Kuru gıdada sıkıntı değil bolluk var

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Marketlere koştuk, kolonya, dezenfektan, temizlik kağıtları gibi ürünlere hücum ettik ya...

Bir de kuru bakliyat, un, pirinç, bulgur, makarna vb gıdalara... Kuru gıda toptancılarını arayıp sordum “Nedir durum?” diye. İşte aldığım yanıtlar:

  • Kuru gıda piyasasında herhangi bir stok sıkıntısı yok. Aslına bakarsanız aksine son aylarda işler ciddi boyutta düşük gittiği için stok fazlası bile vardı. Şimdi artan satışlarla piyasa bir miktar hareketlenmiş oldu.
  • Kolonya, dezenfektan gibi maddelerde evet, fahiş fiyat artışları ve fırsatçılık var ama gıdada öyle bir durum yok. Açıkçası zaten işleri durgun olan esnaf öyle bir yola tevessül edip müşteriyi ürkütmekten de, afişe olmaktan da çekinir. Aklı başında kimse yapmaz bunu.
  • Büyük kentlerde ‘gross’ tabir edilen büyük marketlerde, evet bir miktar yoğunluk oldu ama bu durumun da birkaç gün içinde normale döneceğini tahmin ediyoruz.
  • Tabii bu arada şunu da görmemiz gerekiyor... Normal zamanda senede 10 kg pirinç tüketmeyen kişi, 25 kg pirinç alıyor. Tüketicimiz de bilinçsiz maalesef.


‘Ahlak'ta zaman aşımı olur mu?

Tecrübeli futbol insanı, teknik direktör Mesut Bakkal bir kitap yazdı. “Mesut Bir Adamın Hikayesi” adlı o kitabın bir bölümünde, 34 sene öncesinden bir anısını paylaştı Bakkal. Futbolculuk döneminden... Denizlispor’da oynadığı 1986’dan bir hatırasını...

Galatasaray’ın Denizlisporlu oyunculara teşvik primi verdiğini anlattı. O günün parasıyla, kişi başı 2 milyon lira aldıklarını…

O sezon Galatasaray’ın şampiyonluk yarışındaki rakibi Beşiktaş ile oynayacakları maça dopingli çıktıklarını da ekledi. “Atlara verilen ilaçtan içtik” dedi. Özetle, ‘teşvik primi’ni de itiraf etti ‘doping yaptıklarını’ da.

Gelen tepkiler üzerine de, “Anlattığım olay o tarihlerde TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) tarafından yasaklanmış, suç olan bir eylem değildi. Hatta çok olağandı” dedi Bakkal.

Mesut Hocam... Hiç kusura bakmayın; kanunlar, yasaklar, suçlar, cezalar zaman içinde değişebilir ama spor etiği ve genel ‘ahlâki kurallar’ 34 yılda değişmez.

Kaldı ki kendinizce yaptığınız savunma, ‘teşvik primi’yle ilgili. Peki ya şu yazdıklarınız?

… Maça gittik. Orada bize atlar için kullandıkları haplardan verdiler. Hatta maç içinde bizim Çingene Erhan ‘Mesut, ben kusacağım’ demiş, ben de ‘Yahu maç içinde nereye kusacaksın’ yanıtını vermiştim.


Bu vahşi ‘doping’i ne yapacağız? Gencecik sporcuların maça, ‘atlara verilen ilaç’la çıkmasına ne diyeceğiz? Hocam... Hiç uğraşmayın. O sene -ve o dönemlerde başka sezonlarda da- yapılanların savunmaya çalışmak, olsa olsa suç ortaklığı psikolojisidir. Zaman aşımı kavramı hukukta vardır, ‘ahlâk’ta değil !

Yazarlarımızdan

01 Ağustos 2021, Pazar 07:01
01 Ağustos 2021, Pazar 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder