Dursun Çiçek'in suç duyurusu metni

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Emekli Albay ve CHP eski Milletvekili Dursun Çiçek, 5 sayfalık bir metin hazırladı. Bir suç duyurusu metni... Başlığı, “FETÖ’nün siyasi ayağını ihbar ediyorum!”

Çiçek, suç duyurusunda önce Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un 28 Ocak 2020 Salı akşamı Haber Global TV’de Erdoğan Aktaş’a yaptığı açıklamalardan alıntılar yapıyor.

Dursun Çiçek, Başbuğ’un “25 Haziran 2009 Perşembe gecesi TBMM’de kabul edilen, kamuoyunda Dursun ÇİÇEK yasası olarak bilinen yasama çalışmasına kim katıldıysa, ceza yasası değişikliğini kim TBMM’ye getirdi ve yasalaşmasını sağladıysa, o kişiler FETÖ’nün siyasi ayağıdır.

Çünkü bu yasa değişikliği ile kumpas mağduru askeri şahıslar FETÖ militanı savcı ve hakimlerin görev yaptığı Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’ne teslim edildi” sözlerine yer veriyor.

Ardından da, 25-26 Haziran 2009 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarına yer verip 5 sayfalık metni şu şekilde tamamlıyor:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına açıkça suç duyurusunda bulunuyoruz ve yasal göreve davet ediyoruz.

Binlerce masum askeri ve cumhuriyet aydınını emperyalizmin maşası FETÖ’nün talimatlarına göre yıllarca mağdur eden ve devlet kadrolarından tasfiye eden FETÖ yargısına mahkum eden söz konusu yasanın çıkması için TBMM tutanaklarında açıkça yer aldığı gibi özel bir gayret gösteren; dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin- Hatay, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İYİMAYA-Ankara, Kanun Teklifinde imzası bulunan Bekir Bozdağ-Yozgat, Ahmet Aydın-Adıyaman, A. Müfit YetkinŞanlıurfa, Mustafa Elitaş-Kayseri, Yahya Doğan-Gümüşhane, Mehmet Ceylan-Karabük hakkında soruşturma açılmasını talep ediyoruz.

Adı geçen şahısların 15 Temmuz kanlı darbe girişimine giden hain sürecin aleni hale gelmesini sağlayan yasal düzenlemede görev aldığı TBMM tutanağı ile sabit olduğu gerçeğinden hareketle, FETÖ suç örgütünün siyasi ayağı olarak soruşturulmasını millet adına bekliyoruz.”

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

“FETÖ’nün siyasi ayağı” tartışmasını yeniden alevlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin iki hafta önceki (17 Ocak 2020 tarihindeki) açıklamaları olmuştu.

Bahçeli, FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması konusunda doğru adresin TBMM değil, yargı olduğunu şu sözlerle ifade etmişti.

“Bu milletvekili işi değil. Yargıya başvuracaksınız, savcılar harekete geçecek. Bugünkü hükümetin yapacağı tek şey bundan böyle, ‘Terörle mücadelenin her iki boyutunda tam yetkilisiniz ve sonuna kadar da gidiniz.

Gittiğiniz yerde millet iradesi olarak ben varım’ diyecek. Yani hükümet olarak, milli iradeyi temsilen, o yargıçların arkasında duracak. ‘Size tam yetki veriyorum, elden gelen tüm çabayı gösteriniz. Siyasi irade olarak da arkanızda duruyoruz’ demeli.”

PEKİ NEDEN ŞİMDİ?

CHP eski milletvekili Dursun Çiçek’i aradım.

- Sayın Çiçek, suç duyurusunda bulundunuz mu, başvurdunuz mu cumhuriyet savcılığına?

- Hayır henüz bulunmadım. Haftaya bulunacağım.

- Tamam. Ama şu soruyu da sormam gerekiyor. “Peki neden şimdi?” Neden şimdi böyle bir suç duyurusunda bulunuyorsunuz?

- Neden şimdi? Çünkü ceza davalarında suçun işlendiğini öğrendiğiniz zaman esas. Ben suçun işlendiğini İlker Başbuğ’un o canlı yayındaki açıklamalarıyla öğrendim. Dolayısıyla benim gerekçem o. O ihbar etti. Kendisi tanık olarak sürecin içinde olduğu için…

Böylece zaman aşımı gibi bir konunun gündeme gelmesi de mümkün olmuyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder