5 Haziran Dünya Çevre Günü için geri sayım başladı. Çevre denince akla ilk olarak plastik atıklar, fabrika bacalarından çıkan dumanlar ya da şehirlerdeki trafik yoğunluğu gelse de bugün doğayı belki de hepsinden çok daha fazla etkileyen ancak gözden kaçan bir alan var: dijital hayatımız. Günlük yaşamın merkezine yerleşen akıllı telefonlar ve bilgisayarlar, aslında dev bir dijital altyapının sadece görünen yüzünü oluşturuyor. Çünkü her fotoğraf, her video ve her mesaj, arka planda dev veri altyapılarında işleniyor ve saklanıyor. Bu da fark etmeden sürekli enerji tüketen bir dijital döngü oluşturuyor. İşte çoğumuzun fark etmeden sürdürdüğü ve çevreyi sessizce etkileyen 10 dijital alışkanlık…
1 Buluttaki gereksiz dosyalar
Sildiğinizi sandığınız fotoğraflar çoğu zaman bulutta kalmaya devam ediyor. Bu dosyalar veri merkezlerinde saklanır ve sürekli enerji tüketen sistemlerde yer kaplar. Milyonlarca kişinin aynı alışkanlığı düşünülünce, bu görünmeyen bir ‘dijital çöp dağını’ oluşturur. Bulut depolamanızı düzenli olarak kontrol edin ve gereksiz dosyaları kalıcı olarak silin.
2 Otomatik yedekleme
Telefonlar artık her şeyi otomatik olarak yedekliyor. Ancak bu, aynı verinin birden fazla kopyasının tutulması demek. Yani tek bir fotoğraf aslında birkaç farklı yerde saklanabiliyor. Bu da veri merkezlerinin yükünü gereksiz yere artırıyor. Sadece önemli dosyalar için yedekleme açın, gereksiz klasörleri hariç tutun.
3 Yüksek çözünürlüklü videolar izleme
Yüksek çözünürlüklü videolar (özellikle 1080p ve 4K), fark edilmeden ciddi miktarda veri akışı oluşturur. Her izlenen video, dünyanın farklı noktalarındaki veri merkezlerinde sürekli çalışan sunucular üzerinden işlenir ve bu süreç kesintisiz enerji tüketimi anlamına gelir. Video kalitesini 720p seviyesine düşürmek önemli.
4 Konumu sürekli açık tutma
Birçok uygulama siz fark etmeden konum bilgisi alır. Bu da sürekli veri gönderimi anlamına gelir. Telefonunuz ve sunucular arasında kesintisiz bir trafik oluşur. Bu durum hem pil tüketimini hem de enerji kullanımını artırır. Konum servislerini sadece ihtiyaç olduğunda açın.
5 Otomatik oynatma
Sosyal medya ve bazı uygulamalarda videolar, siz farkında olmadan otomatik olarak oynatılmaya başlar. Bu da gereksiz veri trafiği ve dolaylı enerji tüketimi anlamına gelir. Otomatik video oynatma özelliğini kapatmak, hem veri kullanımını hem de dijital enerji tüketimini azaltır.
6 Bluetooth ve Wi-Fi
Bloettoht ve Wi-Fi açıksa telefonunuz sürekli bağlantı arar. Yakındaki ağları ve cihazları tarar. Bu süreç görünmez ama sürekli enerji tüketir. Özellikle gün boyu açık kaldığında etkisi büyür. Kullanmadığınızda Bluetooth ve Wi-Fi’yi kapalı tutun.
7 Eski cihazları biriktirme
Kullanmadığınız eski telefonlar, bilgisayarlar, kulaklıklar evde durdukça sorun çözülmüyor. Bu cihazların içlerinde altın, lityum ve nadir metaller bulunuyor. Geri dönüşüme gitmediğinde bu kaynaklar boşa harcanıyor. Aynı zamanda e-atık sorununu büyütüyor. Eski telefonları çekmecede bekletmek yerine muhakkak yetkili e-atık toplama noktalarına teslim edin
8 Parlak ekranlar
Ekran parlaklığı batarya tüketiminin en büyük nedenlerinden biridir. Yüksek parlaklık daha sık şarj ihtiyacı doğurur. Bu da elektrik tüketimini artırır. Basit bir kısma bile fark yaratır.
9 Sık cihaz değiştirme
Yeni telefon almak sadece bir alışveriş değildir. Her cihazın üretiminde ciddi enerji ve doğal kaynak kullanılır. Eski cihazın kullanım süresi kısaldıkça çevresel yük artar. En çevreci telefon, en uzun süre kullanılan telefondur.
10 Gereksiz dosya indirme
Aynı filmi ya da dosyayı tekrar tekrar indirmek yaygın bir alışkanlık. Ancak her indirme veri merkezlerinden yeniden veri çekmek demek. Bu da ekstra enerji tüketimi anlamına gelir. Dosyaları tekrar indirmek yerine cihazınızda saklayarak kullanın
