Dünya diken üstünde

29 Haziran 2017, Perşembe 19:00
AA
Son dönemde dünyayı titreten iki büyük siber saldırı oldu. WannaCry ve Petya. İkisi de 150'ye yakın ülkede devlet kurumları ve dev şirketler dahil 500 binin üzerinde bilgisayarı etkiledi. Yani kişisel ve kurumsal milyonlarca veri çalındı. Her bir hesap için 300 dolar değerinde bitcoin fidyesi istendi. Tahminlere göre sadece bu iki saldırının global ekonomiye zararı en az 10 milyar dolar.

Eğer önlem alınmazsa bu ve buna benzer saldırıların verdiği zararın 2021 yılında 6 trilyon dolara çıkması bekleniyor. Uzmanlara göre bu saldırıların asıl amacı para sızdırmaktan ziyade büyük şirketlerin networklerini (sunucularını) devre dışı bırakıp kaos yaratmak.

CEO’lara kritik uyarı

Art arda gelen saldırı haberlerini takip ederken dünyanın en büyük teknoloji üreticilerinden birinin en tepe yöneticisi aradı. "Asıl dikkatli olması gereken CEO'lar ve diğer üst yöneticilerdir. Çünkü bu kişilerin bilgisayarlarında hiç bir sisteme erişim engeli bulunmuyor. Açık bir denizdeler. Yorgun kafayla yanlış bir linki tıklandıklarında tüm kurumun network’ü çöküyor.

Normal personelin zaten böyle bir erişim hakkı yok" diyerek kritik bir uyarı yaptı. Araştırmalara göre Türkiye'de 2 şirketten biri siber saldırılara karşı gerekli önlemleri tam anlamıyla almış değil. Yani teknolojiye dayalı ekonomi diken üstünde. Bu işin gerçekten şakası yok. 

Soğuk siber savaş

Bu kritik uyarıdan sonra siber güvenliğe ciddi derecede kafa yoran Levent Karadağ'ı aradım. Bilişim Derneği'nin etkili bir ismi olan Karadağ, şu an bölge bölge gezip çocuklara kodlama ve dijital güvenlik eğitimleri veriyor. "Soğuk siber savaş başladı" diye söze başladı. Artık yeni bir dünyanın kurulduğunu biliyordum ama Karadağ'ın tedirgin konuşması beni daha da etkiledi.

Özetle şunları söyledi: " Dünya tarihinde ilk kez bu kadar genç bir nesil dünyayı yönetiyor. Eskiden 14 yaşında padişah olunurdu ancak onları vezirler yönlendirirdi. Oysa şimdi bu küçük çocuklar tek başlarına dünyanın seyrini değiştiriyorlar. Onları teknolojiyi bilmedikleri için büyükleri de yönetemiyor.”

Karanlık dünyanın keşfi

Yani mevcut durumda ortada çözülmesi neredeyse imkansız bir kaos var. Çünkü artık kabuklarına sığamayan bu zeki çocuklar internetin yer altı dünyasına da sızdı. Burada (darknet) uyuşturucudan silah ticaretine, sahte kimliklerden kredi kartı satışlarına kadar her türlü pislik dönüyor. Gmail hesapları 100 dolardan satılıyor. Bir kişinin hayatını karartmak için 750 dolar bile yetiyor.

Yani tehlike sokaklardan çıkmış tamamen sanal bir dünya üzerinde hızla yol alıyor ve tüm dünyayı aynı çatı altında tehdit ediyor. Buralar aynı zamanda teröristlerin de uğrak yeri haline geldi. Hayattan kopmuş gençler burada terörün her türlüsüyle içli dışlı olmuş durumda. En dramatik kısmı ise ailelerin o kadar olan bitenden haberlerinin olmaması.

Seferberlik şart

Tehlike doğal olarak Türkiye’yi de tehdit ediyor. Hele öyle bilinçsiz aileler var ki “Oğlum hacker, olmayacak hesaplara giriyor, geziyor, bilgi alıp veriyor” diyenler var. Yani bununla övünüyorlar. Nereden bakarsanız bakın sıkıntı çok büyük. Başta Teknoloji Bakanlığı olmak üzere Bilgi ve İletişim Kurumu özellikle siber güvenlik konusunda çok bilinçli hareket ediyorlar. Ancak yetmiyor. Her gün yeni bir virüs çeşidiyle karşılaşıyoruz. İşte bu yüzden yerli teknoloji diye haykırıyoruz. Her şey ailede başlıyor. Ebeveynlere acilen teknoloji okuryazarlık seferberliği başlatılmalı ki çocuklar internette nerelere giriyor görsünler.  
 

 
Sıradaki haber yükleniyor...