Fenerbahçe, 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi sahnesinde boy gösterdiği ve hiç de fena bir performans sergilemeden puan alarak tamamladığı karşılaşmanın ardından İsmail Kartal'ın beklenmedik istifasıyla sarsıldı. Başkan Aziz Yıldırım'ın kabul etmediği istifasının ardından görevine dönen deneyimli teknik direktör, bir günlük ayrılığının ardından cumartesi günü takımın başında yer aldı.
Geçtiğimiz haftalarda Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, 4-0 kaybettikleri Ferençvaroş maçı sonrası istifa etmiş ve Ertuğrul Doğan'ın reddetmesi üzerine takıma geri dönmüştü. Ancak birkaç gün sonrasında Amedspor'a da mağlup olunmasının ardından yollar kesin olarak ayrılmıştı. Yani bir kez istifa etmek, teknik direktörün takım ile bağını büyük oranda koparıyor ve gelen ilk olumsuz sonuçta ayrılık ihtimalini bir kez daha gündeme getiriyor. Dolayısıyla İsmail Kartal'ın 'geri dönmemek üzere Fenerbahçe'den ayrılıyorum' şeklinde yaptığı açıklama, ilerleyen günlerde karşısına yeniden çıkacaktır. Fakat Fatih Tekke ile İsmail Kartal'ın görevinden ayrılmaya karar vermesindeki faktörler birbirinden çok farklı.
Fatih Tekke'nin görevi bırakma kararında, kadro mühendisliği anlamında takımın geçtiğimiz yıllardan daha farklı bir strateji izlemeye karar vermesi ve Karadeniz ekibi için mevcut şartlarda çok zor olan şampiyonluğun hedefleniyor olması muhtemelen büyük etken oldu. 49 yaşındaki teknik direktör, izlenen yoldan bir anda dönülmesi ve üstüne gelen kötü sonuçların da etkisiyle takımdan ayrılmaya karar verdi. İsmail Kartal ise her ne kadar ilk 4 maçta 2 mağlubiyet alarak Süper Lig'e istedikleri gibi başlayamamış olsalar da muhtemelen sonuçlardan ziyade hissettiği yoğun baskıdan bunalarak istifa etmeye karar verdi.
Giydiği kıyafetler, kullandığı kelimeler, yanlış telaffuzlar derken İsmail Kartal'ın her hareketi, sosyal medyada aşırılığa kaçacak düzeyde aşağılanmaya başladı. Zaten sosyal medyanın son yıllarda ne kadar acımasız bir ortam olduğu ve insanların düşüncelerini ne derecede etkileyebildiği hepimizin malumu. Öte yanan İsmail Kartal'ın nahif ve sakin kişiliğini fırsat bilip yorumculuk adı altında izlenmek, konuşulmak uğruna eleştiri dozunu fazlasıyla aşan konuşmalar işin bu noktaya gelmesinde büyük etken oldu.
Sosyal medyada karikatürize olmak, maalesef geri dönüşü olmayan bir durum ve İsmail Kartal da yukarıda bahsettiğim gibi diksiyonu ve telaffuzlarıyla ve daha birçok durumdan dolayı uzun bir süredir karikatürize edilmiş durumda. Bu saatten sonra bu algının değişmesi de imkansıza yakın. Dolayısıyla İsmail Kartal'ın bu durumla baş etmesi ve yapılanlara aldırmadan olabildiğince de bu insanlara az malzeme vererek işini en iyi şekilde yapmaya çaba sarf etmesi şart. Onun adına en iyi çözüm de sahada alacağımı sonuçlarla takımının Şampiyonlar Ligi özlemine son verdiği gibi sezon sonunda Süper Lig şampiyonluğu özlemine de son vermek.
