Yaş dediğin nedir ki?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yaşlanmak hakkında düşünüyor musunuz hiç? İtiraf edeyim, aklıma geldikçe ben o düşünceyi savuşturmaya çalışıyorum kafamdan. “Şimdi git, sonra gel”… “Ya da hiç gelmesen de olur”. Çünkü buradan bakınca yaşlanmak, yaşlı olmak hiç kolay değil, affedersiniz ama b.ktan bir şey gibi gözüküyor.

İşte Youth yani Gençlik, ironik bir şekilde aslında yaşlılık hakkında. 80’ine merdiven dayamış ya da belki de geçmiş, hayatlarının muhtemelen son demlerinde, buruşmuş, kendilerini ve sorgulayan insanlar. Böyle bakınca bayağı sıkıcı ya da iç karartıcı gözükebilir Gençlik, ama inanın hiç değil. Hatta size bana neden inanmanız gerektiğine dair sebepleri sıralayayım ben. 



Gençlik’te kendilerini İsviçre Alperi’ndeki cennet gibi bir otelde bulan iki eski arkadaşı izliyoruz, Fred ve Mick’i. Fred Ballinger artık emekli olmuş bir kompozitör ve orkestra şefi. Elini eteğini öyle bir çekmiş ki her şeyden, İngiltere Kraliçesi istese yine çalmayacak!

Mick Boyle ise az buz değil, tam beş yazarıyla birlikte hunharca kafa patlatan, ama filmine bir türlü “son” bulamayan bir yönetmen.  Vasiyet niteliğindeki bu filmi çekip, o da elini eteğini çekecek her şeyden, ama olmayınca olmuyor işte.

Yan karakterlerimiz de hayli cafcaflı. Rolüne hazırlanmak için kendini otele kapatan bir Hollywood yıldızı... Bir pop yıldızı için terk edilen ve hayatı babasına masaj randevusu ayarlamakla geçen Fred’in kızı... Beyin gücünü kullanarak havada durmaya çalışan Budist bir rahip... Ve sona yaklaşırken neredeyse filmin seyrini değiştiren bir kadın başrol oyuncusu…

La Grande Bellezza yani Muhteşem Güzellik ile En İyi Yabancı Film dalında Oscar’ı kucaklayan Paolo Sorrentino iki yıl sonra çektiği Gençlik ile hem görsel hem işitsel olarak harikalar yaratmış. İnsanın boğazında yeşil erik büyüklüğünde bir yumru bırakan replikleri, Michael Caine, Harvey Keitel ve azıcık görünse de insanı sersemleten Jane Fonda’nın performansları, aşırıya kaçmayan komedi ve dram unsurlarıyla Gençlik, bence Muhteşem Güzellik’in bile bir adım önüne geçmeyi başarıyor.

Gençlik, izleyicisine yaş denilen illetin sadece bir sayıdan ibaret olmadığını, ama esas mevzunun onun bizi şekillendirip yönetmesine izin verip vermeyeceğimiz olduğunu inceliklerle hatırlatıyor.

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder