Yargıda reform gündemi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun. Bizim yargıçlardan, yargı mensuplarından beklediğimiz budur. ‘Şu ne der, bu ne der, adliyeye gelen insan şöyle telkinde bulundu, şu nasıl bakar, nasıl değerlendirir, bu konjonktüre uygun mu?’ Arkadaş, yargı konjonktüre bakmaz, yargı hatıra bakmaz, yargı birilerinin dediğine bakmaz. Yargı dosyaya, vicdanına, hukuka, Anayasa’ya bakar.

Bizim beklentimiz budur. O yüzden siz vicdanınıza danışın, adalet yerini bulsun, ne olursa olsun. Yargı mensuplarının yanında HSK vardır, bu millet vardır. Hiç kimsenin tavsiyesine, talimatına, telkinine bakarak değil, dosyaya bakarak vicdanınıza göre karar verin ve 83 milyon huzur içerisinde geleceğe daha güvenle baksın.

Bu konuda bizim de milletimizin de beklentisi budur.” Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, geçen hafta işte bu kadar açık konuştu, bu kadar net bir çağrıda bulundu. Bakan Gül’ün sonraki açıklamalarıyla birlikte de, ‘yargı reformunda yeni paket hazırlığı’ gündemin ilk sırasına yerleşti.

Hâkimlerin güçlendirilmesi

Gündemde yargı reform paketi var. Adalet Bakanlığı’nda süren çalışmaya dair ilk bilgileri Salı günü (17 Kasım 2020) bu köşeden duyurdum. O yazı yayınlandıktan sonra gelen bazı ayrıntıları da ekleyerek ‘paket hazırlığı’yla ilgili Ankara’da konuşulanları aktarayım…

  • Hazırlanacak taslaklar (ardından da kanun teklifleri) Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’yle uyumlu olacak.
  • Yeni yılın başında Meclis gündemine gelmesi beklenen reform paketinde, HSK’nın yapısının değişmesi gibi bir konu yok. (Böyle bir değişiklik zaten Anayasa değişikliği gerektiriyor.)
  • Adalet Bakanlığı’nda süren çalışmada temel prensip şu: Yargı bağımsızlığını, tarafsızlığını güçlendirmek için hâkimi güçlendirmek gerekiyor. Bu prensip doğrultusunda da hâkimlerin en fazla şikayet ettiği konu olan ‘coğrafi teminat’ ve ‘süre teminatı’ konularında kanuni düzenlemeler yapılacak.

Hâkimlik-savcılık arası geçiş meselesi

Yargı çevrelerinde konuşulan ve çözüm beklenen konular arasında şunlar da var:

  • Her hâkimin neredeyse her mahkemede görev yapmasının işleyişte sıkıntı yarattığı belirtiliyor. Hâkimlerin tecrübe kazandıkça, kademeli görevlendirme yapılmasının bu sıkıntıları ortadan kaldıracağı yönündeki görüş de masada.
  • Tartışmalı konulardan biri de hâkimlik ile savcılık arasındaki geçiş uygulaması. Mesleğe savcı olarak başlayanın savcı, hâkim olarak başlayanın hâkim olarak devam etmesinin daha yerinde olacağı konuşuluyor. Bu çerçevede, hâkimlik ile savcılık arasındaki karşılıklı geçişin kaldırılması gündemde.
  • Avukatlıkta ise ‘devlet avukatlığıyla, vatandaş avukatlığının eşitlenmesi’ konusunun gündeme gelebileceğinden söz ediliyor.
  • Bütün bunların dışında, ağır ceza davalarında mahkeme heyetlerine ‘meslekten olmayan yargıç’ların da dahil edilmesi konusunda çalışma yapılabileceği de belirtiliyor. (Bahsedilen; Almanya örneğinde olduğu gibi, toplum vicdanını temsilen, hukuk formasyonu olmayan vatandaşların da heyette yer alması mevzuu.) Ancak bu konunun öncelikli olmadığı ve daha detaylı tartışıldıktan sonra gündeme alınabileceği belirtiliyor.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder