Murat GülderenO hayat kurtarmalar aslında birer senaryo

HABERİ PAYLAŞ

O hayat kurtarmalar aslında birer senaryo

Gözyaşlarıyla izlediğiniz iyilik videoları aslında birer ‘tiyatro’ çıktı. Sosyal medyada ‘beğeni’ toplamak için hayvanları bilerek tuzağa düşüren, evsizleri figüran gibi kullanan vicdan tüccarlarının kirli senaryoları ifşa oldu. Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Kamera kayıttaysa, izlediğiniz şey iyilik değil, ruhunuzu sömüren bir ticarettir” dedi. Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel de en çok çekilen senaryoları sıraladı.

O hayat kurtarmalar aslında birer senaryo

Bir çocuğun masum gözyaşları, bir sokak hayvanının çaresiz bakışları ya da yaşlı bir amcanın titreyen elleri... Eskiden sadece vicdanları sızlatan bu anlar, artık sosyal medyada ‘beğeni ve etkileşim’ toplamak için kurulan setlerin malzemesi oldu. Yani merhamet, bir ticaret aracına dönüştü. Özetle bugün sosyal medyada izleyip gözyaşı döktüğünüz o kahramanlık hikayelerinin arkasında, çoğunlukla vicdanları sömüren bir senaryo, cebinizdeki son kuruşa göz diken bir algoritma yatıyor.

Haberin Devamı

PROVALARI YAPILMIŞ

Dijitalleşen dünyada artık hiçbir iyilik tesadüf olmadığına dikkat çeken Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, sözde iyilik videolarının karanlık yüzünü deşifre etti. Kırık, “Sokakta birinin cebine para sıkıştıran ya da bir köpeği uçurumun kenarından kurtaran o ‘kahramanlar’, aslında saatler öncesinden prova yapılmış bir tiyatronun başrolleri. Hayvanların bilerek tehlikeye atıldığı, evsizlerin figüran olarak kullanıldığı bu yapımlar, insanlığın en saf duygusu olan merhameti, etkileşim uğruna kurban ediyor” dedi.

ASLA TESADÜF DEĞİL

Kırık, kurgulanmış kahramanlık hikayelerinin en korkunç boyutunun ise sessiz dostların bu profesyonel yalanlara alet edilmesi olduğunu kaydetti. Kırık, şöyle devam etti: “Örneğin bir hayvanın kurtarılıyormuş gibi gösterilmesi, çoğu zaman önceden planlanmış senaryolar üzerinden yapılıyor. Hayvanlar riskli bölgelere bırakılabiliyor, dramatik sahneler tekrar tekrar çekilebiliyor ve izleyiciye tamamen tesadüfi bir kurtarma anı sunuluyor. Bu şekilde yaratılan dramatik sahneler, duygusal manipülasyonun en temel aracına dönüşüyor.”

Haberin Devamı

YALAN MÜHENDİSLİĞİ

 Peki, izlediğimiz şeyin bir ‘iyilik’ mi yoksa bir ‘prodüksiyon’ mu olduğunu nasıl anlarız? Prof. Dr. Kırık, o konuya da şöyle açıklık getiriyor: “Gerçek bir yardım anında kamera sarsılır, ses boğuk çıkar ve olay anlıktır. Ancak günümüz fenomenlerinin videolarında, aynı anın üç farklı açıdan çekilmesi, yaka mikrofonu kalitesinde sesler ve profesyonel kurgu teknikleri göze çarpıyor. Kamera olay başlamadan saniyeler önce kayıttaysa, orada iyilik değil kurgu vardır. Mağdur kişilerin sürekli lense bakması ve her videonun sonunda bir bağış linkine yönlendirilmesi, sahte iyiliğin yalnızca tıklama ve gelir odaklı hazırlandığını gösterir.”

SİSTEMATİK SÖMÜRÜ

Videolarda kullanılan kurgu tekniklerinin, tuzağın işaretlerini zaten gösterdiğini söyleyen Kırık, şu bilgileri verdi: “Çoklu kamera açıları, kusursuz zamanlama, profesyonel ses kaydı, dramatik müzikler ve yardım edilen kişilerin sürekli kameraya bakması gibi detaylar, içeriğin doğal olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu tür içerikler, izleyicinin merhamet duygusunu sistematik olarak sömürür. İnsanlar, yardım etme ve paylaşma isteğiyle hareket ederken, farkında olmadan sahte bir senaryonun parçası haline geliyor. Bu durum, sosyal medyada bir tür psikolojik tuzak oluşturuyor: İzleyici duygusal olarak tetikleniyor, platformlara daha fazla vakit ayırıyor ve içerik üreticisinin ekonomik kazancına katkıda bulunuyor.”

Haberin Devamı

ONUR KIRICI YARDIM ŞOVU

Kırık, yardım adı altında yapılan ‘para dağıtma’ seanslarının, aslında modern birer aşağılama törenine dönüşmüş durumda olduğuna da vurgu yaptı. Kırık, şöyle devam etti: “İhtiyaç sahiplerinin yüzlerini kameraya dönerek, ellerindeki parayı birer lütuf gibi uzatanlar, sadece etik değerleri değil, insan onurunu da ayaklar altına alıyor. Aynı ‘mağdur’ oyuncuların farklı fenomenlerin videolarında görülmesi ise bu işin artık profesyonel bir ajans işine dönüştüğünü kanıtlıyor. Bebeklerin ve yavruların bu duygusal sömürüde ‘en uç nokta’ olarak kullanılması, vicdanları yaralayan en büyük darbe.”

BU HİKAYELERE PRİM VERMEYİN

Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel de en çok kurgu yapılan konuları şöyle sıraladı:

  • Kedi, köpek, inek gibi hayvanların önceden bir tuzağa bırakılıp kameranın önünde kurtarılması.
  • Fenomenin, sokakta yaşayan birine cebindeki son parayı verirken başka bir kameranın o anı profesyonelce kaydetmesi.
  • Aslında gizli olmayan, herkesin kameranın yerini bildiği iyilik testleri.
  • İhtiyaç sahiplerini kamera karşısında sıraya dizerek onur kırıcı şekilde yardım yapılması.
  • Oyuncuların kullanıldığı, dramatik sonla biten sokak röportajları.
  • Duygusal sömürünün en uç noktası olan ‘tesadüf’ buluşmalar.

ŞİKAYET ETMEKTEN KORKMAYIN

Canlılara bilerek zarar verilmesi, izinsiz çekim yapılması ve çocukların duygusal manipülasyon için kullanılması, sadece etik değil, hukuki açıdan da ihlal sayılabiliyor. Paylaşım ve beğeni odaklı mekanizmalar, gerçek ile kurgu arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor ve kullanıcıları farkında olmadan manipülasyona açık hâle getiriyor. Eğer bir içeriğin kurgu olduğunu veya istismar içerdiğini fark ederseniz; Emniyet Genel Müdürlüğü’nün HAYDİ uygulaması, CİMER veya savcılığa muhakkak suç duyurusunda bulunmanız kritik önem taşıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder