Sosyal medyanın 'adalet' gücü

09 Ekim 2019, Çarşamba 12:05
AA

Aile içi şiddet bir kez daha korkunç yüzünü gösterdi bizlere.

Şiddetin bu kadar yaygın olduğu toplumuzda artık sosyal medya da adaleti aramak için en önemli mecralardan biri haline geldi.Son 1 yılda yaşanan kadın cinayetleri, aile içi şiddet olayları, kayıp vakaları Twitter ile Emniyet ve Yargı'ya yardımcı olmaya başladı.

Serbest bırakılan zanlıların, sosyal medyada tepki ve şikayetler sayesinde yeniden gözaltına alınıp cezasını bulması sağlanabiliyor.

Peki şiddet ve taciz olaylarında neden sosyal medyaya başvuruyoruz?

Sosyal medya, eşitsizliklere karşı herkesin başvurabileceği bir mecra. Kısa sürede pek çok kuruma ve kişiye ulaşılmasını sağladığı için adalet arayışımızı artık sosyal medya üzerinden yapıyoruz.

(Şule Çet davası)

Eskiden adalet arayışımızı televizyon ve gazetelerden duyurmaya çalışırken, şimdi milyonlarca kişinin yardım isteğimizi duymasını sağlayabiliyoruz.

Şiddete karşı toplumda farkındalık yaratıp, sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayabiliyoruz.

En son örnek babasından işkence gören Tuğba oldu

Dün sosyal medyada bir işkence videosu yayıldı. ‘Tuğbaya yardım edin’ etiketiyle yayılan bu sarsıcı videoda, baba(!), 19 yaşındaki kızına acımadan işkence yapıyordu. Görüntüleri, Tuğba’nın yatalak olan annesi çekmişti. Yatalak annesinin çektiği video sayesinde sesini duyuran Tuğba’ya ünlü isimlerden de yardım geldi.

Sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu videonun ardından soruşturma başlatıldı, baba gözaltına alındı.

Haluk Levent, Tuğba için devreye girdi

Görüntüler sosyal medyada yayılmasaydı ne olurdu?

Kısaca şunlar olurdu; Tuğba’nın uzun süredir çığlıklarını duyan komşular hiçbir şey yapmadı, polise haber vermedi. Tuğba, tek başına karakola gidemedi. Şiddet devam etti.

Bu karanlık ihtimalleri göz önüne alınca, sosyal medyanın gücünü aslan yabana atmamak gerekiyor.

Hamile kadının aracına saldıran baklavacı kardeşleri de hatırlarsınız.

İkisi de gözaltına alındı, serbest bırakıldı. Görüntüler sosyal medyada yayılınca da tekrar gözaltına alındı.

Emine Bulut hepimizin yüreğini yaktı

Başka bir örnek de tüm Türkiye’nin içini sızlatan Emine Bulut cinayetinde yaşandı.

Boşanmak üzere olduğu eşi ile konuşmak için kafeye gelen Emine Bulut, eşinin bıçaklı saldırına uğramış, küçük kızının gözleri önünde ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek ne yazık ki can vermişti.

Emine Bulut cinayeti için gelen avukatlar

Haberin sosyal medyada yayılmasının ardından birçok avukat, kocanın en ağır cezayı almasını sağlamak için gönüllü olarak adliyenin yolunu tuttu, ünlü isimler yetim kalan küçük kıza yardım elini uzattı.

Tacizciler ifşa ediliyor, dava hızlanıyor

Son dönemde tacizcilerini sosyal medyadan ifşa eden kadınları da unutmamak gerek. Çekilen videolar ve fotoğraflar sayesinde polis, tacizcileri yakalamak için kısa sürede harekete geçebiliyor.

Hatay'da Gülay Mübarek ise kendisini 2 yıldır öldürmekle ve tecavüzle tehdit eden tacizcisi hakkında sosyal medyadan yardım isteyerek sesini duyurabilmişti. Davanın gidişatını hızlandıran çağrının ardından tacizci Erdoğan Küpeli, tutuklanmıştı.

***

Üzülerek belirtmeliyim ki bunlar, sadece bahsettiğim örnekle sınırlı değil; 11 yaşındaki Rabia Naz, Şule Duman, Şule Çet, Münevver Karabulut

Şiddete karşı sessiz kalmak da bir şiddet göstergesidir.

Sosyal medya her ne kadar yüksek sesli bir mecra olsa da, hala sesini duyuramayan kadınlar ve çocuklar olduğunu unutmamak gerek. Çevrenize bakın ve şiddetin sonlanmasına yardımcı olun.


Sıradaki haber yükleniyor...