Kadına şiddet değil 'Cins kırım'

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yıllardır; konu ‘kadın’ olduğunda görüşlerine başvurduğum, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi veren kadın aktivistlerden rica etmiştim. Kadına şiddet, taciz, tecavüz, cinayet gündemindeki önceliklerini yazmalarını istemiştim.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yazımı kadınlar yazsın istemiştim. İşte bu yazı, o kadınlardan gelen mesajların harmanlanmasıyla çıktı ortaya. Yani bu yazıyı kadınlar yazdı.

60 GÜNDE 67 KADININ ÖLDÜRÜLMESİ...

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2021’in ilk 60 gününde 67 kadın öldürüldü. “Her gün kadınların öldürüldüğü bir ülkede bu mesele artık ‘kadına şiddet’ olarak tanımlanamaz, bu bir ‘cins kırımdır’ yani tüm cinsi yok etmeyi hedef alan bir saldırıdır” diyor kadınlar. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) Ocak ayında, kadın cinayetlerine karşı ‘cins kırımı’ kampanyası başlattı. Çok sayıda aktivist, yazar, sanatçı Meclis’i kadın cinayetleri gündemiyle acil toplantıya çağırdı.

CHP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil Meclis’te yaptığı konuşmada, “Gelin EŞİK’in çağrısına uyalım, derhal toplanalım” dedi ama Kadıgil’in mücadeleye, görüşülen kanun teklifini kabul ederek başlanabileceği çağrısı AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.

En temel insan hakkı olan ‘yaşam hakkı’ ihlal edilen kadınlar, kendileri için ‘hayatî’ bu meselenin siyasi polemiklere kurban edilmesinden şikâyetçiler. “Siyasi partiler, her gün öldürülen kadınlar için Meclis’i derhal toplayıp acil alınması gereken önlemleri görüşmeli” diyorlar.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Mayıs 2011’de İstanbul’da imzalanan ve bu nedenle İstanbul Sözleşmesi olarak anılan uluslararası sözleşmenin özelliği, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık konularında o güne kadar yapılmış en kapsamlı sözleşme olmasıydı. Türkiye uzun yıllar bu sözleşmenin ilk imzacısı olmakla gurur duyarken çoğu zaman uygulamada sözleşmenin gereklerini yerine getiremedi. Asıl bu sorunun çözülmesi gerekirken bir süredir İstanbul Sözleşmesi çeşitli çevrelerin hedefinde. Kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’ni yok saymak, sözleşmeyi kaldırmaktan bahsetmek dahi kadınlara yönelik şiddeti artırıyor” uyarısında bulunuyorlar.

NAFAKA

Kadınların nafaka hakkı da yine bazı çevrelerce “süresiz nafakaya hayır!” sloganıyla tartışmaya açıldı. Kadın Dayanışma Vakfı’nın araştırmasına göre kadınlara verilen nafaka ortalama 370 lira. Tespit edilen en önemli sorun ise nafakaların çoğunlukla ödenmemesi! “Gerçekler böyleyken nafakayı haksız zenginleşme aracı gibi gösterenler kamuoyunu yanıltıyor ve kadınları düşmanlaştırıyor” diyor kadınlar.

İSTİSMARCIYLA EVLİLİK

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu’nun geçen yıl yaptığı çağrı da kadın örgütlerinin hâlâ gündeminde. Farklı çevrelerden kadın örgütleri bu konuda da birlikte hareket ediyor. Kadınlar, istismara maruz kalan çocuğun, istismarcıyla evlendirilmesi durumunda istismarcının affını sağlayacak bir düzenlemenin din ve gelenek kisvesi altında gündemde tutulmasını kabul edilemez buluyorlar. 2016 yılından beri bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirildiği için de “tetikteyiz” diyorlar.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder