Ankesör’deki darbeciler

10 Temmuz 2019, Çarşamba 08:01
AA

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının ortaya çıkarılmasında en etkili yöntemlerden birisi FETÖMETRE kriterleri ise diğeri “ankesörlü hat” soruşturmaları.

Dün İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın tamamı aktif görevde 176 TSK mensubu hakkında verdiği gözaltı kararı tehlikenin büyüklüğü konusunda bilgi veriyor. 15 Temmuz darbe girişimine 5 bin 600 dolayında subay astsubay katılırken, sadece “ankesörlü hat” operasyonlarıyla bunun üç katı isme daha ulaşıldı.

Darbe girişiminden sonra Tekirdağ’da bir FETÖ’cünün itiraflarıyla ortaya çıkan FETÖ’nün iletişim yöntemi ankesörlü hat, 2017 yılı Mart ayında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından operasyona dönüştürüldü.

O günden bu yana toplam 891 operasyon yapıldı ve 14 bin 391 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Bin 34 şüpheli yakalanamazken 13 bin 357 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 5 bin 127’si tutuklandı, 7 bin 382 kişi ise denetimli serbestlikten yararlandı. 13 bin 357 kişiden 5 bin 743’ü FETÖ üyeliğini itiraf etti.

Yani her 100 kişiden 43’ü itirafçı oldu. FETÖ’cülerin derdini anlıyorum ama Türkiye’de birileri de bu operasyonlar yapıldıkça,“Ne var bunda, ankesörlü ile konuşmak suç mu, madem bu kadar FETÖ’cü vardı 15 Temmuz’a neden katılmadılar?” gibi soru sorunlar, meraktan çok şahsi meselesini görmeye çalışıyor ve farkında olmadan soruşturmaları sulandırmaya çalışanların ekmeğine yağ sürüyor.

Sosyal medyada FETÖ’cülerin pohpohlamasıyla kontrolden çıkıyorlar. Ankesörlü hat operasyonları diye bilinen aslında sabit hat görüşmeleri soruşturmalarında gözaltına alınan 13 bin 357 kişiden 5 bin 743’ünün itirafçı olması tek başına önemli bir veridir.

Sığ tartışmalar

Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda alınan itirafçı ifadelerinde, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında sivil mahrem imamların TSK’daki bazı FETÖ’cülerle ankesörlü hatlarla irtibat kurulduğu da ortaya çıktı.

Mesela, eski TSK mensubu FETÖ’cü Y.C., 13 Temmuz’da kendisini sabit hattan arayan sivil imamın, “Bir başkası arayacak istediğini yap” demesi sonrası darbe girişiminde verilen görevi yaptığını itiraf etti. M.Y’de, aynı tarihte sabit hattan aranarak İstanbul’da darbe toplantısına katıldığını isimler vererek anlattı. A.Z. 14 Temmuz günü “Ulvi” isimli şahsın sabit hattan aradığını, buluştuklarını, yarın (15 Temmuz) önemli şeyler olacak dediğini, buluştuğu Deniz Astsubayı S.G’nin darbe olacak bilgisini paylaştığını itiraf etti.

Diyeceğim, ankesörlü hat operasyonları öyle hafife alınacak cinsten değil. Bu itiraflardan yola çıkarak birçok sivil imam gözaltına alındı. Onların arasında da çok sayıda itirafçı var.

Birileri boş laf kalabalığı yapsın, birileri FETÖ ile mücadeleyi siyasi rekabetin sığ tartışmalarına hapsetmeye kalksın önemli olan gerçeğin ortaya çıkması, bu zehrin dışarı atılmasıdır.

Sıradaki haber yükleniyor...