza çıkaracağına dair yakın arkadaşlarla iddiaya girilecek... Müge Anlı’daki (atv) koltuk takımına 25 kişinin aynı anda oturup oturamayacağı test edilip onaylanacak. Oturabilirse o koltuktan bir tane sipariş verilecek. Bugünlerde gelen giden çoğaldı...

[[HAFTAYA]]

Saba Tümer’in (Show TV) dakika başına düşen kahkaha sayısı ne alemde, bir bakılacak. Saba kahkaha tasarrufuna gitmişse, kendisine bir kür “Sümela’nın Şifresi” izlettirilecek... “Bugün Ne Giysem” (Show TV) ekibine yüzde 50 indirimden aldığım pantolonun çakma olup olmadığı sorulacak. Çakma değilse, giyilip; “Nasıl yakıştı mı?” diyerek arz-ı endam edilecek...“Adını Feriha Koydum”un (Show TV) babası Metin Çekmez ağabeye, Feriha doğmadan önce aklından geçen diğer isimler sorulacak. Kayda değer bir şey bulunursa, “Ah be babacığım ismi neden aceleye getirdiniz ki böyle” diyerek serzenişte bulunulacak...

Rasim Ozan Kütahyalı’ya çaktırmadan stüdyoya ses desibeli ölçen bir alet koyulacak, ses şiddeti makul ölçüleri aşarsa kaymakamlığa şikayette bulunulacak... Fatih Ürek’e (tv8) pullu payetli bir şeyler diken bir modacı ayarlanacak. Ceket gömlekle çıktığı programda ışığını yeterince yansıtamadığı kulağına fısıldanacak... Dizi senaristi arkadaşlara yeni çıkan doğum kontrol yöntemleri hakkında bilgi verilecek. Böylece dizilerde her üç bölümde bir karşımıza çıkan istenmeyen gebelik meselelerine çözüm getirilmeye çalışılacak...

“Yok Böyle Dans” (Show TV) jürisinden Azra Akın ile bir dans kulübüne gidip “nasıl dans edilemez” bizzat uygulamalı gösterilecek. Böylece herkese “Harikaydın” derken vicdan azabı çekmesinin önüne geçilecek... Asuman Krause’nin sunduğu “Var mısın Yok musun”a (Fox TV) katılıp seri bir şekilde “Asuman soyadın ne anlama geliyor?” diye sorulup dikkati dağıtılacak. Böylece Hamdi Bey aradığında “kızımız gülme krizine girdiğinden yanıt veremiyor” deyip kendisine kefenin cebi olmadığı hatırlatılacak. Versin artık şu paraları...

Acun Ilıcalı’nın “O Ses Türkiye”de (Show TV) kullandığı düello ringinde bir dövüş ayarlanacak. Ringin itibarı iade edilecek... Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Sizin de eklemek istediğiniz bir şey varsa, yazın işleri bölüşüp birlikte yapalım...

Salgın hastalık nedenidir!

“Behzat Ç.”nin (Star TV) kendine ait gerçekleri var. Bunlardan bir tanesi de Harun hariç ekipten kimsenin yedek bir fanilasının bile bulunmaması... Behzat eve girdiği gibi çıkıyor. Çorap, kazak, pantolon filan aynı. Hayalet desen neredeyse o parkasıyla bütünleşmiş bir halde. Akbaba’nın deri ceket gram eskimiyor. Saçları uzun ama bakımını nasıl yaptığı hakkında zerre kadar fikrimiz yok... Eh ekibimizin çorapları ortada. Hele o bekar evinde ayaklarını neredeyse birbirlerinin burnuna sokarak yaşıyorlar. Sanırım bu durum burun deliklerinde bir ince sızı yaratıyordur... Bir de neden bilmem hiçbirinin eli cebine gitmiyor. Meyhane ve pavyon sahnelerinde masanın birikmiş hesabını kim ödüyor bilemiyorum. Veresiyeyse sözümüz yok ama beleşse ayıp oluyor beyler... Behzat amiri çok uzun zamandır ağzında lokmayla gören var mı? Anladığım kadarıyla sadece hap ve alkolle besleniyor ama tokatlar hâlâ Osmanlı tokadı gibi etkile. O vitaminsizliğe bu kudret şaşırtıyor vallahi... Neyse. Sanırım karikatür karakterlerde bile bir gerçeklik arayan izleyicinin var olduğunu tüm ekip en az benim kadar biliyordur. Kült yaratacağız diye 44 bölümdür aynı kazağı göstermek biraz tuhaf oluyor hakikaten...

Birileri dur desin!

Hülya Avşar’ın gözyaşları sizin de canınızı sıkmıyor mu artık? Basit bir şarkı düellosunda gözyaşlarına boğularak her seferinde keyfimizi bulandırıyor... Biliyorum, kendisi bir hayli duygusal bir sanatçımızdır. Ama ne bileyim kanser gibi bir mevzuda alabildiğine ölçüsüz mizah içerebilen bir bünyenin, “Bir teselli ver” isimli şarkıyı dinlerken aynı ölçüsüzlükte hüzne kapılması beni endişelendiriyor... Sanırım Hülya Avşar uçurum kenarlarında dolaşmayı seviyor. Şöyle ince bir çizgi üstünde ve onu seyreden herkesi tedirgin eden adımlar atarak...

Vedat ağabey ve şekeri!

Vedat Milor (Tadı Damağımda/NTV) ağabeyimizi önceki gün elleri titreyerek yemeğe dalarken izlemek yine harikaydı. Sanırım sohbet bölümü fazla uzadığı zamanlarda Vedat ağabeyin şekeri filan düşüyor... Eh, sohbet bitip yemeğe girişildiği vakitte de önce eller titriyor, sonra sorular bir tuhaflaşıyor. Erzurum’da esnaf lokantası tadındaki cağ kebapçısına “Yemeğin yanında şarap da vermelisin” telkinini o şeker dengesizliğine bağlamaktan başka bir çarem yok çünkü... O değil de bu gurme programlarında hesaplar nasıl alınıyor? Mesela Vedat ağabeyimizin hesabın yanında ne kadar bahşiş bırakılması gerektiği konusundaki bilgilerinden de yararlanmak isteriz. Ne dersiniz?

Dikkat elenecek var...

“O Ses Türkiye”nin (Show TV) karar anlarında çalan müzik bir hayli tanıdık. “Var mısın Yok musun”da karar anında o müziği, “Survivor” elemelerinde oylamada yine aynı müziği,”Yetenek Sizsiniz Türkiye” final oylamalarında yine aynısını duymak bir tuhaf gerçekten... Sanırım Acun Ilıcalı, heyecan duygusunu alabildiğine arttıran bu müzikle bir nevi markasını da tescil ettirmiş oluyor. O müziği her kim duyarsa ilk fikri; “aha birileri yarışmaya veda etmek üzere” oluyor çünkü...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder