Murat ÇelikSanatla aranız nasıl?

HABERİ PAYLAŞ

Sanatla aranız nasıl?

Ankara’da bugünlerde bir hareketlilik var. Söğütözü, ATO Congresium’da... Kalabalığın sebebi ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı. Atis Fuarcılık ve Bilgin Aygül imzalı fuar 2015’ten bu yana düzenleniyor, bu yıl 12’ncisi. Sanatçı, galerici, koleksiyoner ve meraklısını bir araya getiren önemli bir organizasyon. Ama temel mesele kalabalık değil. Gelin asıl soruyu soralım: Biz sanatla gerçekten ne kadar ilgiliyiz? Böyle etkinlikler olduğunda gidip birkaç saat dolaşmak mı sanatla ilişki kurmak? Yoksa sanat, hayatımızın doğal bir parçası mı? Dürüst olun. Açık konuşalım. 

Haberin Devamı

Türkiye’de sanat hâlâ geniş kitlelerin gündelik hayatının içinde değil. Daha çok bir kesimin alanı gibi. Bunun sebebi, çoğunluğa hakim olan ‘bana göre değil’ duygusu. Çoğu insanın sanata mesafeli durması bundan. Oysa sanat dediğiniz şey, sadece duvara asılan bir tablo ya da bir meydandaki heykel değil. Bir bakış açısı. Bir itiraz. Bir sorgulama biçimi. Tam da bu yüzden önemli; resim, heykel, müzik... 

Sanatla temas eden toplumlar daha çok sorar. Daha çok düşünür. Daha çok tartışır. Çünkü sanat insanı rahatsız eder. Etmeli... Konfor alanından çıkarır. Başka bir açıdan bakmaya zorlar. Bizde ise çoğu zaman tam tersi. Anlamadığımız şeyden uzak durmayı seçiyoruz. Kolayı bu. Bir tarafta “Ben anlamam”cılar, diğer yanda “Böyle sanat mı olur, bu sanat mı şimdi?” diye burun kıvıranlar... Tek mesele anlamak mı? Bakmak, durmak, temas etmek, hissetmek mühim değil mi? ArtAnkara gibi fuarlar bu yüzden önemli. Çünkü sanatla aramızdaki o mesafeyi kısaltıyor bu tür organizasyonlar. İnsan dolaştıkça görüyor, gördükçe merak ediyor. Ve fark ediyor ki sanat aslında uzağımızda değil, biz ihmal ediyoruz. 

Sanatla aranız nasıl

İşin bir de ekonomik boyutu var. Bugün sanat sadece estetik bir alan değil, aynı zamanda bir piyasa. Sanatçı üretir, galerici görünür kılar, koleksiyoner sahiplenir. Bu üçlü yapı, sanatın dolaşımını sağlar. Ama burada kritik bir nokta var. Sanat eserine artık sadece ‘güzel mi’ diye değil, ‘değerlenir mi’ diye de bakılıyor. Yani sanatla kurulan ilişki, giderek estetikten çok yatırıma kayıyor. Bu kötü mü? Tam olarak değil ama sadece bu olursa sorun. Çünkü sanat eseri sadece kazandırdığı parayla ölçülmeye başlandığında, anlamını ve duygusunu yitirebilir. Bir eserin değeri sadece fiyat etiketinden ibaret değil. Bıraktığı iz, uyandırdığı duygu belirliyor kıymeti. Bugünün dünyasında bu dengenin giderek zorlaştığının farkındayım. Yine de tamamen kaybolmamış olmasıyla avunuyorum.

Haberin Devamı

Sanatla ilgilenmek, insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi değiştiriyor. Düşünme biçimini, bakış açısını… Bir tablonun karşısında durabilmek, bir heykelin etrafında dolaşmak, bir eseri anlamaya çalışmak… Bunlar küçük gibi görünen ama insanı dönüştüren şeyler. Şu önemli: Sanat, insanı daha iyi bir izleyici değil daha iyi bir insan yapar. ArtAnkara gibi organizasyonlar bir fırsat aslında. Ama iş sadece fuara gitmek değil. Mesele şu sorunun cevabı: Sanatla gerçekten samimi bir temas kuruyor muyuz, yoksa sadece bakıp geçiyor muyuz?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder