Uçak kazası ve sonrası...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Evet, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 6 yıldır yapıl(a)mayan ikinci pist bir eksiklik. Ama bu durumun, önceki gün meydana gelen kazayla bir ilgisi yok. İkinci pistin inşa edilmemesi ve tek pistle çalışan alanın kapasitesinin artırılmamasının nedenleri ayrı bir tartışmanın konusu.

Pistten çıkan ve kırıma uğrayan yine aynı özel havayolu şirketinin bir uçağı. Pegasus’un... Tabiri caiz ise her kafadan bir ses çıkıyor. İşin ‘ticari rekabet’ kısmını göz ardı etmek tabii ki mümkün değil ama havacılıkta esas olan ‘emniyet’tir, ‘güvenlik’tir.

Söz konusu olan her şeyden önce insan hayatı. Her kaza, her can kaybı, her uçak kırımı maddi boyutunun ötesinde ticari prestij kaybettirir şirketlere. Yani konuya sadece ‘ticaret’ boyutuyla bakılsa bile, hiçbir şirket, hiçbir patron istemez sicilinin bozulmasını.

Dünyanın neresinde olursa olsun, bir havayolu şirketi; pilot ve uçuş personelinin eğitimi, teknik/ teknolojik altyapı, uçakların bakımı vb noktalarda uluslar arası havacılık kurallarının dışına çıkmaz, çıkamaz. Sivil havacılığın dünya çapında her şirket için geçerli olan çok katı ve net kuralları vardır. Bu yüzden, havayolu şirketleri donanım ve yazılıma yatırım yapıp, operasyon maliyetlerini düşürmeyi, güvenlik standartlarını da artırmayı hedefler.

Son yıllarda hem Türk Hava Yolları hem de Pegasus’ta yabancı pilotlar da görev yapıyor. Önceki gün pistten çıkan uçağın pilotlarından biri Türk, diğeri Hollanda vatandaşı bir Güney Koreli… (Ne yalan söyleyeyim, ben de kokpitte yabancı bir pilotun varlığından bir nebze tedirgin olanlardanım. Mantıklı bir açıklaması yok biliyorum ama ‘kendi insanım’a biraz daha fazla güveniyorum galiba.) Sordum, soruşturdum; Pegasus’ta 1000’e yakın pilot görev yapıyormuş. Bunların yaklaşık 85’i yabancıymış. Yani yüzde 10’un altında… Zaten bu oranın yüzde 15’i aşması da mümkün değilmiş.

Kimseyi ne peşinen savunmak doğru olur, ne yargısız infaz… Kara kutuların çözülmesi, halen hastanede tedavi altında olan pilotların iyileşip verecekleri ifade ve diğer çalışmalarla ortaya çıkacak teknik detaylarla birlikte kaza kırım raporu son hâlini almadan spekülasyon yapmanın kimseye faydası yok. Tablo netleştikten sonra iki nokta önemli.

1) Sonuçların kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılması.

2) Kazanın oluşmasında sorumluluğu tespit edilenlerle ilgili gereken ne varsa, tavizsiz şekilde yerine getirilmesi.

HERKESİN DERDİ ‘BAĞCI’ DÖVMEK

Acı haberler art arda geldi. Herkes üzgün, herkes gergin, herkes öfkeli. Ana akım medyada bazı yayın organları ve özellikle sosyal medya tam bir ‘ring’e dönüşmüş durumda. Herkes birbirine yumruk atmanın peşinde.

Lâfa gelince herkesin derdi ‘üzüm yemek’ ama uygulama tam tersi. Kimsenin ‘üzüm’ ile ilgilendiği yok. Herkes dövecek ‘bağcı’ arıyor.

Herkesin ‘bağcı’sı da farklı. Herkes kendi ‘bağcı’sını koruma, kollama; diğer ‘bağcılar’ı paralama, parçalama derdinde. Maalesef durum bu... Deprem konusunda da böyle, çığ felaketinde de, şehit haberlerinde de, uçak kazalarında da…

Yazarlarımızdan

01 Ağustos 2021, Pazar 07:01
01 Ağustos 2021, Pazar 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder