Cumartesi günü Bulgaristan deplasmanında nefis bir ikinci yarı oynayarak 6-1 galip gelen A Milli Takımımız, Gürcistan’ı da 4-1'lik skorla geçmeyi başararak Dünya Kupası yolunda play-offlar için kritik bir galibiyet aldı. Konya’daki kalp kıran İspanya mağlubiyeti sonrasında çıkılan 2 maçta da muhteşem reaksiyon veren Türkiye, 4 gün içinde tam 10 gol atarak tarihi bir haftayı geride bıraktı.
Karşılaşmanın ilk yarısında sahaya çok yüksek bir enerji koyan A Milli Takımımız, kusursuza yakın bir presle başlayarak Gürcülere maçın onlar için kolay geçmeyeceğinin mesajını ilk anlarda verdi. Ön alanda Kerem, Kenan ve Yunus’un hareketliliğine orta sahada Arda-Hakan-İsmail üçlüsünün yoğunluğu eşlik edince Gürcistan sahada fazlasıyla pasif kaldı. Mert Müldür de Kvaratskhelia ile olan eşleşmesinde iyi iş çıkarınca takımımız oyunun hemen hemen her alanında üstünlüğü eline aldı.
Teknik direktör Vincenzo Montella ile giderek daha komple ve oyun ezberine sahip bir ekibe dönüşen A Milli Takımımız, Bulgaristan maçında olduğu gibi Kenan Yıldız’ı çok doğru şekilde kullanarak sonuca gitti. Elbette Kenan’ı bu kadar iyi kullanabilmemizi sağlayan faktörleri de unutmamak lazım. Sahanın üç bölgesinde de kilit pas atma konusunda mahir olan oyuncuların varlığı, bu tip savunma arkası koşularında da Türkiye’yi çok daha tehditkar hale getiriyor. İlk golde Abdülkerim Bardakcı’nın Kenan Yıldız’a attığı kusursuz uzun top ve Merih Demiral’ın gollerinde Hakan Çalhanoğlu’ndan gelen nefis ortalar, maçı çözmemizde en önemli etken oldu.
A Milli Takım, karşılaşmanın ikinci yarısının ilk bölümünde farkı 4’e çıkarmasıyla birlikte kafasında maçı bitirdi ve oyunu iyice rölantiye aldı. Türkiye’nin ilk yarıda oyun oynamasına izin vermediği Gürcistan da bu rehaveti kullanarak son yarım saati domine etti, bu bölümde bir gol atmayı başarsalar tek golde kalınca ortaya panik yapacak bir tablo ortaya çıkmadı.
Son Avrupa şampiyonu İspanya karşısında gardı erken düşerek farklı bir mağlubiyet alan A Milli Takımımız, Bulgaristan’ın üstüne Gürcistan’ı da kalitesiyle rahat geçerek taraftarlarının gönlünü almayı başardı ve 23 yıllık Dünya Kupası özlememizi dindirmek için önemli bir adım attı. Medya, suni problemlerle gündemi oyalasa da Vincenzo Montella önderliğindeki Bizim Çocuklar, performansının üstüne koya koya ilerleyip olumlu sonuçlar almaya devam ediyor.
Yıllarca Litvanya’ya, Fareo Adalarına ve kadro kalitemizin çok aşağısında olan daha birçok takıma karşı sahadan defalarca hüsranla ayrılan Türkiye, artık bu takımları problemsiz geçmeyi standardı haline getirdi. A Milli Takım’ın kaydettiği ilerlemenin kıymetini bilmek lazım. Bu takım teknik direktörü ve kaliteli oyuncu havuzuyla, Dünya Kupası’nda kayda değer işler başarma potansiyelini fazlasıyla taşıyor.

