Kebap dersem saklan, virüs dersem çık!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İşyeri hekimliği, işyerinde çalışanların yaptığı işten ve çalışma ortamından kaynaklanabilecek olası sağlık risklerine karşı korunması, yani işyerinde sağlık sorunları henüz oluşmadan önüne geçmek üzere koruyucu faaliyetlerin oluşturulması, programlanması, uygulanması ve geliştirilmesidir.

Bu gaye, sağlık hizmetinin evvela sağlıklı insanlar için olduğu koruyucu sağlık yaklaşımından hayat bulmuştur.

Bu anlamda sağlık hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve iyileştirici – tedavi edici sağlık hizmetleri şeklinde ikiye ayrılır.

İşyeri hekimliği, bu ayrımın koruyucu tarafında kalır.

Teoriye göre koruyucu tarafta kalır kalmasına ama pratikte durum maalesef biraz farklı…

Çalışanları işe girişte muayene etmek dışında koruyucu bir faaliyetin pek iz sürmediği bir alan oluşmuş durumda.

Çalışma sahasını, çalışanlar ile çalışma alanı ilişkisini, makineyi, ekipmanı, araç gereçleri ve üretim yöntemini hiç görmeden, işletmenin revirinde işe giriş muayenesi ile başlayıp, yine aynı yerde ilaç yazımı ile devam eden yahut son bulan bir süreç…

Koruyucu sağlık bu sürecin neresinde derseniz, elbette hiçbir yerinde yok!

Oysa koruyucu sağlık anlayışı; eğitim planlaması, farkındalık aktiviteleri, kurum içi spor, ergonomi, işyeri konforu, sağlıklı iletişim, sağlıklı çalışma ortamı, doğru çalışma yöntemi gibi birçok konu ve kavramın içinde barındığı bütünsel bir yaklaşımın ve profesyonel bir branşın çıktısıdır.

Çoğu işletmeler koruyucu sağlık hizmetinin ne anlama geldiğini bilmediğinden ötürü işyeri hekiminden beklentisi de tabii olarak ilaç yazımı ile sınırlı kalıyor. 

Beklenti böyle olunca da görevini en iyi yapan işyeri hekiminin, en çok ilaç yazan olduğu düşüncesi oluşuyor. 

Bir paradoks gibi yani…

Yanı sıra işletmede devam eden yoğun iş güvenliği faaliyetlerinin arkasına sığınıp gizlenme gibi bir durum da söz konusu olunca, kendini revire hapsedip koruma altına alan bir yapıya dönüşüyor “koruyucu hekimlik.”

Fakat gün gizlenme zamanı değil, gerçek bir işyeri hekimi olma zamanı!

Virüs ile mücadele planı – programı oluşturma, sistem kurma, ciddi bir eğitim ve farkındalık oluşturma zamanı.

Şimdi revirden çıkma zamanı.

Çalışanları bu salgından koruma zamanı.

Yani eller yukarı!

Önümüzdeki süreçte işyerinde yaşanan salgın vakalarına yönelik açılacak olan iş kazası - meslek hastalığı davalarını ve bu davaların birincil muhatabı olarak işini etik ve teknik çerçevede yerine getirmeyen işyeri hekimlerini görecek miyiz dersiniz?

Bizzat tanıdığım yahut henüz tanışma şerefine nail olmadığım, mesleğini layığı ile icra eden işyeri hekimleri bu bahsin içinde değil, başımın üstündedir. 

Ben sadece gizlenenlere sesleniyorum: Kebap dersem saklan, virüs dersem çık.

“VİRÜS!” 


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder