Tükenmişlik sendromu

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Sabahları uyanmak, yataktan kalkmak dert. Gün içinde, hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden. Yediğimden, içtiğimden, okuduğumdan, dinlediğimden, izlediğimden keyif almıyorum. Sürekli bir sıkılma, bezginlik, güçsüzlük, yorgunluk hissi… Yapmam gereken küçük, kolay bir iş bile gözümde büyüyor. Ayrıca bazen belim ağrıyor, bazen sırtım, bazen bacaklarım, bazen başım, bazen de hepsi… Gergin, tahammülsüz, üşengeç, aksi, depresif, mutsuz, umutsuz biri olup çıktım” diyenler adına Psikiyatr Dr. Cumhur Boratav’ı aradım ve sordum: “Şu meşhur ‘tükenmişlik sendromu’ mu bu yaşadığımız? Ve tabii, ne yapacağız?” İşte Boratav’ın cevapları…

BELİRSİZLİK TÜKETİYOR

- Şu anda toplumun yüzde 20’sinin bir ilaç kullanmasını gerektiren düzeyde semptomu var.

- Var olan stres belirsizliğe dayanıyor. Kapanmalar-açılmalar, ne zaman biteceği belli olmayan bir belirsizlik en kötü stres pozisyonu.

- Hastalık bulaştı-bulaşacak tedirginliği de tükenmeyi oluşturan bir stres.

- İlk insanın yaşadığı mağaralar, şu anda bizim evlerimiz. İlk insan geceleri ya da hava kötü veya bir tehlike olduğunda mağarasındaymış. Onun dışında hep dışarıda. Belli bir süre yani. Ama şu anda pandeminin bir süresi yok. Tükenmeyi, bezginliği, bıkkınlığı oluşturan stres kaynağı bu süresizlik, belirsizlik.

- Biz şimdi mağaradan dışarı çıkamıyoruz. Oysa insan sürekli mağarada yaşayabilecek bir canlı türü değil. Bebeklerimizi bile 40’ı çıktıktan sonra mümkün olduğunca gündüz dışarıda büyütün diyoruz. Evin içerisinde çocuk büyütülmez çünkü çocuğun, insanın ‘uyaran sistemi’ne ve ışığa ihtiyacı var.

- Sosyallik bize çoklu bir uyaran sistemi sağlıyor. Belirsizlikle birlikte, evin içinde uyaransız kalmak tükenmeyi artırıyor. “Hayat eve sığar” deniliyor ya, hayır, hayat eve sığmaz.

NE YAPMAK LÂZIM?

- Tek ilacı ‘endorfin’ (halk arasında mutluluk hormonu olarak bilinen hormon). Bulaş riski olmayacak şekilde, açık alanlarda yürüyüş yapmak ve yürüyüşle vücudun endorfin salgılamasını sağlamak.

- Yürüyüşle kas sistemini de korumak. Eve kapalı yaşamla birlikte kaslarımız yavaş yavaş güçsüzleşiyor. Bu da hâlsizliği, çabuk yorulmayı hızlandırıyor. Kondisyon yok oluyor.

- İmkân yoksa volta atmak şeklinde bile olabilir. Günde bir-bir buçuk saat, ortalama 6-7 kilometre yürüyüş yapılırsa, stresin etkileri azalır. Böylece kilomuzu da koruyabiliriz.

23 YAŞ ALTI KRİTİK

- 23 yaşından küçüklerin psikolojik gelişimlerini sürdürebilmek için çoklu uyaran sistemine ihtiyacı var ve onların durumunu sadece yürüyüşle halletmemiz mümkün değil.

- Ekran başında günde 4 saatten fazla vakit geçirmemeleri gerekiyor. Işık uyaranlarının epilepsi ve migreni tetiklemesi gibi riskler de var.

- Çocuklar ve gençler rekabet, yarışma, kendini göstermek, beğenmek, beğenilmek ister. Sosyal aynada kendilerini göremedikleri için canları sıkılıyor, iş yapmak, ders çalışmak istemiyorlar. Motivasyon sistemleri bozuluyor.

- Açık havada, mesafeli sosyalleşmeleri şart. Park vb yerlerde, görselliğin daha fazla olduğu alanlarda, yaşıtlarıyla bir arada bulunmalılar.

Yazarlarımızdan

23 Eylül 2021, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder