Bana susmak düşer

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçen Cumartesi sabahı Almanya’dan dönüş için Leipzig havaalanına geldiğimde şaşırdım. Saat 10.30’du ve bekleme salonundaki televizyondaki alt yazıda “Türkiye’nin başkenti Ankara’da bombalı terör saldırısı 20 ölü” yazıyordu.

Şaşkınlık, endişe uçak İstanbul’a indiğinde tam bir şok haline dönüştü. Çünkü iner inmez ölü sayısının 60’ın üzerinde olduğu söyleniyor ve yazılıyordu. Kimi öğretmen, kimi emekli, kimi işçi, anneler babalar, çocuklar barış için toplanmıştı. Savaş isteyen, çatışma isteyen alçaklar sinsi planlarını uygulamış iki bomba ile 97 insanımızın canına kıymıştı.

Yüzlerce de yaralı vardı. Suruç katliamı sonrası olduğu gibi ne diyeceğimi ne yapacağımı bilmez haldeydim. Acıyı paylaşmaktan başka bir şey yapamıyordum. Acı o kadar büyük insanlarımızın haykırışları o kadar yüksekti ki, onları hangi söz teselli eder bilemez oldum.

Ateş düştüğü yeri yakar Ünlü Rus yazarı Anton Çehov’un “Ben şimdiye kadar yürek acısına kulaktan şifa verildiğini hiç duymadım” sözü durumumu anlatıyordu. Bizim deyimimizle “Ateş düştüğü yeri yakıyordu” Kimse ama hiç kimse alçakça saldırıda çocuğunu, eşini, kardeşini, babasını, arkadaşını yitirenlerin acısını anlayamaz. Ama acının kaynağı bombalama olunca bu saldırının kimler tarafından yapıldığını, arkasındaki karanlık gücü de ortaya koymak gerekiyor.

Öfke dışa vurdu ve gerekliydi. Adalet için insanlık için. Matemi paylaşmak için bazen susmak gerektiği gibi adalet için de haykırmak gerekiyordu. Kimseye “fail devlettir, hükümettir” dediği için kızmamalı. Kimseye fail İŞİD’dir, PKK’dır dediği için kızmamalı. Herkes kendisine göre bir fail buluyor. Herkesin bir olağan şüphelisi var. Gerçeğin tam olarak ortaya konmadığı yerde bu güvensizlik de normal.

Sebep olanlar utansın. Herkes konuşsun, herkes haykırsın. Gelin görün ki, hamile eşinin yanında astsubayı başından vuran, uykusunda polisi şehit eden, babasıyla telefonda konuşuan askeri öldüren, yardım için çağırılan polisi şehit eden terör örgütü PKK’nın yöneticileri de, Ankara’daki terör eylemini hakkında konuşmuş.

Bombalı saldırı için “katliam” deyimini tercih etmişler. Mesela Murat Karayılan “AKP ile devlet içindeki bir kesimin savaş konusunda uzlaşarak IŞİD’le birlikte hareket ettiklerini” söylemiş. Mesela Cemal Bayık, “Bu katliamın sorumlusu kesinlikle AKP hükümetidir. AKP zihniyeti, AKP’nin iç ve dış politikaları Türkiye’yi bu noktaya getirmiştir” demiş. Bu alçakça eylem için herkes düşüncesini söylemelidir. Herkes bu olay aydınlatılana kadar sözlerinin peşinden gitmelidir. Herkes konuşsun, en çok mağdurlar konuşsun, siyasetçiler konuşsun, gazeteciler konuşsun, halk konuşsun. Ama döşediği mayınlarla onlarca askeri katleden teröristler bari bir başka terör örgütünün eylemi hakkında konuşmasın. “Hep siz mi konuşacaksınız?” diye soracaksınız. Hayır, katiller konuşuyorsa bana susmak düşer.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder