35 yıl önce ve bugün

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Tarihte üç olay vardır ki, Yunanlar bunları asla unutmadı ve unutmaz. Biri İstanbul’un Fethi. İkincisi Küçük Asya Felaketi dedikleri İzmir’den denize dökülüşleri. Üçüncü de Kıbrıs. Ben orada görev yaparken, ‘Bunların üçünün de intikamını bir gün alacağız’ dediklerini hep duydum.”

Bu sözler Emekli Deniz Kurmay Kıdemli Albay Göksenin Tançelik’e ait. Hem Deniz hem de Silahlı Kuvvetler Ataşesi olarak 1985 – 1988 arası Atina’da görev yapan Tançelik ile iki ülke arasında yaşanan gerginliği konuştuk.

Varsa yoksa Türkiye

Emekli Albay Tançelik, Yunan dış politikasında neredeyse tek başlığın Türkiye olduğunu söyledi. Bugün gündemde olan gerginliğe, Göksenin Tançelik’in 35 yıllık anıları ışığında bakınca bazı şeylerin hiç değişmediği açık şekilde görülüyor. İşte Tançelik’in Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği’nde askeri ataşe olarak görev yaptığı 1985-88 hatıratından satır başları:

- Bakın, en baştan söyleyeyim; bu bölgede sıcak harbe girmek çok zordur. Kolay kolay olmaz ama yine de bunu kimse pompalamasın.

- Yunanistan’da halk iki şeye bakar. Önce ekonomiye, sonra da dış politika ve güvenliğe… Dış politikalarında Türkiye dışında önemli bir başlık yoktur. Türkiye düşmanlığı da adeta bir devlet politikasıdır. Ortaokul, lise kitaplarında Türk düşmanlığını işlemeye başlıyorlar.

- Siyasette de öyle… Türkiye’ye karşı kim daha çok düşmanlık gösterirse o iktidara gelir. O dönemin iki lideri Baba (Andreas) Papandreu ile Baba (Konstantin) Miçotakis’ti.

- O dönem Başbakan Andreas Papandreu’ydu. Konstantin Miçotakis de muhalefette... 87’de Piri Reis (gemi) sismik araştırma için Ege’ye açıldı. Atina ayağa kalktı. O gün de yine başta Fransa olmak üzere Avrupa arkasındaydı Yunanistan’ın.

- Piri Reis çıktı diye Baba Papandreu “Bu savaş sebebidir” dedi ve ülke alarm durumuna geçti. Savaş pilotları kombinezonla uçak başında bekliyordu. O derece…

Çözüm diplomaside

- Başta da söyledim, savaş zor. Zaten Atina bunu göze alamaz, doğru. Milli güç unsurları arasında büyük bir fark var. Nüfus büyüklüğündeki oran da ortada.

- Ama unutulmamalı ki, Ege’deki bütün adaları silahlıdır Yunanların. Hem hava unsurları hem kara...

- Bir delilik yapmaya kalksalar, adalardan ya da Atina’dan kalkan bir F-16’nın İzmir semalarına ulaşması dakikalar alır. Tabii ki bizim Hava Kuvvetleri de boş durmaz ama söylemek istediğim şu. Böyle bir gelişmenin bizde de yaratacağı psikolojik etki ne olur bir düşünün.

- Sonuç olarak, sorunlar diplomasiyle çözülmeli. Atatürk’ün de dediği gibi yani.

- Güçlü olmamasına rağmen, Yunanistan’ın arkasında Avrupa Birliği var. Biz o yıllarda mesela ‘Güven Artırıcı Önlemler’ kavramını ortaya atmıştık. Bugün de benzer bir anlayışla, hedef mevcut kaynakları, çıkarları, adil şekilde paylaşmak olmalı. Çözüm uluslararası mahkemelerde değil diplomaside bulunmalı. Atina’dan önce onlara siyasi destek veren Avrupa ülkelerini ikna etmek de önemli bir husustur.

NOT: O gün yazım yok. 30 Ağustos Zafer Bayramımız şimdiden kutlu olsun. Yaşasın Atatürk, yaşasın bağımsız Türkiye Cumhuriyeti.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder