Çatalca’da okuyan liseli öğrenciler, okul ortamını adeta küçük bir üretim tesisine dönüştürdü. İstiridye mantarından bıldırcın yumurtasına, topraksız tarım kıvırcığından kanatlı hayvan yetiştiriciliğine kadar birçok üretim yapan öğrenciler, hem mesleki deneyim kazanıyor hem de okul ekonomisine katkı sağlıyor.
Çatalca Şehit Özcan Çiftçi Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri, uygulamalı eğitim kapsamında yetiştirdikleri istiridye mantarı ile bıldırcın ve yumurtalarını, döner sermaye kapsamında satışa sunarak hem mesleki deneyim kazanıyor hem de okul ekonomisine katkı sağlıyor. Lisenin Tarım Teknolojileri alanında modern ve geleneksel üretim tekniklerini bir arada uygulayan öğrenciler, okulda oluşturulan uygulama alanlarında topraksız tarım sistemiyle kıvırcık da yetiştiriyor.
SERA OLUŞTURULDU
Hasat edilen ürünler okul bünyesindeki satış standında satışa sunuluyor. Uygulamalı eğitim sayesinde öğrenciler hem mesleki becerilerini geliştiriyor hem de üretim ve girişimcilik süreçlerini yakından deneyimleme fırsatı buluyor. Çatalca Şehit Özcan Çiftçi Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Yılşen Saldırış, okula yakın bölgelerde sera ve dikim alanları oluşturduklarını, bu alanlarda uygulamalı eğitim olarak yaz kış sebzeleri üretimi gerçekleştirdiklerini aktardı.

NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ
İki yıl önce kurulan Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Bölümünde de 20 öğrenciyle çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Saldırış, şöyle konuştu: “Bu öğrencilerimizin de ilgileri doğrultusunda kanatlı hayvan türlerine yöneldik. Biz teorik derslerin yanında uygulamalı eğitim vererek öğrencilerimizin bu mesleklerde ülkenin ara eleman ihtiyacını da karşılamasını hedefliyoruz. Amacımız, yaptıkları işi severek, ömürlük olarak benimsemelerini sağlamak, bilhassa hayvan sağlığı ve yetiştiriciliğinde nitelikli, merhametli bu işin gerekli kriterlerine sahip elemanlar yetiştirmek.”
KLASİK VE MODERN YÖNTEM
Tarım Teknolojileri Alanı Öğretmeni Hicran Seper de, klasik ve modern yöntemlerle tarımsal üretim yaptıklarını ifade ederek, okula yakın noktada oluşturulan uygulama alanında topraksız olarak istiridye mantarı üretimi yaptıklarını da anlattı. Dışarıdan mantar üretimi için getirilen kompostları uygulama sınıfına yerleştirdiklerini belirten Seper, “Aydınlatma işleminde güneş ışığı ve nem kontrollerini öğrencilerimizin eşliğinde gerçekleştirdikten sonra sağlıklı pimlerden 7 veya 10 gün sonra hasadımızı gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
KÖY HALKI SATIN ALIYOR
Seper, toplanan istiridye mantarının okulda oluşturulan satış standında köy halkı ve okuldaki öğretmenlerce satın alındığını, böylelikle öğrencilerin eğitimine maddi olarak katkıda bulunduklarını kaydetti. Öğrencilerin mantar üretimi için istekli ve zevkli şekilde çalıştıklarını ifade eden Seper, “6 kişilik bir öğrenci grubumuz var. Onlarla geçen sene yaklaşık 500-600 kilo kadar istiridye mantarının üretimini gerçekleştirdik. Bundan onlar da çok memnun oldu. Bulunduğumuz kasabaya da yeni bir ürünü tanıtmanın, yetiştirmenin heyecanını hep beraber yaşadık.” dedi.
NEM VE IŞIK KONTROLÜ
Öğrencilerden Berkay Soylu, arkadaşlarıyla istiridye mantarı yetiştirdiklerini anlatarak, “Burada hep beraber gelip, gerektiği zaman hasat ediyoruz, nem kontrolünü, ışık kontrolünü yapıyoruz. İşi zevkle yapıyoruz. Burada öğrendiklerimizi evde de uygulamaya çalışıyoruz İleride ziraat mühendisi olmak istiyorum” diye konuştu. Öğrenci Efe Özgür ise, okulda kanatlı hayvan yetiştiriciliği yaptıklarını, ilk aşamada bıldırcın ve hindi yetiştiriciliğiyle işe başladıklarını anlattı.
TÜBİTAK’TAN ŞİRKETLERE YAPAY ZEKA ÇAĞRISI
2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nın ardından TÜBİTAK önemli bir adım attı. Kurum, ilk kez 2022 yılında açılan ‘Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı’nın 2026 yılı başvurularını başlattı. Program, laboratuvarda geliştirilen yapay zeka teknolojilerini şirketlerin günlük ihtiyaçlarına uygun, kullanılabilir ürün ve çözümlere dönüştürmeyi hedefliyor. Programda ihtiyaç sahibi şirketler, teknoloji sağlayıcı firmalar, üniversiteler, kamu araştırma merkezleri ve TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü (YZE) bir araya gelerek konsorsiyumlar oluşturacak.
AKILLI SİSTEMLER
Çağrı kapsamında akıllı üretim sistemleri, gıda-tarım-hayvancılık, finans teknolojileri, e-ticaret, iklim değişikliğiyle mücadele ve eğitim gibi öncelikli alanlarda projeler desteklenecek. Başvuru öncesinde projenin tematik alanlara uygunluğu ve konsorsiyum yapısı için TÜBİTAK YZE ile ön görüşme yapılacak. Proje bütçesi genel giderler hariç en fazla 10 milyon TL olurken, proje süresi toplam 24 ayı geçemeyecek. Kamu kurumları, üniversiteler ve araştırma merkezleri için destek oranı yüzde 100’e kadar çıkabiliyor.

ESKİ EŞYALARA HAYAT VERİYOR
Adana’da çevre mühendisi girişimci Ayça Gezer, sandıklarda yıllarca saklanan çarşaf, masa örtüsü, dantel gibi ürünleri kurduğu ‘Evvelden’ markasıyla çanta, elbise, bluz ve küpe olarak yeniden tasarlıyor. Dokuma kumaşlarını da bitki yapraklarını kullanarak ekolojik baskıyla renklendiren Gezer, eski eşyaları yeniden kullanılabilir hale getirmek amacıyla “Dönüşüme Katıl” projesi başlattığını ifade etti. Gezer, bu kapsamda kendilerine getirilen ürünleri yeniden tasarlayarak sahibine teslim ettiklerini söyledi.

DEVLET DESTEĞİYLE ÇİFTLİK KURDU
Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde genç girişimci Mustafa Tekdemir, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan (TKDK) aldığı 400 bin Euro hibe desteğiyle kurduğu modern besi çiftliğinde 350 büyükbaş hayvanla üretime başladı. Çiftliğin Avrupa standartlarına uygun olarak tasarlandığını anlatan Tekdemir, “Tesiste ızgaralı ve otomatik sıyırıcılı sistemler bulunuyor. Temizlik işlemleri büyük ölçüde sistem tarafından gerçekleştiriliyor. Gübre depolama alanları yer altında ve beton yapıda olduğu için çevre kirliliğinin önüne geçiliyor” diye konuştu.
