Bir bilenden ABD analizi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Amerikan demokrasisi bu rezaletin hesabını meşru yollardan sormazsa, dünyayı görülmemiş bir kaos bekliyor demektir.” Emekli Büyükelçi Namık Tan, Washington DC’den gelen görüntüler üzerine, önceki gece yarısı bu tweeti attı. 2010-2014 döneminde Türkiye’nin Washington Büyükelçisi olarak görev yapan tecrübeli diplomatı arayıp Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yaşananları ve olan bitenin dünyaya muhtemel yansımalarını sordum.

Tan, söze “Amerikan toplumu yaşadığı her krizden, yaptığı her hatadan ders çıkarmıştır. Eminim bu defa da çıkaracaktır ama bu sefer çok kısa süre içinde bu dersi çıkarıp uygulamaya da geçirmesi gerekiyor” diye başladı ve devam etti. İşte Namık Tan’ın tespit, değerlendirme ve öngörüleri…

Eyaletler bağımsızlıklarını ilan ederse?

- ABD 230 yıllık, dünyaya referans olmuş bir demokrasi. Böyle bir demokrasi kendine yönelik bir tehdide karşı refleks göstermekten uzaksa durum tahmin edilenden kritik demektir.

- Joe Biden, yönetime geldiğinde zaten bir restorasyon yapacaktı. Yapıp yapamayacağı şüpheliydi ama artık yapmak zorunda. Hiçbir bahanesi kalmadı.

- Bakın size şöyle bir örnek vereyim… Ülke bu yönetim krizini aşamazsa, yarın Kaliforniya bağımsızlığını ilan ederse ne olacak? Silikon Vadisi’ne parmağınızı koyup 40 millik bir daire çizerseniz dünyanın dördüncü büyük ekonomisi orası. Bu örnek fantastik gözüküyor ama dün yaşanan olay da fantezi gibi görülüyordu. Demek istediğim şu: Acilen çözülmezse, başka bir yere doğru evrilebilir bu süreç.

- ABD demokrasisi, kendi toplumuna örnek olma rolünü kaybederse ne olacak? Bu adama (Trump) hesap sorulması bu açıdan da çok önemli. Meşru bir bedel ödetilmesi lâzım. Ve bunun, gitmeden yapılması lâzım. Bütün bunları yapabilen bir adam hiçbir bedel ödemeden giderse, bu, başkalarına da cesaret verir. Unutulmamalı ki, ABD’de Trumpizm hâlâ çok canlı. Başkaları çıkar, başka şeyler yapar. Texas mesela… Trump’ın kalesi… Zengin bir eyalet. Eyalet meclisi çıkıp “Ben bağımsızlığımı ilan ediyorum” dese…

- Söylemek istediğim, asalım-keselim değil. Demokrasinin hesap sorma yöntemleri bellidir. Bundan sonra bu tip işlere soyunmayı düşünebilecek olanları caydırmak gerek. - Neyse ki, göründüğü kadarıyla yaşananlardan kendisi de ürkmeye başladı. Umarım kendisi çekilir, görevi son 12 gün için Mike Pence’e devreder.

Türkiye açısından bakınca...

- Bundan sonra, ABD Türkiye’ye bir şey söylediğinde, ilk duyacağı lâf belli. “Kardeşim sen kendine bak. Böyle demokrasi mi olur?” türünden cümleler gelecek.

- Pandemide de anlaşıldı ki sorunların çözümü için küresel işbirliği lâzım. ABD - Avrupa Birliği arasında bir rehabilitasyon dönemi başladı. Türkiye de kendini belli ölçülerde dönüştürerek buna katkı yapmalı. Sadece kendi doğrularımızla değil, daha çoğulcu ve paylaşımcı bir tavır sergilememiz, bazı ısrarlarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor. Bazı yaklaşımların yumuşatılması ve bunların bir taviz olarak görülmemesi lâzım. Hukuk sistemimizi düzeltme konusu gibi... Bunu başkaları için değil, kendimiz için de yapmamız gerekiyor.

Yazarlarımızdan

18 Ocak 2021, Pazartesi 09:49
18 Ocak 2021, Pazartesi 09:47
18 Ocak 2021, Pazartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder