Avrupa Birliği düzenlemesiyle birlikte gelecek yıl piyasaya sürülecek yeni akıllı telefonların bataryaları, kullanıcıların kendilerinin de kolayca değiştirebileceği şekilde tasarlanacak. Bu sayede cihazların kullanım ömrü 3 yıldan 6 yıla kadar uzayacak. Bu dönüşümle birlikte 2030 yılına kadar 20 milyar Euro tasarruf sağlanması bekleniyor.
Avrupa Birliği’nden gelen yeni kararla birlikte milyonlarca kullanıcı için akıllı telefon alışkanlıkları kökten değişiyor. 18 Şubat 2027’den itibaren, piyasaya sürülecek tüm telefonlarda bataryaların kullanıcı tarafından kolayca çıkarılıp değiştirilebilir olması zorunlu hale gelecek. Yani artık ‘şarjı çabuk bitiyor’ diye telefon değiştirme dönemi sona eriyor. Kullanıcılar, cihazlarının bataryasını değiştirmek için yalnızca teknik servislere bağımlı kalmayacak, isterlerse bu işlemi kendi imkânlarıyla da gerçekleştirebilecek.
3-5 BİN TL MASRAFI OLACAK
Mevcut sistemde bir telefonun ortalama kullanım ömrü 2-3 yıl civarında. Ancak yeni düzenleme sayesinde bu süre 6 yıla kadar çıkabilecek. Yani yeni bir telefon almak yerine yalnızca 3-5 bin TL masrafla batarya değişimi yapmak, kullanıcıların ciddi tasarruf etmesini sağlayacak. Sistem sayesinde tüketicilerin 2030 yılına kadar toplamda 20 milyar Euro tasarruf edebileceğini öngörüyor. Bugün Türkiye’de orta segment bir akıllı telefonun fiyatı ortalama 30 bin TL bandında seyrederken, üst segmentte yer alan bir cihaz 100 bin TL’yi aşıyor. Bu tabloya göre kullanıcılar, sadece batarya performansı düştüğü için telefon değiştirmek yerine pil değişimi yaparak cihaz başına bu büyük harcamaları erteleyebilecek.
ORTA SEGMENT ETKİLENEBİLİR
Yeni düzenlemeyle birlikte akıllı telefonların kullanım ömrünün 6 yıla kadar uzaması, sıfır telefon satışlarında özellikle orta segmentte belirgin bir yavaşlamaya yol açabilir. Çünkü bu gruptaki kullanıcılar özellikle fiyat-performans dengesini gözetiyor. Yani telefon yavaşladığı ya da bataryası çabuk bittiği için değil, “yenisi daha mantıklı” olduğu için değiştiriyordu. Ancak artık batarya kolayca değiştirilebildiği için, kullanıcılar birkaç bin liralık bir pil değişimiyle cihazlarını yıllarca kullanmaya devam etmeyi tercih edebilir.
YAŞLILARIN DA İŞİNE GELECEK
Öte yandan bu dönüşümden en fazla fayda sağlayacak gruplardan biri de yaşlı kullanıcılar olacaktır. Teknolojiyle daha sınırlı ilişki kuran ve alıştığı cihazı değiştirmek istemeyen bu kullanıcılar için batarya değişimi büyük bir kolaylık sunacak. Yeni bir telefona geçişte yaşanan uyum süreci, veri aktarımı ve kullanım alışkanlıklarını yeniden öğrenme gibi zorluklar ortadan kalkarken, mevcut cihazlarını daha uzun süre sorunsuz kullanabilecekler. Bu da hem ekonomik açıdan hem de kullanım konforu açısından önemli bir avantaj yaratacak.
ELEKTRONİK ATIK BİTECEK
Yeni düzenlemenin bir diğer önemli etkisi ise çevre üzerinde olacak. Pil değişimi sayesinde yeni cihaz üretim ihtiyacının azalması, karbon salımında da ciddi bir düşüş yaratacak. Avrupa Birliği verilerine göre her yıl yaklaşık 10 milyon tonun üzerinde elektronik atık ortaya çıkıyor ve bunun önemli bir bölümünü akıllı telefonlar oluşturuyor. Ortalama bir akıllı telefonun ömrünün 2-3 yıl olması nedeniyle yalnızca Avrupa’da her yıl 150 milyondan fazla telefon kullanım dışı kalıyor. Yeni düzenleme sayesinde cihaz ömrünün 6 yıla kadar uzamasıyla birlikte, 2030 yılına kadar e-atıkta milyonlarca tonluk azalma bekleniyor.
DEVLER YENİ TASARIM YAPACAK
Yeni düzenleme, büyük üreticileri tasarım anlayışlarını yeniden gözden geçirmeye zorlayacak. Çünkü bugüne kadar öncelik, daha ince, daha şık ve kapalı gövdeli cihazlar üretmekti. Ancak bataryanın kullanıcı tarafından kolayca değiştirilebilir olması, ister istemez daha modüler ve açılabilir tasarımları gündeme getirecek. Bu da cihazların mevcut incelik yarışını sınırlayabilir. Üreticiler bir yandan estetik ve inceliği korumaya çalışırken, diğer yandan dayanıklılık ve kolay müdahale edilebilirlik arasında denge kurmak zorunda kalacak.
