Murat Çelik Tarikat- Cemaat gündemi
HABERİ PAYLAŞ

Tarikat- Cemaat gündemi

Geçen haftayı, bir kez daha tarikatcemaat mevzuunu tartışarak geçirdik. Konuyu gündeme taşıyan bu defa kaybolup giden bir genç, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Enes Kara’ydı. Dikkat etmişsinizdir, mesele tarikat ve cemaatler olduğunda hemen herkes konunun çevresinde dolanıyor.

Kitabın ortasından konuşan neredeyse yok. Daha önceki bazı örneklerde olduğu gibi bu defa da birkaç gün konuşulup konu gündemden düşecek. Hatta düştü bile. Oysa ülkenin ‘kronik’ meselelerinden biri bu. Defalarca yazdım… Bugün o yazıların bazılarından alıntılarla tekrar hatırlatacağım.

EKİM 2020

Bir buçuk sene kadar önce gündemde Ali Edizer ve Menzil Tarikatı vardı. Açıklamaları üzerine görevinden alınan Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin o dönemki başhekim yardımcısı Ali Edizer... 13 Ekim 2020’de bu köşede şu ifadeler yer almıştı: “Önce şu konuda bir anlaşalım…

Konu sadece ‘Ali Edizer’ ve sadece ‘Menzil’ değil. Bunu hepimiz biliyoruz. Daha doğrusu bilmeliyiz. Konu, bu ülkedeki ‘tarikat ve cemaatler’ gerçeği. Dine, İslam’a hepimiz sonuna kadar saygılıyız. O ayrı. Burada mevzu din değil, İslam değil. Mevzu; din üzerinden, İslam’ı kullanarak Türkiye’yi başka bir yola çekme ütopyası.

Mevzu, kendinden olmayanlara yaşam hakkı tanımamak. Mevzu başta ekonomik olmak üzere, her açıdan güçlenmek, muktedir olmak hedefi. Şu anda gündemde olduğu için herkes ‘Menzil Tarikatı’nı konuşuyor. Oysa farklı isimler altında, benzer yöntemlerle aynı dogmatik, saplantılı hayatı yaşayan ve dayatan onlarca yapı var bu ülkede. Bugün Menzil, yarın bir başkası...

Dönemsel olarak palazlanan, öne çıkanları konuşmak yetmiyor. İş magazin boyutlarıyla tartışılınca, özü kaçırılıyor. FETÖ örneğinde olduğu gibi, cemaat/tarikat mensupları ellerine silah alıncaya kadar yine anlayış, hatta destek mi görecekler?”

TEMMUZ 2017

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin seneidevriyesinde şunları yazmıştım: “15 Temmuz’un yıldönümünde diyeceğim o ki…

Devlet mekanizması, 40 yıllık geçmişi olan, dış destekli bir cemaat hareketinin terör örgütüne evrilmesini sadece raporlara konu etti ama nedense gereğini bir türlü yap(a)madı.

Şimdi esas olan, aynı hatanın, FETÖ ya da herhangi bir başka yapı/örgüt için önümüzdeki on yıllarda tekrar edilmemesidir.”

TEMMUZ 2020

“Bilimin yerine dogmaları koyan yapılar ve liyakat değil biatın esas alındığı sistemlerle varılan noktayı yaşayarak öğrendik. Daha doğrusu öğrenmiş olmalıyız! FETÖ’den sonra METÖ, SETÖ, KETÖ, XTÖ’lerle uğraşılmasın diye yazıyorum, yazıyoruz bu yazıları.

METÖ, SETÖ, KETÖ, XTÖ… Adı her ne olursa olsun, gelecekte başka bir yapının oyununa gelmemek, başka terör örgütü ile mücadele etmek zorunda kalmamak için ne yapılıyor? Soru bu.”

Bunlar, bu sütunda geçmişte yer alan yazıların sadece bazılarından ve sadece birkaç küçük alıntı.

Bu mesele ciddiyet, kararlılık ve takipçilikle sürekli gündemde tutulmadığı sürece orta yerdeki gerçek değişmiyor maalesef.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder