Yaşam tarzına müdahale meselesi

04 Aralık 2018, Salı 08:30
AA

AK Parti İzmir adayı Nihat Zeybekci, İzmirlilerin ‘yaşam tarzına müdahale’ konusundaki kaygılarının farkında olduğunun altını çiziyor açıklamalarında.

‘Yaşam tarzı’ konusu sadece İzmir’le mi sınırlıdır? Bu konuda sadece İzmir’de yaşayanlar mı hassastır? Ya da sadece belli kentlerde, ilçelerdeki insanlar? Her medeni insan, ‘yaşam tarzı’ konusunda duyarlıdır. Kimse yaşam tarzına müdahale edilmesini istemez. İzmir’de de, Ankara’da da… Artvin’de de, Diyarbakır’da da... Ha unutmadan… ‘Yaşam tarzı’ndan kastım sadece alkol mevzuu değil. O da var tabii ama bir tek o değil konu.

KARNE KÖTÜ GELİRSE...

31 Mart 2109’da sandıktan çıkacak sonuç bütün partiler açısından mühim. Sandık, siyasetçinin karnesi. Özellikle de genel başkanların tabii. Şimdi açık konuşalım…

31 Mart’ta karne kötü gelirse iki genel başkanın sıkıntısı diğerlerinden daha büyük olacak. Bu net. AK Parti’de Tayyip Erdoğan’ın, MHP’de de Devlet Bahçeli’nin seçim sonuçlarına göre herhangi bir koltuk kaygısı taşımadığı ortada. CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti’de Meral Akşener içinse aynı rahatlık söz konusu değil. Sonunda ne olur, onu şimdiden kimse öngöremez ama olası bir seçim başarısızlığı iki partide de genel başkanların koltuklarını sallayacak bir parti içi gündemi beraberinde getirebilir. Böyle bir risk var.

GEÇEN YIL BUGÜN

4 Aralık 2017’de; Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı iş insanlarının varlıklarını yurt dışına çıkarma gayretleri olduğunu, bunlara izin verilmeyeceğini söyleyip bu adımları vatana ihanet olarak nitelemişti.

NE OLACAK BU 'ESKİ BAŞKANLIKÇILAR'IN HALİ

Yeni sisteme geçtik, Başbakanlık tarihe karıştı. Başbakanlık personeli de dağıtıldı. Ankara’daki tabirle ‘eski başbakanlıkçılar’, devletin farklı kurumlarında görevlendirildiler. Görevlendirildiler ama çoğu sıkıntılı ve mutsuz. Birçoğu kendini kenara itilmiş, bir köşede bırakılmış hissettiğini söylüyor.Yeni kurumunda maaş kaybı yaşadığından yakınanlar var aralarında. Bazısı mobbinge (iş yerinde psikolojik taciz) maruz kaldığını iddia ediyor. Neredeyse hepsi, uzmanlık alanı ve/veya deneyimine uygun bir görevde değerlendirilmediğini düşünüyor. ‘Eski başbakanlıkçılar’ yeni hayatlarından mutlu değil

SİYASET BÖYLE BİR ŞEY

1 Nisan 2019 sabahı, hatta 31 Mart akşamı; CHP ve İYİ Parti’de genel başkanlar için şahsi riskler de taşıyor ya…

İşte bu yüzden, iki lider de aşırı titiz, aşırı hassas.

Sadece aday belirleme noktasında değil titizlik ve hassasiyetleri. Kılıçdaroğlu da, Akşener de… Süreci birlikte yürüttükleri arkadaşlarıyla ilgili ekstra duyarlılıklara da sahip görünüyorlar.

Bu ne mi demek?

Şu demek…

Kemal Bey de, Meral Hanım da… Kendilerine söylenen her şeye; “Acaba bunda seçim sonrasına ilişkin parti içi bir hesap, kişisel bir plan ya da öngörünün de payı olabilir mi” diye de bakıyorlar.

Söylenen her şeye ve tabii söyleyen herkese… Genel başkanlar, en yakınlarındakilerden bir kısmına bile tam manasıyla güvenemedikleri bir ortamda siyaset yapıyor. Aslına bakarsanız, siyaset tam da böyle bir şey işte.

AYNI ŞEHİRLER, AYRI MASALAR

Bir tarafta AK Parti ile MHP…

Diğer yanda CHP ile İYİ Parti…

Partiler seçim işbirliği için çalışmaya devam ediyor.

Cumhur İttifakı’nın yerel seçim işbirliği masasında 30 büyükşehrin tümü var. Kaçında MHP adayının destekleneceği henüz netleşmiş değil. Millet İttifakı cephesinde de durum benzer.

Büyükşehirlerin daha kesinleşmediğini söylüyor iki parti de. İki cenahtan da pek itiraf edilmeyen gerçekse şu:

Aynı şehirlerin yatırıldığı ayrı masalardaki çalışmalar birbirlerini de kollayarak sürüyor. İki taraf da diğer masadaki gelişmeleri yakından takip ediyor. İki taraf da diğer masada konuşulanlar hakkında bilgi almak için çalışıyor.

NE GÜZEL LAF

Yalan zekâ işidir, dürüstlük ise cesaret ister.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.