Murat GülderenUzayda her derde deva fabrikalar kuruluyor

HABERİ PAYLAŞ

Uzayda her derde deva fabrikalar kuruluyor

Uzayda kanser ve genetik hastalıklar gibi tedavisi zor rahatsızlıkların ilaç üretimi için çalışmalar hız kazandı. Aynı ortamda ileri elektronik bileşenler de geliştirilecek. Uzmanlara göre tüm bu çalışmalarla küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 2035’te 1.8 trilyon dolara ulaşacak. Teknoloji duayeni Tansu Yeğen, uzayda kurulmaya başlayan fabrikalara ilişkin Posta’ya kritik açıklamalarda bulundu.

Bugüne kadar uzayı daha çok astronotların keşif yaptığı, roketlerin fırlatıldığı ve uyduların dolaştığı bir yer olarak biliyorduk. Ancak artık bazı sıradışı teknoloji şirketleri uzayı dev bir üretim merkezi haline getirmeye başladı. Tedavisi çok zor olan hastalıkların ilaçlarından ileri elektronik bileşenlere kadar dünyada geliştirilmesi mümkün olmayan pek çok hayati ürünün uzayda üretim çalışmalarına bir çok ileri düzeyde teknoloji şirketi dahil oldu. Yapay zeka uzmanı Tansu Yeğen, hayatın akışını değiştirecek bu yeni dönemin perde arkasını anlattı.

Haberin Devamı

MİKRO YER ÇEKİMİ

Şirketlerin uzaya yönelmesinin temel nedeninin dünyadaki fiziksel kısıtlamaları aşmak olduğunu belirten Yeğen, “Bunu çok basit düşünün. Bir bardak suya tuz atıp karıştırdığınızda yerçekimi nedeniyle ağır parçacıklar dibe çöker, hafifler yukarı çıkar. İşte bu basit fizik kuralı, normalde ilaç kristallerinden yarı iletken malzemelere kadar pek çok üretim sürecini olumsuz etkiliyor. Uzayda ise mikro yerçekimi sayesinde bu fiziksel engeller ortadan kalkıyor. Bu sayede kristaller çok daha düzenli ve saf oluşabiliyor, proteinler daha büyük ve kusursuz büyüyebiliyor” dedi.

AKCİĞER HASTALIKLARI

Yeğen’e göre Varda Space Industries ve Lux Aeterna gibi öncü şirketlerin liderliğinde başlayan bu yeni dönem, yüksek değerli ürünlerin uzayda üretilip dünyaya geri getirilmesini sağlayarak önümüzdeki yıllarda hastanelerden laboratuvarlara kadar pek çok alanda hayatımızı değiştirmeye hazırlanıyor. Yeğen, şöyle konuştu: “En az yedi farklı sektör bu alanda ciddi çalışmalar yürütüyor. Bu avantajın en büyük adreslerinden biri ilaç sektörü olacak. Özellikle kanser, nadir görülen akciğer hastalıkları ve biyolojik ilaçların geliştirilmesinde kullanılan protein yapıları uzayda daha düzenli oluşabiliyor.”

Haberin Devamı

ÖZEL OPTİK CAMLAR

Uzayda üretimin elbette yalnızca ilaçlarla sınırlı olmadığını dile getiren Yeğen, şöyle konuştu: “Akıllı telefonlardan bilgisayarlara, elektrikli otomobillerden yapay zeka sistemlerine kadar hemen her elektronik cihazın içinde bulunan çiplerin üretiminde kullanılan bazı özel malzemeler de uzayda test ediliyor. Yerçekiminin oluşturduğu kusurların ortadan kalkması sayesinde daha güçlü, daha verimli ve daha az enerji tüketen yeni nesil elektronik bileşenlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca lazer sistemlerinde, tıbbi görüntüleme cihazlarında ve yüksek hızlı internet altyapısında kullanılan özel optik camların da uzayda daha kaliteli üretilebildiği belirtiliyor.”

 

DAHA HAFİF DAHA SAĞLAM

Yeğen, şirketlerin bunun yanında uçak motorları, roketler, elektrikli otomobiller ve yüksek hız trenlerinde kullanılan çok dayanıklı metal karışımları üzerinde de çalıştığını ifade etti. Yeğen, şöyle devam etti: “Dünya’da farklı metaller yerçekimi nedeniyle tam anlamıyla birbirine karışamayabiliyor. Uzay ortamında ise bu metaller çok daha homojen şekilde birleşebiliyor. Sonuçta hem daha hafif hem de daha sağlam parçalar üretmek mümkün hale geliyor. Bu durum özellikle havacılık ve uzay sanayisi için büyük önem taşıyor. “

Haberin Devamı

DOKUDA GELİŞTİRİLECEK

Yeğen’in verdiği bilgiye göre bilim insanları uzayda insan dokusuna benzeyen küçük yapılar üretmeye de çalışıyor. Amaç, gelecekte laboratuvar ortamında deri, kıkırdak ve bazı organ parçalarının geliştirilmesini kolaylaştırmak. Yerçekiminin çok düşük olması, bu dokuların şeklinin bozulmadan büyümesine yardımcı oluyor. Bu çalışmaların ileride organ nakli konusunda da kritik önem taşıyor. Ama asıl olan üretilen yüksek değerli ürünleri dünyaya güvenle geri getirebilmek. Yeğen, “Bence uzayın üretim açısından en büyük avantajı, dünyada asla taklit edemeyeceğimiz bu kusursuz üretim ortamını bize sunmasıdır” dedi.

Haberin Devamı

 

MALİYETİ ÇOK YÜKSEK

McKinsey ve Dünya Ekonomik Forumu’nun 2024 raporuna göre, küresel uzay ekonomisinin tamamı 2035’te 1.8 trilyon dolara ulaşacak. Yeğen, “Varda’nın CEO’su Will Bruey’e göre en iyi senaryoda 2030’da ilk insana mikro yerçekiminde üretilmiş ilaç enjekte edilebilir. Bir ürünü uzaya gönderip geri getirmenin maliyeti, ancak gram başına çok yüksek değeri olan ürünlerde anlamlı olacak. Bir ilaç kristalinin gramı binlerce, hatta on binlerce dolar edebilir. Bu lojistik sorunu çözmek için Lux Aeterna gibi şirketler devreye giriyor. Uzaydan geri dönebilen, tekrar kullanılabilir araçlar geliştirerek bu ekonominin taşıma tarafını çözmeye çalışıyorlar. Çünkü uzayda üretim yapılacaksa, ürünün güvenli, hızlı ve tekrar tekrar Dünya’ya dönebilmesi şart. Tek kullanımlık kapsüller ekonomiyi sürdürülebilir kılmıyor” diye konuştu.

ROBOTİK SİSTEMLER MODÜLER KAPSÜLLER

Uzayda fabrika kurmak, Türkiye’deki gibi büyük binalar yapmak anlamına gelmiyor. Tamamen robotik sistemler, modüler kapsüller ve uzay istasyonları üzerinden ilerliyor. Roketlerle parçalar tek tek gönderiliyor, uzayda monte ediliyor ve mikro yerçekimi ortamında üretim yapılıyor. Yani dünyadaki fabrikalardaki gibi devasa tesisler yok. Bunun yerine küçük, akıllı, otomatik “üretim modülleri” kullanılıyor. Bu ortamda kanser ilaçları gibi hassas moleküller çok daha kaliteli ve saf şekilde üretilebiliyor, çünkü yerçekimi olmadığı için kristalleşme ve karışma çok daha düzenli oluyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder