Bu bir buçuk sene nasıl geçer?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ülkenin gündeminde ekonomi var. Bakmayın siz siyasette; 50+1 gibi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme yolculuğu” gibi başlıkların tartışıldığına. Asıl gündem ekonomide yaşanan ciddi sıkıntı. Muhalefet erken seçim talebini, ‘acil koduyla’ yeniledi. AK Parti ve MHP ise seçimlerin zamanında yapılması konusunda kararlı, ısrarcı. Haziran 2023’e daha bir buçuk sene var. Herkesin aklındaki soruysa şu: Mevcut ekonomik koşullarda bu bir buçuk sene geçer mi? Geçerse de nasıl geçer?

BİR GÖRÜŞ

Enflasyon-faiz dengesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın durduğu nokta gayet açık. Erdoğan’ın tercihinin piyasaya yansıması da öyle. Ankara’da, AK Parti çevrelerinden şu tarz değerlendirmeler duyuyoruz son günlerde: Evet, faiz indirimlerinin etkisiyle artan döviz kurunun piyasaya ve günlük yaşama olumsuz bir etkisi var, bu doğru. Ancak kurdaki artış, yabancı sermaye açısından Türkiye’nin, başta borsa olmak üzere, daha da ucuzlaması anlamına geliyor.

Bu da yabancı yatırımcı için Türkiye’yi cazip hâle getirecek ve yılbaşı itibariyle Türkiye ekonomisine ciddi bir kaynak girişi olacak. İngiltere ve ABD fonları kapıda bekliyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden de Türkiye piyasasına girmek için bekleyen büyük para var.

Borsa şu anda yabancılar için zaten çok ucuz. Kur artışıyla birlikte daha da ucuzlamış olacak ve yakında yabancılar yüklü alımlar yapacak. Bu da piyasayı ‘olumlu’ya çevirecek. Ekonomistler ve piyasa yapıcılar açısından ne kadar gerçekçidir bilemiyorum ama böyle konuşanlar var.

VATANDAŞIN GÜNDEMİ

Diğer yandan; bakkala, markete giden herkesin, hepimizin yaşadığı bir gerçek var. Perakende piyasasında etiketler artık neredeyse günlük değişiyor. Şeker ve sıvı yağ başta olmak üzere yakında rafların bir bölümünün boş kalacağı konuşuluyor. Şekere zam yapıldı ama piyasa fiyatı, o zamlı fiyatın da çok üzerinde. Temel gıdada, bakliyatta fiyatlar günlük, hatta anlık değişiyor. Ayçiçek yağındaki sıkıntı uzun süredir biliniyor. Şimdi zeytinyağında çok ciddi bir fiyat artışı var.

Son bir haftada yüzde 25 civarında arttı zeytinyağının fiyatı. Üstelik zeytinyağının çoğu ihraç ediliyor. Sektörde, “Böyle giderse iç piyasaya yağ kalmayacak” yorumları yapılıyor. Üretici, toptancı, perakende satan ve nihayet tüketici… Herkes sıkıntılı. Kimse önünü göremiyor ve piyasaya ciddi bir panik havası hakim. Marketlerde alışveriş yapan herkes etiketleri inceliyor.

Bir hafta önceki fiyatlarla karşılaştırıyor rakamları. İnsanlar birbirlerinin elindeki sepetlere bakıyor hissettirmemeye çalışarak. Sepeti dolu olanlar hızlıca kasaya yöneliyor. Adeta utanarak alıyor insanlar pahalı ürünleri. Herkes birbirine hayat pahalılığından yakınıyor. Ayaküstü sohbetlerin tek konusu zamlar. Ekonomide işler iyi gitmeyince, ortaya çıkan tablo böyle oluyor. Ve siyasetin gündemini asıl belirleyecek olan da işte bu tablo. Yani vatandaşın cebi.

Yazarlarımızdan

02 Aralık 2021, Perşembe 12:51
02 Aralık 2021, Perşembe 07:00
02 Aralık 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder