En başta söyleyeyim, birazdan okuyacaklarınız Yatırım Tavsiyesi Değildir. Yani YTD.
Savaşın hem global ekonomiyi hem de Türkiye ekonomisini etkilediğini hepimiz biliyoruz. Bilmediğimiz ise bu gergin ve kırılgan ortamda bütçemizi ve eğer varsa yatırımlarımızı nasıl yöneteceğimiz. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova’ya bu kritik noktayı sordum. Bu ortamda neler yapabileceğimizi, neleri alıp neleri satacağımızı…

Prof. Arzova tespit, öngörü ve önerilerini şahsi bütçesinden örneklerle anlattı: - Savaş, doğrudan uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarını vurdu. Brent petroldeki yükseliş ve dalgalanmaları izliyoruz. Geldiğimiz noktada en büyük tedirginlik kaynağı, savaşın ve dolayısıyla petrol fiyatlarındaki bu durumun kalıcı olup olmayacağı, bu sürecin uzun sürüp sürmeyeceği soruları. Eğer bu durum kalıcı olursa bu Avrupa ve ABD’de bir resesyon, daha da önemlisi bir stagflasyon doğurma riski çıkıyor ortaya. Yani durgunluk ve yüksek işsizlik… - Biz Türkiye olarak enflasyonla mücadele programının en kritik aylarından geçtiğimiz bir dönemde yakalandık bu savaş ortamına. Savaş kısa sürmez, ekonomiye etkileri uzun zaman devam ederse önemli olan ‘B Planı’na sahip olmak. Doğru iletişim doğruyu söylemekle olur. Olabilecek olanları hafif göstermek doğru bir yöntem değildir. - Savaşın yaz turizmine olası etkilerini, akaryakıttan da kaynaklı, halihazırda gıda fiyatlarına ve nihayet cari açığa yapabileceği olumsuz etkileri değerlendirip ona göre hareket etmek gerekiyor.
Döviz kurundan faiz beklentisine kadar her başlığı senaryo bazlı ele alıp ‘B Planı’na çalışmak şart. - Altın hâlâ güvenli liman olma özelliğini koruyor. Son dalgalanmaya rağmen öyle. ABD Doları, Japon Yeni ve İsviçre Frangı da bu dönem yine güvenli varlıklardan. Keza, global pazarlarda petrol ve petrol ürünlerine de yatırım yapıldı, yapılıyor. Ama sonuçta altın hâlâ yükseliş trendinde. Biraz daha düşebilir ama yine yükselecektir. - Gram altın sahibi her zaman kazanır. Bu noktada bir sıkıntı yok. Burada ben bir yatırım tavsiyesi olarak değil ama kendi yaptığım yatırımı söyleyeyim… Ben altınımı tutarım, satmam. Hatta ons altın 5 bin 200 Dolar’dan aşağı gelirse, imkânım varsa daha da alırım. Biraz da Dolar alırım, param varsa. - Aile bütçemizi yönetirken de imkânımız varsa yatırım yaparken de ilk kural panikle hareket etmemek olmalı. Panik olmadan pozisyon belirlemek en doğrusu. Mesela altın yatırımcısı, kârını yeterli görüyorsa satıp başka enstrümanlara dönebilir çünkü tekrar bir sert artış hemen olmayacak altında.
Borsaya yani hisse senetlerine yatırım yapmayı düşünenlerin yönelebileceği spesifik sektörler var. Sadece Türkiye için değil, global olarak söylüyorum. Savunma sanayii şirketleri, gıda sektörü, perakendecilik sektörü ile petrol ve petrol ürünlerini işleyen şirketler düşünülebilir. Bütün bunların yanında ben şu anda çok düşük olduğu için az miktarlarda kripto para da alıyorum. Riskli olan alt coinler değil Bitcoin… Ama öyle çok değil, hatta komik sayılabilecek miktarlarda. Küçük küçük.
