Murat ÇelikOryantiring
HABERİ PAYLAŞ

Oryantiring

Harika bir hafta sonu geçirdim.

Ekonomik krizle boğuşan, başkentinde sel felaketi sebebiyle insanların yaşamını yitirdiği bir ülkede çok zor biliyorum ama öyle...

Bütün zorluklara, sıkıntılara rağmen insana “Bu ülkede güzel şeyler de oluyor, güzel insanlar hayatı yaşanır kılıyor ve geleceğe dair umut veriyor” dedirten bir hafta sonuydu.

Oryantiring

BURSA VE İZNİK

U14 (14 yaş altı) Türkiye Oryantiring Şampiyonası vardı bu hafta sonu Bursa’da. Türkiye’nin farklı köşelerinden 65 kulübün katıldığı şampiyonada, toplam 685 sporcu cumartesi Osmangazi, pazar günü de İznik’te yarıştı. 10 yaşındaki kızım da Ankara Oryantiring Spor Kulübü (AOSK) formasıyla parkurdaydı. Öğretmenleri Sevda Yalçın ve antrenörleri Kenan Aksın bütün sporcularına sezon boyunca çok emek verdi. Begüm Mollamahmutoğlu, İdil Naz Erden, Deniz Derin Çelik ve Öykü Algül’den oluşan AOSK takımı, K10A (10 Yaş Kızlar) A kategorisinde Türkiye şampiyonu oldu.

Başarı, madalya, kupa… Bunlar elbette önemli ama ben Bursa ve İznik’te başka bir gerçeği gözlemledim. Sporun acımasız olmayan bir rekabet ortamında, dostça ve tamamen amatör ruhla da yapılabildiği gerçeğini...

En önemlisi ne biliyor musunuz? Herkesin yüzü gülüyordu. Şampiyonanın iki ayağı da yoğun yağmur altında koşuldu. 8-14 yaş grubundaki çocuklardan hiçbirinin hava koşullarından en küçük bir şikayeti olmadı. Çocuklar, yarışma dışındaki zamanlarını da arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikte kamp ortamında geçirdiler.

Anne babalarının üzerlerine titrediği ve dolayısıyla günlük yaşamlarında ev işlerine pek yardım etmeyen ufaklıklar, kaldıkları otelde her işlerini kendileri yaptılar. Federasyon yetkilileri, yerel yöneticiler ve hocalar sporcuların hepsiyle kendi çocukları gibi ilgilendi.

İki günün sonunda herkes harika anılarla döndü Bursa ve İznik’ten.

NEDİR BU ORYANTİRİNG?

“Doğada satranç oynamak…”

Türkiye Oryantiring Federasyonu Başkanı Tekin Çolakoğlu oryantiringi böyle niteliyor. Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi de olan Prof. Çolakoğlu başında bulunduğu spor dalıyla ilgili şunları söyledi:

- Oryantiring, hem doğada, açık arazide hem de meskûn mahal yani kent içinde yapılabilen bir spor. Sporcular, önceden yerleştirilmiş hedefleri, kendilerine verilen harita yardımıyla en kısa sürede bulup parkuru tamamlamak için yarışıyorlar.

- Açık havada, her mevsim, her hava koşulunda yapılabilen bir spor bu. Elbette bir rekabet var ama dostluk ve sportmenlik ön planda.

- Çocuklarımızın, gençlerimizin hem fiziksel hem zihinsel gelişimlerine katkıda bulunan, akademik başarılarına da olumlu yansıyan bir spor oryantiring.

- Kamuoyunda, spor yapan çocukların akademik başarısı düşük olur gibi yanlış bir algı var. Biz bunun tam tersini yaşayarak görüyoruz. Küçük yaşlardan itibaren oryantiring sporuyla ilgilenen, milli formayla yarışan çocuklarımızın en iyi üniversitelerin en iyi bölümlerine girdiklerini gururla izliyoruz.

- Çocuklarımız 8 yaşından itibaren lisanslı sporcu olabiliyor. Ama ana sınıfındaki, daha okuma-yazma bilmeyen çocuklarımıza da renk kodları ve hayvan figürleriyle oryantiring yaptırıyoruz.

- Yaş sınırı yok. Örneğin ülkemizde 70 yaşında oryantiring yapan insanlarımız var. Yabancılardan, 85 yaşında hâlâ yarışan ihtiyar delikanlılar gördüm ben.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder