Marmara Denizi'ni kurtarmak

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Müsilaj (deniz salyası) tehlikesiyle boğuşan ve boğulan Marmara Denizi için önce bir çalıştay düzenlendi, ardından da ‘acil eylem planı’ açıklandı. Konuyu, uzmanlarından biriyle konuştuk. Araştırma gemisi “Bilim-2” ile Marmara Denizi’ni inceleyen ekipten, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve Enstitü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu gelinen noktadan memnun ve umutlu konuştu.

BİR İLK YAŞANIYOR

- Ortaya koyulan bu eylem planı çok olumlu. Zaten biz uzun süredir bakanlıkla çalışıyorduk ve bu eylem planına da bizim tüm önerilerimiz girdi.

- Marmara’nın koruma alanı olması, Marmara Denizi’ne olan deşarjların çok hızlı şekilde ilk etapta yüzde 40 azaltılması, balıkçılığın daha sürdürülebilir şekilde gerçekleştirilecek olması, havzadan yani yayılı kaynaklardan olan girdilerin de kontrol altına alınacak olması, nehirlerin ve akarsuların doğal habitatlarına döndürülecek olması ve iyi tarım uygulamalarının hayata geçirilecek olması... Bunlar hep bizim önerilerimizdi ve bunların kabul görmesi çok önemlidir.

- Bu büyük bir, ‘bilime dayalı yönetim stratejisi geliştirme’ başarısıdır. Son yıllarda görülen en büyük başarıdır ve bu açıdan biz çok mutluyuz.

- Bütün itibariyle bakıldığında, bizlerin çalışmalarının bu şekilde desteklenmesi, dinlenilmemiz, bir bilim kurulunun oluşturulacak olması; bunlar önemli şeyler.

- Yapılması gerekenler tabii ki daha önce de dile getiriliyordu. Mesela evsel atıkların arıtılmadan Marmara’ya verilmemesi gibi önlemler hep söylendi ama şimdiki gibi bütün paydaşların, bakanlık koordinasyonunda bir araya gelmesi ve bir eylem planının altına imza koyması önemli bir aşamadır. Bu bir ilktir ve bilime dayalı bir strateji belgesinin imzalanması çok önemlidir.

NE ZAMAN TEMİZLENİR?

- Acil eylem planı doğrultusunda yapılması gerekenler tam olarak uygulanırsa bir süre sonra nefes almaya başlarız. Biz, istediğimiz seviyelere dört-beş yılda gelebileceğimizi söylemiştik ama bakan bey (Çevre Bakanı Murat Kurum) daha hızlı uygulamayla üç yıldan söz etti. Tabii biz önerimizi verdiğimiz zaman ortada bugünkü acil eylem planı yoktu. Devlet ortaya bir irade koyar ve çok daha hızlı uygularsa, bizim eşik değer olarak gördüğümüz oksijen seviyelerinin üstüne çıkış üç yılda başlar. Bu aşama da önemlidir.

KAVGASIZ, DÖVÜŞSÜZ

Türkiye’de böyle dönemlerde (deprem konusunda olduğu gibi) bilim insanları arasında bile görüş ayrılıkları yaşanır, tartışmalar çıkar. Müsilaj ile ilgiliyse görünen o ki, herkes ortak hedef doğrultusunda birlikte hareket ediyor. Prof. Salihoğlu’nun bu noktaya ilişkin sözleri de önemli:

- Bizim yaklaşımımız suçlu aramak değil. Birilerini suçlamak bizim işimiz değil. Bizim işimiz doğruları söylemek ve doğru yönetim politikalarını geliştirmek. Böyle olunca, iletişim kuruluyor ve ilerliyorsunuz. Ama bilgi sahibi olmayanlar çok fazla konuştuğu zaman, spekülasyon yaptığı zaman, bu, yöneticinin işine yaramıyor. Bilim insanının görevi spekülasyon yapmak değil, elindeki bilgiye dayalı yönetim önerisini ortaya koymaktır.

Yazarlarımızdan

01 Ağustos 2021, Pazar 07:01
01 Ağustos 2021, Pazar 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder