Uluslararası Akdeniz Edebiyat Günleri’ni izlemek için Ege’nin şirin ilçesi, tarihin, denizin ve huzurun adresi Didim’deydim. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın, Livaneli Vakfı ile birlikte düzenlediği etkinlik, Apollon Tapınağı’nın binlerce yıllık taşları arasında başladı. Akdeniz’in farklı kıyılarından gelen sesleri, fikirleri ve dostlukları aynı çatı altında buluşturan organizasyonun en anlamlı anlarından biri de, 20 Haziran’da 80 yaşına giren Zülfü Livaneli’nin doğum gününün bu tarihi atmosferde kutlanmasıydı. Ömrünü müziğe, edebiyata ve barışa adayan Livaneli için yükselen alkışlar, tarihi mekânda yankılandı.

Gecenin unutulmaz anlarından birine Yunan sanatçı Betty Harlafti imza attı. Harlafti, Aydın’da keşfedilen ve günümüze ulaşan dünyanın bilinen en eski müzik eseri Seikilos Yazıtı’nı seslendirdi. Ferhat Livaneli Orkestrası eşliğinde söylediği Livaneli şarkıları, Ege’nin iki kıyısı arasında müziğin nasıl güçlü bir köprü kurabildiğini bir kez daha gösterdi. İki gün boyunca Didim, hem sanatın hem de düşüncenin adresi oldu. Konferanslarda özgür düşünce, demokrasi, kültürel çoğulculuk ve Akdeniz’in ortak mirası ele alındı. Zülfü Livaneli, Murat Karayalçın, Joan Tarrida, Monika Zgustova, Bahattin Yücel, Prof. Dr. Onur Bilge Kula ve Prof. Dr. Doğan Göçmen’in de aralarında bulunduğu pek çok isim, farklı bakış açılarıyla aynı masada buluştu. Kapanış ise Amfi Tiyatro’da yapıldı. Nebil Özgentürk’ün Livaneli belgeseli, müzikle iç içe geçen geceye ayrı bir anlam kattı. Bu güzel etkinlik geride şu gerçeği bıraktı: Dostluk, kültür ve barış, Akdeniz’in en güçlü ortak mirası.

MERSİN’İN YEREL DEĞERLERİ KORUNACAK
Mersin’de düzenlenen “Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor” programında, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, üretmenin tek başına yeterli olmadığını; ürünün hikâyesini yazmanın ve ona kimlik kazandırmanın da gerektiğini vurguladı. Mersin’in verimli toprakları ve çok kültürlü yapısı, kente eşsiz bir gastronomi mirası sunuyor. Coğrafi işaretler de bu mirası korurken üreticiye katma değer sağlıyor. Kan portakalından Mut zeytinine kadar birçok ürünün markalaşması, yerel kalkınmaya güç katıyor. Toprağın bereketini geleceğe taşımanın yolu, yerel değerleri korumaktan geçiyor.

İYİLİK MUTFAĞINDA PİŞEN UMUTLAR
Türk Kızılay’ın “İyilikle Pişen Hayatlar” projesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaraları sarmaya yönelik yürütülen çalışmaların en anlamlı örneklerinden biri oldu. Şanlıurfa’dan gelen 20 depremzede kadın, İstanbul’da düzenlenen atölyelere katıldı. Şefler Esra Tokelli ve Mehmet Yalçınkaya’nın desteğiyle gerçekleştirilen eğitimler, kadınlara yeni bir gelecek hayali kurdurdu. Hatta bazı katılımcılar, memleketlerine döndüklerinde birlikte işyeri açacaklarını söyledi. Yirmi ayda 200 depremzede kadına ulaşan proje, meslek edinmenin ötesinde, iyiliğin paylaşıldıkça çoğaldığını da gösteriyor.

