Zeynep Kamil'de can pazarı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Tarih 14 Kasım 2021 Pazar. Yani önceki gün...

Saat, sabah 08.30 civarı. Yer İstanbul Üsküdar’daki Zeynep Kamil Hastanesi Kadın Doğum Acil Servisi...

Acil’deki nöbetçilerden biri 30 yaşında idealist bir kadın asistan doktor. Yanında iki hemşire ile bir de sekreter var. Hepsi kadın…

KAPIDA ARBEDE

Hasta hakları ve mahremiyet ilkesi sebebiyle detayları yazmayacağım ama olay özetle şöyle: Acil Servis’e bir kadın hasta başvuruyor. Şikayetini belirtiyor ve nöbetçi doktor tarafından muayeneye alınıyor. Muayene ve teşhisin ardından nöbetçi doktor hastaya ilaçlarını yazıyor, kadın servisten çıkıyor.

Sadece birkaç dakika sonraysa dışarıdan bağırışlar duyuluyor. Acil Servis’in giriş kısmıyla içerideki muayene ve müdahale bölümünü ayıran otomatik kapının ardından gürültü yükseliyor. Kapıda ortalığı birbirine katan; bir elinde döner bıçağı, diğer elinde ‘kelebek’ tabir edilen bir başka bıçak olan bir erkek. Küfürler ederek Acil Servis’i karıştıran kişinin, birkaç dakika önce içeriden çıkan kadının kocası olduğu anlaşılıyor.

Yani yine bir ‘hasta yakını terörü’…

Adam “Nerede o doktor? Keseceğim o doktoru! Kalaşnikofla tarayacağım buradaki herkesi! Hepinizi öldüreceğim!” diye bağırıyor avazı çıktığı kadar.

Güvenlik görevlisi saldırgan kişiye müdahale etmeye çalışıyor ama adam elindeki döner bıçağıyla ona da saldırıyor. Çıkan arbedede hasta yakını kapıyı tekmeliyor, girişteki masayı deviriyor.

DOKTOR: HEPİMİZİ ÖLDÜREBİLİRDİ

O asistan doktor ile dün öğleden sonra telefonda görüştüm. Olayı ondan da dinledim. İsmini açıklamak istemeyen doktor şunları söyledi:

“Bugün (dün) hastaneye gittim ama maalesef olayın etkisinden çıkamadım. İşimi yapamadım. Saldırgan hasta yakınından şikayetçi oldum. Psikiyatri servisine başvurdum. ‘Post travmatik stres sendromu olmaması için erken tedaviye başlamamız lâzım’ dediler. İki ilaç ve bir hafta rapor verdiler.”

30 yaşındaki asistan doktor hâlâ olayın etkisindeydi:

“O kapı açılsaydı, belki de bugün hiçbirimiz hayatta değildik. O kişi hepimizi öldürebilirdi. Sürekli küfredip tehditler savurarak bağırıyordu. Ben diğer doktor arkadaşlarımdan yardım istedim. İçeride savunmasız şekilde beklemekten başka yapacak bir şeyimiz yoktu. Kapıda, özel güvenlik görevlimiz baş edemeyince hastane polisi geldi ama o da yetmedi. İki polis ekibi daha geldi. Döner bıçağı ve başka bıçaklarla saldırdı. Otomatik kapı kırılsa ya da açılsa, içeri girebilse bizi öldürebilirdi.”

NE ZAMAN BİTECEK?

Konuştuğum genç doktorun sesindeki endişe çok şey anlatıyordu. Fazla da konuşamadı zaten. Saldırgan gözaltına alınmış ama tutuklandı mı, doktor da bilmiyordu. Şikayetçi olduğu için şimdi dava süreci başlayacak. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve böylesi hasta yakını saldırıları bitmek bilmiyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sık sık konuyu gündeme taşıyor, Türk Tabipleri Birliği (TTB) yapılması gerekenleri dile getiriyor ama bu terör sürüyor.

Zeynep Kamil’in Acil’indeki o otomatik kapı bir şekilde açılmış olsa, bugün belki de katledilen sağlık çalışanlarını konuşuyor olacaktık.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder