Yerli bir sağlık girişimi, insan dokusunu taklit eden biyomalzeme tabanlı yapay doku geliştirdi. Kişiye özel üretilebilen bu çözüm, göğüs cerrahisi, ortopedi, diş tedavileri ve yüz-çene ameliyatları başta olmak üzere birçok alanda kullanılıyor.

TIP'DA DEV DÖNÜŞÜM
Sakarya’dan çıkan bir sağlık teknolojisi girişimi, tıp dünyasında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Sakarya Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Bloocell, kişiye özel yapay doku geliştirmeye başladı. İnsan dokusunu taklit eden bu ürünler, göğüs cerrahisi, plastik cerrahi, diş tedavileri, ortopedi ve yüz-çene-boyun ameliyatları gibi birçok farklı alanda kullanılabiliyor. Yapay doku, özellikle kanser sonrası oluşan doku kayıplarında ya da ciddi travmalarda önemli bir alternatif sunuyor. Amaç, vücudun kendi kendini iyileştirme sürecini destekleyerek doğal doku oluşumunu hızlandırmak.
TEK SEFERDE AMELİYAT
Bloocell Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cüneyt Çıkman, geliştirilen teknolojinin en büyük özelliğinin vucütla birebir uyumlu olması olduğunu söyledi. Geleneksel yöntemlerde kullanılan bazı malzemelerin yeni doku oluşumunu desteklemediğini belirten Çıkman, “Geliştirdiğimiz çözümlerimiz zamanla vücuda entegre oluyor. Bu sayede hastalar için tekrar ameliyat olma ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Özellikle çocuk hastalarda tek operasyonla kalıcı sonuçlar alınabilmesi büyük avantaj sağlıyor” dedi.
ÖZEL BİR EKİP KURULDU
Çıkman, üretim sürecinin doktorlar ve mühendislerden oluşan multidisipliner ekip tarafından yürütüldüğünü dile getirerek, Boğaziçi Üniversitesi Hedefli Tedavi Teknolojileri Merkezi’nde gerçekleştirilen üretimin, daha büyük kapasiteyle SAÜ ve KOSGEB desteğiyle Sakarya Teknokent’e taşındığını kaydetti. Kemik çimentosunun ortopedi ve travmatolojide yaygın kullanıldığını ancak bu malzemenin vücutta emilemediğini ve yeni doku oluşumuna izin vermediğini anlatan Çıkman, bu nedenle hastaların ilerleyen süreçte yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını ifade etti.

TEK AŞAMALI YÖNTEM
Geliştirilen teknoloji sayesinde yeniden doku oluşumunun sağlandığını ve hastalara tek aşamalı tedavi imkanı sunulduğunu belirten Çıkman, şöyle devam etti: “Geçmişte doku eksikliği ya da kafa kemiği hasarı olan çocuklar her iki yılda bir ameliyat olmak zorunda kalıyordu. Bugün ise bu ameliyatlar tek aşamada gerçekleştirilebiliyor. 50-60 yaş aralığındaki hastalarda, göğüs duvarındaki tümörlü dokunun çıkarılmasının ardından geliştirdiğimiz doku iskelesiyle yeniden sağlıklı yapı oluşturulabiliyor. Doğuştan göğüs duvarı çöküklüğü olan bebeklerde ise daha önce metal barlarla yapılan ve tekrarlanan ameliyatlar yerine, artık tek aşamada kalıcı çözümler sunabiliyoruz.”

10 ÜLKEYE İHRACAT
Yöntemin birçok kişinin yaşam kalitesini artırdığını kaydeden Çıkman, “Örneğin kafatası şekil bozukluğu yaşayan çocuklar ameliyat sonrası normal hayatlarına dönebilirken, ileri yaş hastalar günlük yaşam aktivitelerini yeniden rahatça yapabiliyor. Diş ve implant tedavilerinde ise kemik oluşumunu destekleyerek süreci hızlandırıyor” diye konuştu. Bu yerli teknoloji, küresel pazarda da kendine yer buluyor. Şirket halihazırda 10 ülkeye ihracat yaparken, ABD, Brezilya, Kanada ve Çin gibi büyük pazarlarda lisanslama süreçlerini sürdürüyor. Ayrıca bu yöntem yalnızca insanlarda değil, hayvan tedavilerinde de kullanılabiliyor.
ÇOCUKLARA ÖZEL MARANGOZ KURDU

OYUNCAK YAPIYORLAR
Çocuk yaşlardan itibaren baba mesleği olan marangozluğa ilgi duyan 18 yaşındaki Ayşe Sude Demir, Gaziantep’te açtığı atölyede çocuklara marangozluk deneyimi yaşatıyor. 3-6 yaş grubundaki çocuklara ebeveynleriyle, daha üst yaş gruplarına ise ustalarla çocuklara marangozluk deneyimini aktaran ve kendi oyuncaklarını yapma imkanı sağlayan genç girişimci Demir, aynı zamanda 4 kişiye de istihdam sağlıyor. Demir, “Bu atölyeyi çocuklara yönelik yapmamın en büyük sebebi, günümüzde teknoloji bağımlılığının artması. Çocuklar buraya geldiklerinde bir süre telefondan uzak bir hayat sürdürüyor ve bir şeyler öğrenme çabasına giriyor” dedi.
EL BECERİSİ GELİŞİYOR
37 yıldır marangozluk yapan babasını örnek aldığını dile getiren Demir, şunları söyledi: “Çocukken babamın atölyesine gittiğim zamanlar hep ‘benim de atölyem olur mu?’ diye düşünüyordum. Daha sonra yaşım ilerledikçe bu fikrimi ailemle paylaştım ve destekleriyle bu atölyeyi açtım. Babamdan öğrendiğim marangozluğu, şimdi başka çocuklar da benden öğrensin diye çalışıyorum. Özellikle benim gibi bu mesleğe ilgi duyan çocuklara marangozluğu tanıtmayı amaçlıyorum. Burada el becerileri gelişiyor. Çocuklar buraya geldiklerinde matkap tutmayı, çivi çakmayı ve bir şeyi yapıştırmayı bile bilmezken, buradan kendi yaptıkları oyuncaklarla mutlu şekilde ayrılıyorlar.”
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
YEŞİL YATIRIMA DEV DESTEK GELİYOR

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen “Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi” kapsamında işletmelere proje başına 2.5 milyon ila 7.5 milyon lira arasında destek verilecek. Toplam 510 milyon liralık bütçeyle özellikle otomotiv, makine, tekstil, seramik ve gıda gibi katma değerli sektörlerdeki imalat yatırımlarının çevre dostu dönüşümü hedefleniyor. 7 yıl sürecek proje kapsamında sağlanacak destekler, 6 ay geri ödemesiz ve 24 ay taksitli, faizsiz finansman modeliyle sunulacak.
KISA... KISA... KISA...
İSTANBUL'DA KADIN ESNAF ORANI ARTTI

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) Başkanı Mesut Şengün, İstanbul’da son 5 yılda kadın esnaf oranının yüzde 27’ye yükseldiğini belirterek, “Şu an odalarımıza kayıtlı 280 bine yakın kadın esnafımız var. Bu oran her geçen gün artış göstermeye devam ediyor. 5 yıl öncesine kadar bu yüzde 22 idi. Teknolojinin ilerlemesi, iş yükünün daha hafif bir hal alması, dijital ortamda satışların yapılmasının da kadın esnaf sayısında artışa katkı sağlıyor” dedi.
