Altında balon mu oluştu?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Düğün mevsimindeyiz ya altını soran eskisine göre daha çok oluyor. Hafta sonu eş dostun yanı sıra gittiğimiz mekanlarda garsondan, otoparkçıdan da altının kaderini merak eden sorular aldım. Vatandaş 8 yıl önce düğünde yeğenine Cumhuriyet Altını takmış. O tarihte 120 TL’nin biraz üstündeymiş.

[[HAFTAYA]]

Şimdi bana şunu soruyor: ‘Şimdi Cumhuriyet Altını 530 TL’nin üstünde. Ben de onun kızına aynısını takmasam ayıp olacak. Ama benim gücüm yetmiyor ki?’ Bu vatandaş haklı... Altın hakikaten almış başını gidiyor... ‘Balon’, ‘Düzeltme gelecek’ ya da ‘Daha fazla yükseliş olmaz’ gibi değerlendirmelere rağmen bu yazıyı hazırladığım sırada 1.548 dolar/ons bedelinden işlem görüyordu.

Çeyrek altının bile fiyatının 130 TL’yi geçtiği bir dönemde, altının geleceğini merak edenlerin sayısı bir hayli fazla... İzlediğim kadarıyla dünyanın da Türkiye’den farkı yok. Öyle ki bir zamanlar altın üzerine rapor hazırlamayan banka ile yatırım şirketleri, bu alışkanlıklarını geride bıraktılar.

Durumu ne olacak?

Türkiye’de çok fazla adını duyurmamış Erste Group adlı yatırım danışmınlık şirketi var. Ben bu şirketin 2008 yılında hazırladığı altın raporunu okumuştum. Yeni raporu görünce, o raporu hatırladım. Çünkü, 2008 yılında, altının fiyatı bugünkünün neredeyse yarısıydı ve onlar 2300 dolar hedefi koymuşlardı. Dürüst olmak gerekirse ben biraz abartılı bulmuştum. O nedenle yeni raporlarını daha dikkatli inceledim. Epey geniş ve zengin içeriğe sahip bir rapor... Ben o rapordan birkaç başlığı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yeni rapordan öne çıkanlar

- Enflasyon, tek başına hiçbir zaman altın için sürükleyici bir neden olmadı. En önemli etkenlerden birini ‘sıfır faiz’ oluşturuyor.

- 1980’ler ve 1990’lardaki ‘altının ayı piyasası’ döneminde reel faiz oranı yüzde 4’ler düzeyindeydi. Bu dönemdeki ayların sadece yüzde 6.7’sinde faiz negatif yönde kalmıştı.

- 1970’lere ise durum oldukça farklıydı. 1970-80 arasındaki dönemde, ayların yüzde 54’ünde faiz ekside kaldı. Reel faizin yüzde 0.99 üstüne çıktığında altın fiyatlarında zayıflama da başlıyor. Faiz, şimdi ABD, Japonya ve çok sayıda ülkede olduğu gibi ‘eksi’ ya da sıfıra indiğinde ise altın güç kazanıyor.

Olumsuz etkiliyor

- ‘Sıfır faiz’ etkisinin yanı sıra altın, ekonomilerde güven kaybının öne çıktığı, borçluluk yapısının bozulduğu ve bol para basıldığı dönemlerde yükselişe geçiyor. Bu konuda da şu örneği veriyorlar: 1980 yılında para arzı 200 milyardı, şimdi 2.6 trilyon dolar. Eğer aynı ölçüde artış olsaydı altın 11.050 dolar olurdu.

- ‘Balon var’ diyen görüşlere de katılmıyorlar. Onlara göre ‘Altın balonu’ ile ‘Altın boğa piyasası’ farklı tanımlamalar. Şu anda boğa piyasası etkili ve altın fiyatı hâlâ çekici. Her zaman belirttiğim gibi, piyasalar dinamiktir, yeni kararlar ve haberler çok hızlı yansır. Bu görüşleri paylaşırken, alım ya da satın yönünde bir öneri gibi değil, yeni bakış açısı kazandırıcı bir görüş olarak alın.

Kadın girişimci sayısı

Son birkaç yıldır kadın girişimcilere yönelik ‘pozitif’ bir ayrım var. Hükümetten bankalara kadar çok çeşitli kesimler bu konuya özel ağırlık veriyorlar. Bu kapsamda sık sık kadın girişimci sayısına yönelik rakamlar duyuyoruz. En son açıklanan ise 81 bin idi. Sözünü ettiğim rakama anonim/limited ve şahıs şirketleri dahil ediliyor. Ancak, bence ‘girişimci’ kapsamına alınması gereken esnafları da unutmamak gerekiyor. Esnaf ve Sanatkarlar Birliği’nin bir verisini gördüm... Türkiye’deki 2 milyon esnafın 167 bini kadınlardan oluşuyormuş. Hiç de fena bir rakam değil. Bildiğim kadarıyla ABD’de esnaf tarzı girişimler de aynı hesaba katılıyor. Böyle bakıldığında Türkiye’de esnaflar dahil 250 bine yakın kadın girişimci olduğu söylenebilir.

Fenerbahçe ve sponsorları

Futbolda şike soruşturmasıyla birlikte sponsorların durumu da gündeme geldi. Bu kapsamda görüşüne başvurulan Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir’in açıklamalarını okudum. Sanki Fenerbahçe sponsorluğundan çekilmeyi planlıyorlarmış gibi bir hava vardı. Bir Fenerbahçeli olarak bu açıklamaya epey bozulduğumu, etrafımda da benzer düşünceler gördüğümü söylemem lazım. Ancak, Erkan Akdemir ile konuşunca, sponsorlukla ilgili açıklamanın bir hayli yanlış yansıtıldığını gördüm. Çünkü, Akdemir, bir açıklama yapmamış, iPhone4 ile ilgili etkinlikte, sorular üzerine sponsorluk konusunda değinmiş. Özetle de şunları söylemiş:

- Biz futbola destekte açık farkla önde giden bir şirketiz.

- Yaptığımız sponsorluğun toplam bütçemizdeki içindeki payı bunu açıkça ortaya koyuyor.

- Üstelik Avrupa ile karşılaştırılınca, sponsorluk yatırımın dönüşünde, onlar bizden 2 kat daha iyiler. Buna rağmen biz futbolu destekliyoruz.

- Şu anda yaşananları ayrıntılı olarak bilmiyorum. Açıklamamda bunu belirttim ve değerlendirme için erken olduğunu söyledim. Gelişmelere bakıp sponsorluğu gözden geçireceğiz.’

Sponsorların bakışı önemli

Avea’nın kararını gelişmelere göre göreceğiz. Ancak, Avea ya da diğer sponsorlar karar verirken, konunun, kişi değil, büyük takım/takımlar olduğunu, kişilerin varsa hatalarının büyük camialara fatura edilemeyeceğini bilmeleri gerekiyor. Diyelim ki Fenerbahçe küme düşürüldü. (Umarım olmaz) O zaman ben dahil 20 milyon kişi Fenerbahçeli olmaktan istifa mı edeceğiz? Yine sponsorların ürün ve hizmetlerini kullanmaya devam etmeyecek miyiz? Federasyon ya da yargı ne karar verir, bilmiyorum. Ama sponsorların cezayı taraftarlara, futbolculara ve teknik kadroya kesmemesi gerekiyor. Gerçek dostlar zor zamanlarda ortaya çıkar.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder