Murat GülderenBir kaza , dev mücadele dünyaya örnek başarı

HABERİ PAYLAŞ

Bir kaza , dev mücadele dünyaya örnek başarı

İki kolunu kaybettiği elektrik kazasının ardından hayata sıfırdan başlayan Haluk Tokat, pes etmek yerine kendi yolunu çizdi. Sokakta satış yaparak başladığı yolculuğu güçlü bir markaya dönüştüren Tokat, bugün hem girişimcilik hikâyesiyle ilham veriyor hem de engelli bireylere istihdam sağlayarak toplumsal bir fark yaratıyor.

Elektrik kazasında iki kolunu kaybettikten sonra hayata sıfırdan başlayan Haluk Tokat, bugün sadece bir girişimci değil, aynı zamanda umudun ve direncin somut bir karşılığı. Yaşadığı ağır travmaya rağmen pes etmeyen Tokat, “kimseye muhtaç olmadan yaşama” hedefiyle çıktığı yolda kurduğu ‘Haluk Çerez’ markasını Türkiye geneline ulaştırdı. Sokakta kalem satarak başlayan yolculuk, bugün e-ticaretten mağazalaşmaya, engelli istihdamından uluslararası hedeflere uzanan güçlü bir başarı hikayesine dönüştü. Tokat, verdiği mücadeleyi “olmayan tırnaklarımla kazıya kazıya geldim” sözleriyle özetlerken, hem iş dünyasına hem de umudunu kaybetmiş insanlara net bir mesaj veriyor: “Vazgeçmek bir seçenek değil.” 

Haberin Devamı

ÖNCE KALEM SONRA FINDIK

 

Girişimcilikte dünyaya örnek olma mücadelelisini Posta’ya anlatan Haluk Tokat, kazanın ardından hayatının tamamen değiştiğini belirtti. En büyük motivasyonunun ayakta kalmak ve yeniden bağımsız bir yaşam kurmak olduğunu söyleyen Tokat, maddi olarak sıfırlandığı o süreçte, hem geçimini sağlamak hem de hayalini kurduğu ‘biyonik kollara’ ulaşmak için gece gündüz çalıştığını ifade etti. Tokat, ilk olarak sokakta kalem sattığını, ardından daha sürdürülebilir bir iş modeli arayışıyla kuruyemiş sektörüne geçtiğini belirtiyor. Tokat, “Bayrampaşa Hali’nde fındık satarak başlanan ticaret yolculuğu, zamanla ürün çeşitliliğinin artması ve pandemi sonrası değişen tüketim alışkanlıklarıyla birlikte e-ticarete evrildi” dedi.

 

ENGELLİ İSTİHDAMI ÖNEMLİ

Gençlerin kolay pes etmesine de dikkat çeken Tokat, yaşadığı kazadan sonra sağlığın değerini çok daha iyi anladığını söylüyor. Ona göre en büyük eksik, hedefsizlik ve sabırsızlık. “Önce sağlık, sonra doğru hedefler ve asla pes etmemek” diyen Tokat, başarıya giden yolun planlı ve kararlı ilerlemekten geçtiğini belirtiyor. Umutsuzluk yaşayanlara ise tek cümleyle sesleniyor: “Beni gördün di mi, o yüzden asla pes etme.” Sosyal sorumluluk tarafında ise en dikkat çekici başlıklardan biri engelli istihdamı. Tokat, şu an bünyelerinde 6 engelli bireyin çalıştığını belirtti.

Haberin Devamı

TÜRKİYE’YE YAYILACAK

Özellikle ağır engelli bireylerin iş bulmakta zorlandığına dikkat çeken Tokat, şöyle devam etti: “Bizim işimizin bereketi onlardan geçiyor. Yeni açılacak şubelerde de çalışanların en az yüzde 30’unun engelli bireylerden oluşmasını hedefliyoruz. Şu an Başakşehir ve Kuzguncuk’ta mağazalarımız var. Franchising satışlarımız başladı, özellikle İstanbul dışına... Sadece İstanbul’da 10 şubemizin olması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de her ilin kaldırabileceği sayıda şube açmayı planlıyoruz. En büyük önceliğimiz ve şartıımız şubenin büyüklüğüne göre çalışan engelli oranı yüzde 30’un altına düşmemesi yönünde.

IĞDIR'A FABRİKA KURULUYOR

Haberin Devamı

Satışlarının yüzde 90’ını e-ticaret üzerinden gerçekleştirdiklerini söyleyen Tokat, 2027 yılı için çok daha büyük bir hedef koymuş durumda. Iğdır Organize Sanayi Bölgesi’nde 10 bin metrekarelik bir fabrika kurmaya hazırlanan Tokat, şu bilgileri verdi: “Bu tesiste 100 kişiye istihdam sağlamayı planlıyoruz. Bunun 40’ı engelli bireylerden oluşacak. Buradan ihracat da yapılacak. İnşallah bünyemizde kurumeyve entegre sistemimiz ve lokum grubunu da bu 10.000 metrekarenin içerisine kurmayı planlıyoruz

HER YERE UMUT GÖTÜRÜYORUZ.

Bugün geldiği noktayı sadece ticari bir başarı olarak görmeyen Haluk Tokat, kurduğu markayı aynı zamanda toplumsal bir misyonun parçası olarak tanımlıyor. Tokat, “Amacımız sadece ürün satmak değil, engelli bireylerin hayata katılmasını sağlamak ve toplumun en ücra köşesine kadar umut taşımak. Her şey para değil. En önemli şey insan hayatına dokunmak. Biz burada sadece kuruyemiş firması değiliz. Bir görevi olan toplumsal sıkıntıları dile getiren ve bunlara hiçbir yerden destek almadan kendi mücadelesiyle dokunmak isteyen bir firmayız” sözlerinde bulundu.

BÜYÜK RAKİPLERLE ARAYI KAPATIYORLAR

Yapay zeka destekli çözümler geliştiren yazılım şirketi Kobi AI Kurucusu Baran Kaya, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zeka sayesinde, büyük ölçekli rakiplerinin önüne geçebileceğine dikkat çekti. Geçmişte yüksek maliyetler ve teknik bariyerler nedeniyle yalnızca büyük şirketlerin erişebildiği yapay zeka çözümlerinin, bugün çok daha ulaşılabilir bir hale geldiğini kaydeden Kaya, “Bu değişim yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda rekabet dinamiklerini kökten değiştiren bir kırılma noktası” dedi.

YENİ BECERİLER ÖNEMLİ

Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte çalışanlar arasında oluşan iş kaybı endişesinin de dönüşümün önemli başlıklarından biri olduğunu söyleyen Kaya, “Ancak sahadaki örnekler, bu korkunun zamanla yerini yeni becerilere ve daha nitelikli işlere bıraktığını gösteriyor. Yapay zekayı etkin kullanan çalışanlar iş gücü piyasasında daha değerli hale geldi ve bu dönüşüm artık kaçınılmaz. KOBİ’ler için en kritik başlıklardan biri yatırımın geri dönüş süresi. Doğru kurgulanan yapay zeka uygulamaları, birkaç ay gibi kısa sürelerde kendini amorti edebiliyor” diye konuştu.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Genç girişimciden topraksız çilek üretimi

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesindeKırklareli’nin Lüleburgaz ilçesindeyaşayan 30 yaşındaki Mehmet Doğan,2020 yılında 30 metrekarelik alandabaşladığı topraksız çilek üretimini kısasürede büyüterek 4 bin metrekarelik tamotomasyonlu seraya taşıdı. Serada bu yılyaklaşık 50 ton verim hedeflediğini kaydedenDoğan, “Asıl amacımız 30-35 bin metrekarelikalanda üretim yapıp ihracat gerçekleştirmek.Teknolojinin tüm imkanlarındanfaydalanıyoruz. Otonom sistemler sayesindesulama, ilaçlama ve iklimlendirme işlemlerinikontrollü şekilde gerçekleştiriyoruz” dedi.

 KISA... KISA... KISA...

Azimli kadın vinç operatörü oldu

Sakarya’da 3 yıl önce çalışmaya başladığı iş yerinde elleriyle hurda ayrıştıran Hamide Kara, merakı ve azmi sayesinde kısa sürede ehliyetlerini alarak iş makinesi ve ağır vasıtaları kullanmaya başladı. 38 yaşındaki Kara, “İş yeri sahipleri ‘Sen yaparsın Hamide, sana güveniyoruz’ dedikçe ben daha çok hırslandım, başarı gösterdim. Burası ağır hurdacı dükkanı olduğu için hurda ayrıştırmada çalıştım. Sonrasında ihtiyaç olduğu için ahtapot vinçe kendimi geliştirmek için çıktım, kullandım. ‘Ağabey gel gel,’ diyorlar, sonra bakıyorlar ağabey değil, abla pardon diyorlar” dedi.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder